
Aydınlık Gazetesi Haber Müdürü Kaan Arslan, Ceyhun Bozkurt'un sunduğu Bölgenin Kalbi programına katılarak Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Arslan, Kozinoğlu'nun 1995 yılından itibaren Enver Altaylı ve Mehmet Eymür tarafından sistematik biçimde hedef alındığını öne sürdü. Kozinoğlu'nun ölümünün, Odatv soruşturmasında yapması beklenen savunmadan yalnızca 13 gün önce gerçekleştiğini vurgulayan Arslan, hazırlanan notların da ortadan kaybolduğunu hatırlattı.
1995'ten 2011'e Süren Hedef Alma İddiası
Arslan'a göre Kozinoğlu, MİT bünyesinde Mehmet Eymür'ün emrinde görev yaptığı 1995 yılından itibaren sistematik bir baskıyla karşı karşıya kalmıştır. Arslan bu süreci şöyle aktardı: "Enver Altaylı, Mehmet Eymür ile birlikte sistematik bir şekilde Kaşif Kozinoğlu'nu 1995'ten itibaren başlayarak 2011'e kadar sistematik şekilde hedef almış. 1995'te asılsız iddialarla, iftiralarla Mehmet Eymür'ün altında çalışıyor. Mehmet Eymür, ağza alınmayacak yakışıksız iftiralarla Kaşif Kozinoğlu'na iftiralar attı ve bunun üzerine disiplin cezası verdi, kınama cezası verdi teşkilat içinde."
Arslan, bu dönemin yalnızca bireysel bir çatışmadan ibaret olmadığını, arka planında daha geniş bir yapılanmanın izlerini taşıdığını savundu ve meseleyi Odatv soruşturmasının en kritik halkası olarak nitelendirdi.
Özbekistan ve Rusya'daki FETÖ Okullarının Kapatılmasındaki Rol
Arslan, Kozinoğlu'nun özellikle Orta Asya'daki faaliyetlerine dikkat çekti. Arslan'ın aktardığına göre 2001 yılında Özbekistan, Kozinoğlu'nun hazırladığı raporun ardından ülkedeki tüm FETÖ okullarını kapattı. Benzer bir sürecin Rusya'da da yaşandığını belirten Arslan, Rusya'nın söz konusu okulları 2007 yılında kapattığını ifade etti.
Arslan bu bilgileri şu sözlerle aktardı: "2001 yılında Özbekistan devleti, Kaşif Kozinoğlu'nun verdiği raporla bütün FETÖ okullarını kapatıyor. Yani demek ki 2000 öncesinde Asya'da Fetullahçılığa karşı bir şey, çalışma yapmış ki Rus devletine de bir rapor veriyor. Rusya da 2007'de kapatıyor." Bu tablo, Arslan'a göre Kozinoğlu'nun neden bu denli güçlü bir hedef haline getirildiğini açıklamaktadır.
Enver Altaylı'nın Fethullah Gülen'e Yazdığı Mektuplar
Arslan'ın aktardığı en çarpıcı iddialardan biri, Enver Altaylı'nın Fethullah Gülen'e hitaben yazdığı mektuplara ilişkin. Arslan, bu mektuplarda Kozinoğlu'nun açıkça etkisiz hale getirilmesi gerektiğinin yazıldığını öne sürdü. Mektupların içeriğini aktarırken Arslan şunları söyledi: "Kaşif Kozinoğlu tutuklanmadan önce Enver Altaylı'nın Fethullah Gülen'e yazdığı mektuplar var. Doğrudan etkisiz hale getirilmesi... Eğer öyle olmazsa, MİT'in başına geçerse, 'Allah muhafaza' diyor, 'bu cemaat için de Fethullah Gülen Hoca için de çok kötü olur. Zaten çalışma yapıyor, Özbekistan devletine okulları kapattı. Sizin oradaki işte 20 tane adamınız için vize iptali kararı çıkarttı. Yani aleyhinize çalışıyor. Allah muhafaza MİT'in başına geçerse çok kötü olur. Etkisiz hale getirilmeli, durdurulmalı.' diye açık açık birden fazla mektubu var."
Arslan, bu mektupların birden fazla olduğunu ve içeriklerinin doğrudan bir tehdit niteliği taşıdığını vurguladı.
