
Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, New York'ta düzenlenen İklim Haftası açılış etkinliğinde önemli açıklamalarda bulundu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sıfır Atık Vakfı'nın ana sponsorlar arasında bulunduğu programda konuşan Erdoğan, iklim değişikliğinin yalnızca fosil yakıt kullanımı veya sanayi süreçlerinden değil, aynı zamanda sınır tanımayan bir tüketim talebinden de kaynaklandığını vurguladı. Emine Erdoğan, Sıfır Atık hareketinin bireyi iklim krizi karşısında çaresiz bir gözlemci olmaktan çıkarıp çözümün baş aktörü haline getirdiğine dikkat çekerek, küçük davranış değişikliklerinin yaygınlaştığında toplumsal bir kültüre, doğru politikalarla desteklendiğinde ise kalıcı bir sisteme dönüştüğünü belirtti.
İklim Krizi ve Tüketim Kültürünün Boyutları
Erdoğan, konuşmasında iklim değişikliğinin insan faaliyetlerinin yeryüzünde bıraktığı ağır yükün en görünür sonuçlarından biri olduğuna işaret etti. Fosil yakıtların, sanayi süreçlerinin ve yüksek emisyonların krizdeki payının bilindiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi, asıl sorunun bu faktörlerin sürekli daha fazlasını üretmeye zorlayan aşırı tüketim talebi olup olmadığını da ortaya koydu. İklim değişikliğinin en başta insanın manevi ikliminin değişmesinin bir sonucu olduğunu savunan Erdoğan, ürettiğimiz her şeyin kısa bir ömrü olduğunu ve her nesnenin bir gün çöpe dönüşeceğini baştan kabul eden bir düzen kurduğumuzu hatırlattı.
1950'lerden bu yana dünyada üretilen yaklaşık 9,2 milyar ton plastiğin 7 milyar tonunun atığa dönüşmüş olması, söz konusu anlayışın nasıl bir bedel ürettiğini açıkça gösteriyor. Bu yükün yeryüzüne adil biçimde dağılmadığını vurgulayan Erdoğan, yüksek tüketim düzeylerinin ürettiği çevresel maliyetlerin çoğu zaman en az pay alan toplumların, kırılgan coğrafyaların ve gelecek nesillerin omuzlarına bırakıldığını kaydetti. Doğayla ilişkimizin yeniden ölçü ve adalet üzerine kurulması gerektiğini belirten Emine Erdoğan, atıklarımızla birlikte alışkanlıklarımızdaki aşırılıkları azaltarak sistemlerle birlikte zihniyetimizi de değiştirmemiz gerektiğini ifade etti.
Türkiye’de Sıfır Atık Yolculuğu ve Rakamlar
Sıfır Atık hareketinin bu anlayıştan doğduğunu belirten Emine Erdoğan, projenin tüketimin ve israfın hayatın olağan parçası haline geldiği bir çağda sınırları ve sorumluluğu hatırlatan ahlaki bir duruş olarak ortaya çıktığını söyledi. Doğanın sınırsız bir kaynak deposu olarak görülmesi ile insanlara emanet edilmiş bir varlık olarak görülmesi arasındaki temel zihniyet farkına dikkat çeken Erdoğan, Sıfır Atık'ın bu emanet bilincinin gündelik hayata tercüme edilmesi olduğunu vurguladı.
Emanet bilincini davranışa, davranışı ise kalıcı bir sisteme dönüştürmek amacıyla ilk adımın kendi çalışma ortamında atıldığını anlatan Emine Erdoğan, 2017 yılında Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde başlatılan sıfır atık uygulamalarının kısa sürede okullara, hastanelere, belediyelere, kamu kurumlarına ve hanelere kadar yayıldığını bildirdi. O dönemde yüzde 13 olan geri kazanım oranının günümüzde yüzde 37'nin üzerine çıktığını aktaran Erdoğan, dönüşümün rakamlarla ifade edilebilecek pek çok sonuca sahip olduğunu ancak esas kazanımın insanların değişimin yalnızca muhatabı değil öznesi olabileceğini görmesi olduğuna değindi.
