
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Halk TV'de gazeteci Deniz Bayramoğlu'nun sorularını yanıtladı. Dervişoğlu; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden aday olabilmesi için tartışılan erken seçim senaryosundan borsa fon vurgunu iddialarına, Turgutlu'daki okul saldırısından muhalefet aday profiline uzanan geniş bir gündem üzerinde değerlendirmelerde bulundu.
Erken Seçim Tartışması: "Meşruiyeti Yok Eden Bir Anlayış"
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un 16 Nisan 2028 tarihini seçim takvimi olarak öne sürdüğünü hatırlatan Dervişoğlu, olağan seçim tarihinin 7 Mayıs 2028 olduğunu belirtti. Buna göre söz konusu planın seçimi olağan tarihten yalnızca üç hafta öne çekmeyi içerdiğini vurgulayan Dervişoğlu, "Görev müddeti tamamlanmış bir kişiye, olağan seçimin yapılmasına üç hafta kala erken seçim diyebiliyorlarsa; bu kanuniliği ön plana çıkaran ama meşruiyeti yok eden bir anlayış olarak karşımıza çıkar" dedi.
Dervişoğlu, TBMM'de 360 milletvekilinin bu kararı alması halinde Erdoğan'ın bir kez daha aday olabileceğinin konuşulduğunu aktardı. Anayasa'nın "Cumhurbaşkanı iki defadan fazla seçilemez" hükmünü hatırlatan İYİ Parti lideri, kısmi anayasa değişikliğiyle Erdoğan'ın üçüncü kez seçilebilir hale getirildiğini, şimdiyse dördüncü adaylık için siyasi manevra arayışına girildiğini söyledi. "Aslına bakarsanız bu anayasaya göre gitmesi gereken Sayın Erdoğan'dır" diyen Dervişoğlu, bunu siyasi muhalif sıfatıyla değil anayasal bir tespit olarak dile getirdiğini özellikle vurguladı.
Anayasadaki erken seçim hükmünün cumhurbaşkanını korumak amacıyla koyulduğunu da açıklayan Dervişoğlu, bu maddenin görev başındaki siyasi tıkanıklıklar için öngörüldüğünü, görev müddetinin sonunda ise bu hakkın kullanılamayacağını savundu.
Turgutlu Okul Saldırısı: "Bir Yılda Üçüncü Kez"
Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bir okul önünde gerçekleşen saldırıya da değinen Dervişoğlu, bunun bir yıl içinde okullarda yaşanan üçüncü saldırı olduğunu hatırlattı. "Yürek yakan bir durum" olarak nitelendirdiği gelişmeyle ilgili TBMM'de bir araştırma komisyonu kurulduğunu belirten Dervişoğlu, sorunun kökenini eğitim politikalarında aradı.
Rehber öğretmen ve sınıf öğretmeni kadrolarının boş olduğunu, psikolojik danışmanlık hizmetlerinin işlemediğini vurgulayan Dervişoğlu, "Öğrenciler endişeli, öğretmenler endişeli, veliler endişeli" dedi. Öğrencilerin okula aidiyet duygusunun yeniden kazandırılması için acil düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu belirten Dervişoğlu, rehberlik alanındaki boşlukların zaman kaybedilmeksizin doldurulması gerektiğini de ekledi.
Borsa Fon Vurgunu: "Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Soygunu"
Fon vurgunu iddialarına ilişkin görüşlerini de paylaşan Dervişoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı'nın bütçe görüşmeleri sırasında borsada spekülasyon yaşandığını kabul ettiğini, ancak üzerinden 9-10 ay geçmesine karşın hiçbir adım atılmadığını söyledi. "Birkaç bin liralık para alışverişini takip eden devlet, borsadaki bu soygunu ıskalamıştır" diyen Dervişoğlu, yaşananları "Cumhuriyet tarihinin kamu gözetimindeki en büyük soygunu" olarak tanımladı.
Fonların dışarıya kapalı olduğu dönemde içeride fon büyüten, hisse senetleri üzerinden spekülasyon yapan kişilerin açıkça ortada olduğunu öne süren Dervişoğlu, Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nda görev yapan isimlerin tek imzayla atandığını hatırlattı. Bu kurullarda ehil kişiler yerine partizan isimlerin görevlendirildiğini ileri süren Dervişoğlu, "Sebep olanların da hesap vermesi gerekli" diyerek Cumhurbaşkanı'nın bu sistemin işleyişindeki atamalar ve imzalar nedeniyle sorgulanabileceğini ifade etti.
