
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 23 Eylül 2026 tarihinde İstanbul'da düzenlenen İstanbul Ticaret Kongresi'nde önemli açıklamalarda bulundu. "Değişen Dünyada İstikrar Paradigması: Küresel Ticaretin Sorumluluk Perspektifiyle Yeniden İnşası" temasıyla gerçekleştirilen kongrede konuşan Yılmaz, küresel ekonomideki kriz ve şokların sıklaştığı bu dönemde Türkiye'nin istikrarını koruyarak ekonomisini geleceğe taşıması gerektiğini söyledi. "Etrafımızdaki ateş çemberinde istikrarımızı hassasiyetle koruyarak, hiçbir şekilde riske atmayarak gücümüzü, ekonomimizi geleceğe taşımak zorundayız. Türkiye'yi sermaye içinde, nitelikli insan gücü içinde bir cazibe merkezi olarak konumlandırmak durumundayız" dedi.
Kongre İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde Toplandı
İstanbul Ticaret Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen kongre, kamu, iş dünyası, akademi ve uluslararası kuruluşların temsilcilerini bir araya getirdi. Etkinliğe Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'ın yanı sıra İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç ile uluslararası iş dünyası ve akademiden temsilciler katıldı. Yılmaz, konuşmasını İstanbul Ticaret Odası Meclis Salonu'nda yaptı. Kongrenin, küresel ticarette dengelerin değiştiği ve belirsizliklerin arttığı dönemde üretim, ihracat ve yatırım imkânlarının ele alınması açısından önemli olduğunu belirten Yılmaz, etkinliğin temasının yapılan istişareleri anlamlı kıldığını ifade etti.
Küresel Ekonomide Artan Kriz ve Belirsizlikler
Yılmaz, küresel ekonomi ve küresel ticaretin son 20 yıllık döneminde krizlerin ve şokların giderek sıklaştığını vurguladı. "Risklerin ve belirsizliklerin yükseldiği, dijitalleşme kanalıyla özellikle teknolojik dönüşümün hızlandığı bir dönemdeyiz" diyen Yılmaz, 2020 sonrasında pandemi, tedarik zinciri kırılmaları, savaşlar, enerji ve gıda şokları ile ticaret politikası belirsizliklerinin çok kısa aralıklarla ortaya çıktığına dikkat çekti.
2026 yılına özgü gelişmelere de değinen Yılmaz, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın yeni boyutlar kazanmasının yanı sıra ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın getirdiği enerji şokunun yalnızca enerji fiyatları üzerinden değil, üretim maliyetleri, enflasyon, lojistik, dış ticaret, finansal koşullar ve büyüme kanalları üzerinden de küresel ekonomiyi etkilediğini söyledi. Uluslararası kuruluşların öngörülerine de yer veren Yılmaz, Dünya Ticaret Örgütü'nün 2025'te yüzde 4,6 büyüyen küresel mal ticaretinin 2026'da yalnızca yüzde 1,9 büyümesini öngördüğünü aktardı. Uluslararası Para Fonu'nun ise küresel büyümenin yüzde 3'ün, hatta birçok daha gerçekçi tahmine göre bunun da altına gelebileceğini ifade ettiğini belirtti. Küresel ekonomide ağırlık merkezinin gelişmekte olan ülkelere ve özellikle doğuya kaydığını da vurgulayan Yılmaz, rekabetin artık fiyatın yanı sıra sanayi politikaları, teknoloji ve ölçek ekonomileri üzerinden şekillendiğini kaydetti.
Türkiye'nin Büyüme ve İhracat Verileri
Zorlu küresel konjonktüre karşın Türkiye'nin üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle diğer ülke ve bölgelere kıyasla pozitif ayrışmayı başardığını aktaran Yılmaz, ekonomik verileri sıraladı. Gayri safi yurt içi hasılanın 2025 yılında 1,6 trilyon dolara yükseldiğini, 2026 yılının ilk yarısı itibarıyla 1,7 trilyon doları aştığını ve yıl sonu tahmininin 1,8 trilyon dolar seviyesinde olduğunu açıkladı. Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 oranında büyüdüğünü ve kesintisiz biçimde 24 çeyrektir büyüme performansı sergilediğini belirten Yılmaz, 2002 yılında 36 milyar dolar olan mal ihracatının 2025 yılında 273 milyar doları aştığını hatırlattı.
Hizmet ihracatının da kritik önem taşıdığını vurgulayan Yılmaz, 2002 yılında yalnızca 14 milyar dolar olan toplam hizmet ihracatının 2025 yılında 125 milyar dolara ulaştığını söyledi. Hizmet ticaretinde 63 milyar dolarlık fazla verildiğini ve bunun cari açığı aşağıya çeken önemli bir faktör olduğunu belirten Yılmaz, 2002 yılında mal ve hizmet olarak toplam ihracatın 50 milyar dolar seviyesinde olduğunu, 2025'te bu rakamın 400 milyar dolar seviyesine yaklaştığını ve yaklaşık 8 katlık bir büyümeden söz edildiğini ifade etti. Ağustos ayı itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatının 280 milyar doları, mal ve hizmet ihracatının ise 405 milyar doları aştığını açıkladı.