Küresel İşbirliği ve Mevcut Uluslararası Yapılandırmalar
Emine Erdoğan, bu yaklaşımın devletlerin ve şirketlerin sorumluluğunu azaltmayacağını, aksine büyütüp tarif edeceğini belirtti. İnsanların doğru tercihini kolaylaştıracak altyapıyı kurmak, ürünleri daha uzun ömürlü, onarılabilir ve yeniden kullanılabilir biçimde tasarlamak, döngüsel üretimi mümkün kılacak teknolojileri geliştirmek ve bunlar için uluslararası işbirliği tesis etmek gibi adımların ortak sorumluluk kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. İşte bu sebeple Sıfır Atık hareketinin yerelden küresele uzanan yolculuğunu son derece kıymetli bulduğunu ifade etti.
BM Genel Kurulu'na 2022'de sundukları Sıfır Atık kararının geniş bir uluslararası destekle kabul edildiğini, 30 Mart'ın Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edildiğini ve kendisinin başkanlığını yürüttüğü BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu'nun kurulduğunu anımsatan Emine Erdoğan, Kasım ayında Türkiye'de ev sahipliği yapılacak COP31 sürecine de değindi. Sıfır Atık yaklaşımının iklim eyleminin güçlü araçlarından biri olarak ele alınmasını çok önemsidiklerini belirten Erdoğan, New York İklim Haftası'nda bu konuyu konuşuyor olmanın ortak arayışın ve giderek büyüyen küresel sahiplenmenin anlamlı bir göstergesi olduğunu dile getirdi.
New York’ta Ortak Arayış ve Sanatsal Gösteri
Konuşma sırasında New York'ta onlarca ton atık üretildiğini, İstanbul'da ve dünyanın pek çok şehrinde durumun benzer seyrettiğini paylaşan Emine Erdoğan, geleceğin çözümlerini konuşurken bugünün sorunlarını üreten alışkanlıklar sürdürüldükçe hiçbir hedefin tek başına yeterli, hiçbir teknolojinin tek başına çözüm olmayacağını belirtti. Bu buluşmanın gerçek değerinin söylenenlerden çok, ayrılıktan sonra neyin farklı yapılığının belirleyeceğini vurgulayan Erdoğan, etkinliğin yeni fikirlerle birlikte yeni alışkanlıklara, ortak sorumluluklarla birlikte ortak eyleme vesile olmasını diledi.
Programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Climate Group CEO’su Helen Clarkson, Yönetim Kurulu Kıdemli Üyesi Emma Cox ile diğer yetkililer eşlik etti. Emine Erdoğan'ı etkinlik alanına gelişinde bu isimler karşıladı. Konuşmanın ardından çağdaş ebru sanatçısı Garip Ay'ın canlı performansı izlendi. Sanatçıyla sohbet eden Emine Erdoğan, Ay'ın ebru çalışmasının başına geçerek katkıda bulundu. Program, gazete ve televizyonların genel yayın yönetmenleri ile çok sayıda davetli tarafından takip edildi.
Sıkça Sorulan Sorular
Emine Erdoğan hangi etkinlikte Sıfır Atık hakkında konuştu?
Emine Erdoğan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sıfır Atık Vakfı'nın sponsorluğunda düzenlenen New York İklim Haftası açılış etkinliğinde önemli açıklamalar yaptı.
Türkiye’de geri kazanım oranı ne düzeyde değişti?
2017 yılında Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde başlatılan uygulamalarla birlikte yüzde 13 olan geri kazanım oranı, günümüzde yüzde 37'nin üzerine çıkmıştır.
Plastik atık istatistiği nasıl verildi?
1950'lerden bu yana dünyada üretilen yaklaşık 9,2 milyar ton plastiğin 7 milyar tonunun atığa dönüşmüş olduğu belirtildi.
Uluslararası Sıfır Atık Günü ne zaman ilan edildi?
BM Genel Kurulu'na sunulan kararın desteğiyle 30 Mart, Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan edilmiştir.
COP31 kapsamında Sıfır Atık yaklaşımının yeri nasıl görüldü?
Kasım ayında Türkiye'de ev sahipliği yapılacak COP31'de Sıfır Atık yaklaşımının, iklim eyleminin güçlü araçlarından biri olarak ele alınması önemsenmektedir.