
Türkiye sermaye piyasalarında son dönemde yaşanan olağandışı fiyat ve miktar hareketleri, yatırım fonlarının kullanımı ve küçük yatırımcıların maruz kaldığı zararlar tartışma konusu olurken, DEM Parti Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ile Sezai Temelli harekete geçti. Vekiller, serbest yatırım fonları ve para piyasası fonları aracılığıyla fiili dolaşım oranı düşük şirketlerde gerçekleşen, temel finansal büyüklüklerle açıklanamayan fiyat hareketlerinin ciddi bir güven ve denetim sorunu yarattığını belirterek TBMM Başkanlığı’na resmi başvuruda bulundu. Önergelerde, yurttaşların birikimlerinin emanet edildiği fonların sağlıklı fiyat oluşumunu bozup bozmadiği, düzenleyici kurumların bilinen risklere zamanında müdahale edip etmediği ve ortaya çıkabilecek zararların kamu kaynaklarıyla karşılanıp karşılanmayacağı gibi kritik hususlar derinlemesine incelenecek.
Manipülasyon İddiaları ve Piyasa Güvenliği
Sezai Temelli tarafından hazırlanan önergede, Türkiye sermaye piyasalarının son dönemdeki gelişmeler nedeniyle ciddi bir güven ve denetim sorunu ile karşı karşıya olduğu vurgulandı. Önergede şu değerlendirmelere yer verildi: Buradaki temel mesele yalnızca belirli hisse senetlerinin fiyatlarının yükselip düşmesi değildir. Asıl mesele yurttaşların birikimlerinin emanet edildiği yatırım fonlarının, sermaye piyasalarının sağlıklı fiyat oluşumu işlevini bozacak biçimde kullanılıp kullanılmadığı, düzenleyici kurumların bilinen risklere zamanında müdahale edip etmediği ve küçük yatırımcıların sistematik biçimde yüksek riskin son alıcısı haline getirilip getirilmediğidir. SPK’nın 18 Eylül 2026 tarihli açıklamasına da atıfta bulunan Temelli, 2025 yılının son çeyreğinde özellikle serbest yatırım fonları ve para piyasası fonları üzerinden bazı portföy yönetim şirketlerine ait fonların fiili dolaşım oranı düşük paylarda şaşkınlık uyandırıcı fiyat hareketlerine neden olduğunun gözlemlendiğini kaydetti. SPK'nın söz konusu konunun Hazine ve Maliye Bakanı başkanlığındaki 2 Aralık 2025 tarihli Finansal İstikrar Komitesi toplantısında gündeme geldiğini açıkladığı belirtilerek, buna rağmen 2026 yılı Eylül ayında yaşanan gelişmeler sonrasında Tera Portföy Yönetimi A.Ş. ile birlikte toplam yedi portföy yönetim şirketinin TEFAS'ta işlem gören yatırım fonlarına yönelik kapsamlı tedbirler alındığı ve bazı fonların tasfiyesine karar verildiği kaydedildi.
Sezai Temelli’nin Önergesindeki Somut Denetim Talepleri
Temelli’nin önergesi kapsamında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e yönelik 13 soru şu başlıklar altında özetlenebilir. SPK’nın kendi açıklamasında belirtildiği üzere 2025 yılının son çeyreğinde tespit edilen fiyat hareketleri hangi şirket, fon ve portföy yönetim şirketlerini kapsamaktadır? 2 Aralık 2025 tarihinde Finansal İstikrar Komitesi toplantısında gündeme alınan bu hususlarla ilgili 2 Aralık 2025 ile 16 Eylül 2026 tarihleri arasında hangi somut denetim ve önleyici tedbirler uygulanmıştır? Bakanlık ve SPK tarafından riskli görülen fon, şirket ve pay piyasalarının listesi oluşturulmuş mudur? Bu liste hangi tarihlerde güncellenmiş ve hangi kurumlarla paylaşılmıştır?
Küresel endeks sağlayıcısı MSCI’nin Haziran 2026 tarihli değerlendirmesinde Türkiye piyasalarında, özellikle küçük ölçekli şirketlerle bağlantılı fonlarda koordineli işlem davranışlarına ilişkin uluslararası yatırımcı kaygılarına dikkat çekildiği bilinmektedir. Bu uyarı üzerine SPK ve Bakanlık tarafından hangi incelemeler başlatılmıştır ve sonuçları nelerdir?
Tera Holding, Tera Yatırım ve Tera Portföy ile bunlara ilişkili şirket, fon ve hesaplar arasında sermaye piyasası işlemleri bakımından koordineli işlem ilişkisi tespit edilmiş midir? Tera Portföy fonlarının Destek Finans Faktoring A.Ş. paylarındaki işlemleri, Ağustos ve Eylül 2026 döneminde önemli ölçüde değişen sahiplik oranları, Vişne Madencilik ve Destek Finans Faktoring halka arzlarındaki talebin kaynağı ve olası işlem zincirleri detaylı biçimde sorgulanmıştır.
Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve Bulls Portföy fonlarının son iki yıl içindeki denetim tarihleri, likidite kontrolleri ve 2024 başından 16 Eylül 2026’ya kadar gelen şikayet ve ihbar sayıları da sorular arasında yer alıyor.
