
Türkiye makarna sektörü, 2026 yılında ciddi bir kapasite fazlası sorunuyla yüz yüze geliyor. Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği (TMSD) Başkanı Aykut Göymen, sektörün üretim kapasitesinin yeni yatırımlarla birlikte 4 milyon tona yaklaşırken toplam pazarın 2,2 milyon ton düzeyinde kaldığını belirtti. Bu tablo, sektörde kapasite kullanım oranlarının yüzde 70'lerden yüzde 50'lere kadar gerileyebileceğine işaret ediyor. Öte yandan lojistik, ambalaj ve enerji maliyetlerindeki artış, üreticiler üzerindeki baskıyı giderek yoğunlaştırıyor.
Kapasite Büyüdü, Pazar Büyümedi
Göymen'in aktardığı verilere göre Türkiye makarna sektörünün toplam pazarı yaklaşık 700 bin tonluk iç tüketim ve 1,5 milyon tonluk ihracatla birlikte 2,2 milyon ton seviyesinde seyrediyor. Buna karşın sektörün üretim kapasitesi 2026 yılı başında 3 milyon ton civarındayken Mardin, Şanlıurfa ve Samsun'da hayata geçen yeni tesis ve kapasite artışlarıyla birlikte 4 milyon tona yaklaşmış durumda. Göymen, "4 milyon tonla 2 milyon 200 bin ton arasında çok büyük bir fark var. Bu nedenle daha rekabetçi bir yıl olacağını düşünüyoruz. Ancak ihracatımızda ve iç pazarda şu anda bir daralma söz konusu değil" dedi.
Türkiye'de kişi başına makarna tüketiminin son yıllarda 7-7,5 kilogram düzeyinde istikrarlı biçimde seyrettiğini vurgulayan Göymen, iç pazarda hızlı bir büyüme beklemediklerini de sözlerine ekledi. "Yeni gelen üretim kapasitesinin değerlendirilebileceği yeni pazarlar oluşturamıyoruz. İhracatı daha fazla geliştirmek kolay değil, iç pazarı da hızlı şekilde büyütemiyoruz. Türk halkının belli bir makarna tüketim kültürü var" ifadelerini kullanan Göymen, bu dengesizliğin sektörde rekabeti kaçınılmaz biçimde artıracağının altını çizdi.
Maliyet Yapısı Köklü Biçimde Değişti
Makarna sektöründe maliyet dengeleri de son dönemde önemli ölçüde dönüşüm geçirdi. Göymen, geçmişte toplam maliyetlerin yaklaşık yüzde 70'ini oluşturan buğdayın payının bugün yüzde 67 seviyesine gerilediğini, buna karşılık lojistik, ambalaj ve enerji gibi diğer giderlerin toplam içindeki payının yüzde 33'lere yükseldiğini açıkladı. Kilogram satış fiyatının düşük olduğu makarna gibi bir sektörde navlun maliyetinin kritik bir eşiğe ulaştığını vurgulayan Göymen, bu durumun üreticiler üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu belirtti.
Ambalaj maliyetleri cephesinde de tablo pek iç açıcı değil. Göymen, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin ve deniz taşımacılığındaki belirsizliklerin hammadde tedariğini güçleştirdiğini, navlun maliyetlerini yukarı çektiğini ve bunun hem ambalaj hem de buğday maliyetleri üzerinde doğrudan baskı oluşturduğunu söyledi.
Nakliye Kooperatiflerinin Fiyatları Sektörü Zorluyor
TMSD Başkanı Göymen, maliyet baskısının en somut ve çarpıcı örneğini nakliye rakamları üzerinden anlattı. TMO'dan tonu 18 bin 500 liraya alınan buğdayın, yüksek taşıma ücretleri nedeniyle fabrikaya ulaştığında tonu yaklaşık 19 bin 500 liraya çıktığını aktaran Göymen, nakliye kooperatiflerinin uyguladığı fiyat politikasının normal seviyelerin çok üzerine çıktığına dikkat çekti.
Göymen, yaşanan somut sorunu şu sözlerle özetledi: "Gerek TMO'dan gerekse bazı lisanslı depolardan aldığımız buğdaylarda bizim araçlarımız gönderildiğinde yükleme yapılmadığı, kooperatiflerin araçlarının tercih edildiği durumlarla karşılaşıyoruz. Örneğin; piyasadan 500 TL/ton fiyatlarla çekebileceğimiz nakliyelerde kooperatifler 1.000 TL/ton fiyatlarla taşıyorlar. Bu uygulamalar navlun maliyetimizi olması gerekenin iki katına çıkarıyor." Sorunun bireysel mücadelenin ötesine geçtiğini vurgulayan Göymen, "Bu konuya devletimizin el atmasını bekliyoruz. Çünkü şahıslar olarak bununla mücadele etmek mümkün değil" dedi.