Odatv Soruşturması ve Kaybolan Notlar
Arslan'ın değerlendirmelerinin merkezine yerleştirdiği asıl mesele, Kozinoğlu'nun ölümünün zamanlamasıdır. Arslan, Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu soruşturmanın Odatv soruşturması olduğunu hatırlatarak şu soruyu sordu: "Kaşif Kozinoğlu'nu öldürmek, bu kimin işine yaradı? Ölümünden 13 gün sonra Odatv, onun yargılandığı, işte o kumpasta tutuklu olduğu soruşturma Odatv soruşturmasıydı. Odatv soruşturmasında konuşacaktı, ifade, savunma yapacaktı. Mahkemede, aynen."
Arslan ayrıca Kozinoğlu'nun mahkeme için notlar hazırladığını, ancak bu notların da kaybolduğunu belirtti: "Ve o mahkemede de notlar hazırlamıştı, onlar da kayıp biliyorsunuz. Ortada yok. Bunların ortaya çıkmaması, Odatv soruşturmasında duruşmada konuşamaması kimin işine yaradı? FETÖ'nün işine yaradı." Bu tespiti, Arslan'ın tüm iddialarının odak noktasını oluşturuyor.
Arslan'a Göre Birinci ve İkinci Fail
Arslan, Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen tartışmalarda Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım isimlerinin ön plana çıkarılmasının meseleyi sulandırdığını savundu. Asıl sorumluluğun farklı bir isimde yattığını ileri süren Arslan, "İşin birinci faili Enver Altaylı'dır. İkinci faili, az önce siz söylediniz, hayatını kaybetti, Mehmet Eymür. Birinci fail Enver Altaylı'dır, 'Etkisiz hale getirilmeli.' diyor" dedi.
Arslan bunun yanı sıra Enver Altaylı'yı yalnızca bu meseleyle sınırlı tutmadı; onun Türkiye'deki ülkücü hareket üzerindeki faaliyetlerine de değindi. Arslan'a göre Altaylı, 1970'lerden bu yana Türkiye'deki ülkücü hareketi CIA lehine bölmek amacıyla hareket etmektedir. Arslan bu iddiayı Altaylı'nın kendi mektuplarına dayandırarak aktardı: "Bahsettiğimiz Fethullah Gülen'e mektuplarında kendi yazmış. 'Sayın Alparslan Türkeş hayatını kaybettikten sonra MHP'nin başına geçmek için de girişimde bulundum.' diyor. Bunu kendi söylüyor. Ve bunu kim önlüyor? Sayın Devlet Bahçeli. İzin vermiyor bir CIA ajanının MHP'nin başına geçmesine."
Sıkça Sorulan Sorular
Kaan Arslan'a göre Kaşif Kozinoğlu hangi yıldan itibaren hedef alınmaya başlandı?
Arslan, Kozinoğlu'nun 1995 yılından itibaren Enver Altaylı ve Mehmet Eymür tarafından sistematik biçimde hedef alındığını öne sürdü. Arslan'a göre bu süreç 2011 yılına kadar devam etti.
Kozinoğlu'nun Özbekistan ve Rusya'daki FETÖ okullarına etkisi neydi?
Arslan'ın aktardığına göre Özbekistan, 2001 yılında Kozinoğlu'nun hazırladığı raporun ardından ülkedeki tüm FETÖ okullarını kapattı. Rusya ise benzer bir kararı 2007 yılında aldı.
Enver Altaylı'nın Fethullah Gülen'e yazdığı mektuplarda Kozinoğlu hakkında ne yazıyordu?
Arslan, söz konusu mektuplarda Kozinoğlu'nun etkisiz hale getirilmesi ve durdurulması gerektiğinin açıkça ifade edildiğini öne sürdü. Mektuplarda ayrıca Kozinoğlu'nun MİT'in başına geçmesi halinde bunun cemaat için büyük bir tehlike oluşturacağı yönünde ifadeler bulunduğu aktarıldı.
Kozinoğlu'nun ölümü ile Odatv soruşturması arasındaki zamanlama ilişkisi nedir?
Arslan'a göre Kozinoğlu'nun ölümü, Odatv soruşturmasında savunma yapması beklenen duruşmadan yalnızca 13 gün önce gerçekleşti. Kozinoğlu'nun mahkeme için hazırladığı notların da kaybolduğu belirtildi.
Arslan, Kozinoğlu'nun ölümündeki birinci faili kim olarak gösteriyor?
Arslan, Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım isimlerinin öne çıkarılmasının meseleyi sulandırdığını savunarak birinci failin Enver Altaylı, ikinci failin ise hayatını kaybetmiş olan Mehmet Eymür olduğunu ileri sürdü.