Gülistan Kılıç Koçyiğit’ten Risk Raporları ve Erken Uyarı Sistemi Sorgusu
Aynı içerikte 13 soru yönelttiği ikinci önergeyi sunan Gülistan Kılıç Koçyiğit, SPK tarafından 16-17 Eylül 2026 tarihlerinde alınan tedbir ve tasfiye kararlarının dayanağını oluşturan denetim raporlarının hangi tarihlerde hazırlandığını, tamamlandığını ve Kurul karar organının gündemine sunulduğunu sordu. Önergede, söz konusu raporlarda tespit edilen risklerin daha önce neden kamuoyuna açıklanmadığı sorusu da dile getirildi. Bakanlığın koordinasyonundaki Finansal İstikrar Komitesi tarafından 2 Aralık 2025 tarihinde gündeme alınan risklerin, 16-17 Eylül 2026 tarihindeki piyasa krizine kadar geçen yaklaşık dokuz aylık sürede neden daha erken ve kapsamlı tedbirlerle engellenemediğine dair Bakanlık düzeyinde bir değerlendirme veya etki analizi bulunup bulunmadığı merak edildi.
Koçyiğit’in önergesinde ayrıca, 17 Eylül 2026 tarihinde Tera Portföy, Pusula Portföy, Hedef Portföy, Atlas Portföy, A1 Portföy, Pardus Portföy ve Bulls Portföy fonlarına yönelik alınan tedbirlerin kapsamı itibarıyla toplam kaç yatırımcının etkilendiği ve bu fonların toplam portföy büyüklüğünün ne olduğu soruldu. Faaliyetleri durdurulan fonlardaki varlıkların gerçek piyasa değerleri bağımsız biçimde yeniden değerlemeye tabi tutulacak mı? Düşük likiditeli veya fiyatı sağlıklı oluşmadığı şüphesi taşıyan payların tasfiyesi sırasında küçük yatırımcıların zararlarının önlenmesi amacıyla hangi mekanizmalar oluşturuldu? Fon yöneticileri tarafından gerçek ekonomik değerin üzerinde fiyatlandırılmış varlıklarla fonda şişirme yapıldığının tespiti halinde elde edilen haksız kazanç nasıl geri alınacak? Tera Holding, Tera Yatırım ve Tera Portföy hakkında yürütülen idari ve adli incelemelerin sayısı, uygulanan yaptırımlar, yönetim kademelerinde eski veya mevcut kamu görevlilerinin bulunup bulunmadığı ve bu kişilerin ilişkilerinin kamuoyuna açıklanıp açıklanmayacağı da sorular arasında yer alıyor. SPK, Borsa İstanbul, Hazine ve Maliye Bakanlığı, MASAK ve TCMB arasındaki veri paylaşımı, ortak risk analizi yapılıp yapılmadığı ve nihai faydalanıcı analiz sisteminin mevcut olup olmadığı da sorgulandı. 2025 yılından itibaren el değiştiren ekonomik değerin büyüklüğü, haksız kazancın hesaplanıp hesaplanmadığı, yeni bir erken uyarı sistemi kurulup kurulmaması ve sürecin bağımsız incelemeyle kronolojik olarak yayımlanması talep edildi.
Kamu Kurumlarının Denetim ve Müdahale Süreci
Vekillerin önergelerinde, Hazine ve Maliye Bakanlığı, SPK ve Borsa İstanbul’un bu süreçteki karar, denetim ve müdahale zincirinin bağımsız biçimde incelenmesi ve hangi kurumun hangi tarihte hangi riski bildiğinin kamuya açık bir kronoloji halinde yayımlanması talep ediliyor. Önergelerde, ortaya çıkan zararın kamu kaynaklarıyla karşılanması ihtimalinin de araştırılması amaçlanıyor. DEM Parti Grup Başkanvekilleri, sermaye piyasalarındaki manipülasyon iddialarının ve yatırımcıların karşı karşıya kaldığı zararların derinlemesine incelenmesi için TBMM’de resmen soru ve araştırma görüşmesi yapılmasını istiyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Önergelerde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e kaç soru yöneltildi?
DEM Parti Grup Başkanvekilleri Sezai Temelli ve Gülistan Kılıç Koçyiğit tarafından verilen iki ayrı önergede, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e toplam 26 soru yöneltildi.
SPK tarafından tedbir alınan ve tasfiye kararı verilen portföy yönetim şirketleri hangileri?
SPK'nın 16-17 Eylül 2026 tarihlerinde tedbir aldığı ve bazı fonlarının tasfiyesine karar verdiği şirketler Tera Portföy Yönetimi A.Ş. ile birlikte Pusula Portföy, Hedef Portföy, Atlas Portföy, A1 Capital, Pardus Portföy ve Bulls Portföy'dür.
Piyasadaki riskler ilk kez hangi platformda gündeme geldi?
Önergelere göre, serbest yatırım fonları ve para piyasası fonları üzerinden gözlemlenen olağandışı hareketler ve riskler, Hazine ve Maliye Bakanı başkanlığındaki Finansal İstikrar Komitesi'nin 2 Aralık 2025 tarihli toplantısında ilk kez gündeme alındı.
MSCI Türkiye piyasaları hakkında ne tür bir uyarıda bulundu?
Küresel endeks sağlayıcısı MSCI'nin Haziran 2026 tarihli değerlendirmesinde, özellikle küçük ölçekli şirketlerle bağlantılı fonlarda koordineli işlem davranışlarına ilişkin uluslararası yatırımcı kaygılarına dikkat çekildi.
Nihai faydalanıcı analiz sisteminin mevcut olup olmadığı kaynakta yer alıyor mu?
Kaynak metinde nihai faydalanıcı analiz sisteminin mevcut olup olmadığına dair kesin bir bilgi bulunmamakta; yalnızca böyle bir sistemin varlığı sorgulanmakta ve mevcut değilse kurulup kurulmayacağı sorulmaktadır.