Rusya-Ukrayna Savaşı ve Tahıl Koridoru Beklentisi
Küresel buğday piyasalarındaki gelişmeler de Türkiye makarna sektörünü doğrudan etkiliyor. Göymen, Rusya-Ukrayna savaşının özellikle ekmeklik buğdaydan üretilen ve fiyat hassasiyeti yüksek pazarlara ihraç edilen makarna ürünlerinde maliyetleri artırdığını belirtti. Dünyanın en büyük buğday ihracatçısının Rusya olduğunu hatırlatan Göymen, Türkiye'nin buğdayı un ve makarnaya dönüştürerek ihraç eden önemli ülkeler arasında yer aldığını da vurguladı.
Önceki savaş döneminde Türkiye'nin öncülüğünde hayata geçirilen tahıl koridorunun dünya fiyatlarının normale dönmesine katkı sağladığını belirten Göymen, "Şimdi bütün dünyanın yeni bir tahıl koridoru beklentisi var" dedi. Bu beklentinin sektör açısından stratejik önem taşıdığını da sözlerine ekledi.
İhracat Pazarlarında Yükselen Rekabet Riski
Türkiye makarna ihracatının yaklaşık yüzde 70'i Afrika ve Güney Amerika ülkelerine yapılıyor. Göymen, bu pazarların fiyat hassasiyetinin yüksek olduğunu ve son yıllarda söz konusu ülkelerde yeni makarna fabrikalarının kurulmasının Türkiye için geleceğe yönelik önemli bir risk oluşturduğunu söyledi. "Bu pazarlarda son zamanlarda çok yatırım yapılıyor, makarna fabrikaları kuruluyor. Bu fabrikaların kurulduğu her ülkede vergi duvarları yükseliyor. Her ülke kendi ülkesinde işçi çalıştırmak, istihdam oluşturmak ve üretim yapmak istiyor" diyen Göymen, şu an için ihracatın gerileme kaydetmediğini ancak tablonun değişebileceğini de vurguladı: "Her yeni makarna fabrikası devreye girdiğinde bizim pazardan bir miktar çekildiğimizi görüyoruz. Buna rağmen ihracatımız şu anda aynı gidiyor, henüz düşmüyor. Ama ilerisi için risk var."
Sektörün TMO'dan Talebi: Dünya Fiyatıyla Stok Satışı
Göymen, Türkiye'nin elinde hem iç tüketimi hem de ihracatı karşılayabilecek miktarda makarnalık buğday bulunduğunu belirterek sektörün bu konudaki temel beklentisini de kamuoyuyla paylaştı. TMO'nun yerli stoklarındaki buğdayın, dahilde işleme sistemi kapsamında dünya fiyatlarıyla uyumlu biçimde makarna sanayicisine satışa sunulmasını talep ettiklerini açıklayan Göymen, "TMO'nun yerli stoklarında bulunan ürünü kullanmak hem ülkemiz hem de makarna sanayicimiz açısından olumlu olacaktır. Bu stokun dünya fiyatlarıyla uyumlu şekilde satışa açılmasını sektör olarak bekliyoruz" dedi.
Sıkça Sorulan Sorular
Türkiye makarna sektörünün toplam pazar büyüklüğü ne kadar?
TMSD Başkanı Aykut Göymen'e göre sektörün toplam pazarı yaklaşık 700 bin tonluk iç tüketim ve 1,5 milyon tonluk ihracatla birlikte 2,2 milyon ton düzeyinde bulunuyor.
Türkiye'nin makarna üretim kapasitesi neden sorun yaratıyor?
Sektörün üretim kapasitesi yeni yatırımlarla 4 milyon tona yaklaşırken toplam pazar 2,2 milyon ton seviyesinde sabit kalıyor. Bu dengesizlik kapasite kullanım oranlarının yüzde 70'lerden yüzde 50'lere gerileyebileceğine işaret ediyor ve sektörde rekabeti yoğunlaştırıyor.
Nakliye kooperatifleri makarna üreticilerini nasıl etkiliyor?
Göymen'in aktardığına göre piyasadan 500 TL/ton ile taşınabilecek buğday, nakliye kooperatifleri tarafından 1.000 TL/ton fiyatla taşınıyor. Bu durum navlun maliyetini olması gerekenin iki katına çıkarıyor. Üreticilerin kendi araçlarıyla yükleme yaptırmak istediğinde kooperatif araçlarının tercih edildiği durumlarla da karşılaşıldığı belirtiliyor.
Türkiye makarna ihracatı hangi pazarlara yapılıyor ve bu pazarlarda ne gibi riskler var?
Türkiye makarna ihracatının yaklaşık yüzde 70'i fiyat hassasiyeti yüksek Afrika ve Güney Amerika ülkelerine yapılıyor. Bu ülkelerde son yıllarda yeni makarna fabrikalarının kurulması ve vergi duvarlarının yükselmesi, Türkiye'nin bu pazarlardaki konumu için ileriye yönelik risk oluşturuyor.
Sektörün TMO'dan beklentisi nedir?
Makarna sanayicileri, TMO'nun elindeki yerli buğday stoklarının dahilde işleme sistemi kapsamında dünya fiyatlarıyla uyumlu biçimde satışa açılmasını talep ediyor. Göymen, bu adımın hem ülke hem de sektör açısından olumlu sonuçlar doğuracağını vurguladı.