İhracatçılara Sağlanan Destekler
Yılmaz, Türkiye'nin güçlü üretim altyapısını, girişimcilik kabiliyetini ve ihracatçıların dinamizmini küresel pazarlardaki fırsatlarla buluşturmayı önceliklendirdiklerini belirterek ihracatın daha yüksek katma değerli ve rekabetçi hale gelmesi için firmalara yönelik çalışmaları sürdürdüklerini vurguladı. Finansmana erişimi genişlettiklerini ve makro istikrar programını sürdürürken seçici desteklerle üretici ve ihracatçıların yanında olmaya devam edeceklerini kaydeden Yılmaz, 2025 yılında mal ve hizmet ihracatına toplam 33 milyar lira destek sağlandığını, 2026 yılında ise bu bütçenin 45 milyar liraya çıkarıldığını açıkladı.
İhracat reeskont kredilerinin günlük limitinin 5 milyar liraya, firma başına günlük limitin ise 60 milyon liraya yükseltildiğini aktaran Yılmaz, Türk Eximbank'ın 2026 yılında 59 milyar dolar, Türk Ticaret Bankası'nın ise 100 milyar lira destek sağlamayı hedeflediğini söyledi. İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi'nin ise 16 Eylül itibarıyla ihracatçıların 327 milyar liralık kredisine 286 milyar lira kefalet sağladığını da belirtti.
Ticaret Anlaşmaları ve Dijital Gümrük Uygulamaları
Küresel ticaretin yakınlık, güvenilirlik ve ortaklıklar çerçevesinde yeniden şekillendiği bu dönemde ticaret anlaşmaları ile bölgesel işbirliklerinin, dayanıklı tedarik zincirleri ve pazar çeşitlendirmesi açısından daha fazla önem kazandığını dile getiren Yılmaz, ihracatın coğrafi çeşitliliğini ve dayanıklılığını artırmayı hedeflediklerini vurguladı. Geleneksel pazarlardaki güçlü konumun korunurken yeni ve yüksek potansiyelli pazarlarda daha etkin olunacağını belirten Yılmaz, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü, yeni serbest ticaret anlaşmaları üzerindeki görüşmelerin de devam ettiğini söyledi.
Dış ticaretin akışını sade ve şeffaf bir gümrük mevzuatı temelinde dijital ve kolaylaştırılmış yeni nesil gümrük uygulamalarıyla koordine ettiklerini belirten Yılmaz, Türkiye dahil 39 ortak transit ülkeyle entegre biçimde kullanılan yeni bilgisayarlı transit sistemi sayesinde uluslararası ticaretin etkinliğinin artırıldığını vurguladı. Önümüzdeki dönemde yeşil ve dijital dönüşümü birlikte ele alan, kaynak verimliliğini artıran, sürdürülebilir üretimi destekleyen ve firmaların küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyan politikaların kararlılıkla uygulanmaya devam edeceğini söyledi. Program, hediye takdimi ve fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
Sıkça Sorulan Sorular
İstanbul Ticaret Kongresi'nin teması neydi?
Kongre, "Değişen Dünyada İstikrar Paradigması: Küresel Ticaretin Sorumluluk Perspektifiyle Yeniden İnşası" temasıyla düzenlendi.
Türkiye'nin 2025 yılı gayri safi yurt içi hasılası ne kadar oldu?
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'ın açıklamasına göre Türkiye'nin gayri safi hasılası 2025 yılında 1,6 trilyon dolara yükseldi; 2026 yılının ilk yarısı itibarıyla 1,7 trilyon doları aştı ve yıl sonu tahmini 1,8 trilyon dolar olarak belirlendi.
Türkiye'nin 2025 yılındaki hizmet ihracatı ne kadar oldu ve bu rakam 2002'ye kıyasla nasıl değişti?
Yılmaz'ın verdiği bilgilere göre 2002 yılında 14 milyar dolar olan Türkiye'nin toplam hizmet ihracatı, 2025 yılında 125 milyar dolara ulaştı. Hizmet ticaretinde 63 milyar dolarlık fazla verildiği de belirtildi.
İhracatçılara 2026 yılında ne kadar destek sağlanması hedefleniyor?
2026 yılında mal ve hizmet ihracatı için bütçe 45 milyar liraya çıkarıldı. Türk Eximbank 59 milyar dolar, Türk Ticaret Bankası ise 100 milyar lira destek sağlamayı hedefliyor. İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi de 16 Eylül itibarıyla ihracatçıların 327 milyar liralık kredisine 286 milyar lira kefalet sağladı.
Dünya Ticaret Örgütü'nün 2026 yılı küresel mal ticareti büyüme tahmini nedir?
Yılmaz'ın aktardığı verilere göre Dünya Ticaret Örgütü, 2025'te yüzde 4,6 büyüyen küresel mal ticaretinin 2026 yılında yalnızca yüzde 1,9 büyümesini öngörüyor.