Muhalefet Aday Profili ve Ortak Strateji
Cumhurbaşkanlığı seçimi için ortak aday belirlenebileceği gibi partilerin kendi adaylarıyla da seçime girebileceğini belirten Dervişoğlu, aday ismini spekülasyona açmaktan kaçındığını söyledi. Ekrem İmamoğlu örneğini hatırlatan Dervişoğlu, adaylığını henüz açıklamamış birinin kamuoyuna aday olarak sunulmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Kendisine her programda adaylık sorusu yöneltildiğini de aktaran Dervişoğlu, "Millet sırtınıza bir sorumluluk yüklerse, o sorumluluktan kaçmayız" dedi; ancak asıl önceliğin mevcut sistemden ve uygulama biçiminden kurtulmak olduğunu ekledi.
İdeal aday profiline ilişkin de konuşan Dervişoğlu, adayın toplumsal kabul görmesi, tüm siyasi partilerin desteğini alabilmesi, parlamenter demokratik sisteme dönüşün öncülüğünü yapabilecek demokratik geleneklere sahip olması ve ülkeyi yönetebilecek yeterlilikte olması gerektiğini sıraladı. "Yola çıktığı zaman kazanacak kişi olması gerekir" diye de ekledi.
Demirtaş, Can Atalay ve Mahkeme Kararları
Selahattin Demirtaş'ın durumuna ilişkin soruyu yanıtlayan Dervişoğlu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulması gerektiğini söyledi. Can Atalay dahil benzer durumdaki kişiler için de mahkeme kararlarına uygun davranılması gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, bu kişilerin tutukluluk hallerinin tartışıldığı bir ortamda, ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsüne farklı statü ve yerleşke arayışına girilmesini, kamu haklarından men edilmiş birine devlet kademesinde görev aranmasını "karşı karşıya bulunduğumuz garabetin önemli örnekleri" olarak nitelendirdi.
Sıkça Sorulan Sorular
Dervişoğlu'na göre erken seçim planı neden meşruiyeti zedeliyor?
Dervişoğlu, olağan seçim tarihinin 7 Mayıs 2028 olduğunu, öne sürülen 16 Nisan 2028 tarihinin ise bu tarihten yalnızca üç hafta önceye denk geldiğini belirtti. Görev müddeti tamamlanmış bir cumhurbaşkanı için böyle bir düzenlemeyi erken seçim olarak tanımlamanın kanuniliği öne çıkardığını ama meşruiyeti yok ettiğini savundu.
Turgutlu'daki okul saldırısına ilişkin Dervişoğlu ne söyledi?
Dervişoğlu, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde gerçekleşen saldırının bir yıl içinde okullarda yaşanan üçüncü olay olduğunu vurguladı. Rehber öğretmen ve sınıf öğretmeni kadrolarının boş olduğunu, psikolojik danışmanlık hizmetlerinin işlemediğini belirterek öğrencilerin okula aidiyet duygusunu artıracak acil düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Dervişoğlu borsa fon vurgunu iddialarını nasıl değerlendirdi?
Dervişoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı'nın bütçe görüşmelerinde borsada spekülasyon yaşandığını kabul ettiğini ancak 9-10 ay geçmesine rağmen hiçbir adım atılmadığını söyledi. Yaşananları "Cumhuriyet tarihinin kamu gözetimindeki en büyük soygunu" olarak tanımlayan Dervişoğlu, denetleyici kurullara yapılan atamaların sorgulanması gerektiğini vurguladı.
Dervişoğlu cumhurbaşkanlığı adayında hangi özellikleri arıyor?
Dervişoğlu, adayın toplumsal kabul görmesi, tüm siyasi partilerin desteğini alabilmesi, parlamenter demokratik sisteme dönüşün öncülüğünü yapabilecek demokratik geleneklere sahip olması ve ülkeyi yönetebilecek yeterlilikte olması gerektiğini belirtti. Ayrıca seçime girdiğinde kazanabilecek bir profil taşıması gerektiğini de ekledi.
Dervişoğlu Demirtaş ve Can Atalay konusunda ne talep etti?
Dervişoğlu, AİHM ve Anayasa Mahkemesi'nin Demirtaş hakkındaki kararlarına uyulması gerektiğini söyledi. Can Atalay dahil benzer durumda olan kişiler için de mahkeme kararlarına uygun davranılmasını talep eden Dervişoğlu, kamu haklarından men edilmiş birine devlet kademesinde görev aranmasını açık bir çelişki olarak değerlendirdi.