
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC), Uluslararası Demokratlar Birliği (UID), Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ve ABD Müslüman Kuruluşlar Konseyi (USCMO) tarafından New York'taki Gotham Hall'da düzenlenen etkinliğe katıldı. Katılımcıları selamlayarak başladığı konuşmasında Erdoğan, New York'ta yeniden vatandaşlarıyla bir araya gelmenin bahtiyarlığını yaşadığını dile getirdi. Buluşmayı hem ABD'deki çalışmalara tanıklık etmek hem de ortak meseleleri istişare etmek bakımından kıymetli bulduğunu vurgulayan Erdoğan, bu salonda pasaportların, sınırların ve coğrafyaların ötesinde bir kardeşlik olduğunu söyledi.
Kardeşlik Vurgusu ve Ortak Vicdan Çağrısı
Erdoğan konuşmasında Amerika'da yaşayan Türk ve Müslüman toplumunu bir arada buluşturan bu ortamda müşterek bir vicdan, dayanışma ruhu ve köklü bir miras taşıyıcılarının bulunduğunu ifade etti. Türk Teavün Cemiyeti'nden Hars Cemiyeti'ne, Gülcemal Vapuru'yla Amerika'ya ulaşan ilk nesillerden bugün kıtanın dört bir yanına kök salmış topluluklara uzanan bir mirasa dikkat çekti. Kardeşliğin yalnızca duygusal bir bağ olmadığını, aynı zamanda sorumluluk gerektirdiğini belirten Erdoğan, kardeşlerin birbirlerine destek olduğunu, birbirlerinin hukukuna riayet ettiğini ve köken, gelir, dil, kültür ya da renk ayrımı gözetmediğini vurguladı.
Konuşmasında Hz. Peygamber'e atfedilen bir hadis-i şerife de yer veren Erdoğan, "Müslüman Müslümanın kardeşidir; ona hıyanet etmez, yalan söylemez ve onu sahipsiz bırakmaz" sözlerini aktardı. Kardeşliğin hakkını vermenin, bu birlikteliği teşkilatlanmaya ve topluma değer üreten kalıcı bir güce dönüştürmeyi zorunlu kıldığını söyledi.
Amerika'daki Türk ve Müslüman Toplumunun Potansiyeli
Erdoğan, Amerika'da Türk, soydaş ve Müslüman toplumlarının ulaştığı noktaya bakıldığında önemli bir insan kaynağı, ciddi bir deneyim ve giderek büyüyen bir kurumsal kapasite görüldüğünü belirtti. İş dünyasında, bilimde, akademide, sağlıkta, hukukta ve teknolojide başarılara imza atan Türklerin varlığına dikkat çeken Erdoğan, Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar'ı örnek göstererek bu isimlerin insanlığın gelişimine katkı sağladığını ifade etti.
Tüm vatandaşların başarılarıyla gurur duyduklarını belirten Erdoğan, "Hangi görüşe sahip olursa olsun, ihanet çukuruna düşmediği sürece tüm vatandaşlarımızın başarılarıyla iftihar ediyoruz" dedi. Yaşadıkları her yerde Türkiye'nin sesini, birikimini ve değerlerini temsil eden vatandaşları "Türkiye'nin tabii elçileri" olarak nitelendiren Erdoğan, bu kişilere teşekkürünü iletti. Aynı zamanda Türk vatandaşı olmadığı hâlde Türkiye'ye ve Türk milletine samimi muhabbet besleyen dostların varlığının da kendileri için büyük önem taşıdığını vurguladı.
Entegrasyon ve Asimilasyon Ayrımı
Konuşmasının öne çıkan bölümlerinden birinde Erdoğan, entegrasyon ile asimilasyon arasındaki farkı net biçimde ortaya koydu. Türk toplumunun siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel hayattaki yerini pekiştirmesinin iyi bir eğitime bağlı olduğunu belirten Erdoğan, çocukların ve gençlerin kendi dillerini ve kültürlerini öğrenmesinin, ana vatanlarıyla bağlarını korumasının da en az bunun kadar önemli olduğunu söyledi.
Bu durumun entegrasyonun önünde bir engel olmadığını vurgulayan Erdoğan, günümüzde bireylerin kendilerini birden fazla ülkeye ait hissetmesinin gayet doğal olduğunu ifade etti. Asıl itiraz edilmesi gerekenin, bir göçmenin yaşadığı topluma entegre olabilmesi için köklerini inkâr etmesi beklentisi olduğunu söyledi. Bunun yanı sıra bir göçmen grubunun toplumla bütünleşebilmesi için ev sahibi toplumun da göçmenleri kabul etmesi ve haklarına saygı göstermesi gerektiğini belirtti. Amerika'nın bu konuda istisnai bir örnek oluşturduğunu, ancak Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde sorunların sürdüğünü aktaran Erdoğan şu sözleri söyledi: "Müslümanlardan entegre olmaları değil, asimile olmaları bekleniyor. Biz ise entegrasyona 'evet', asimilasyonun her çeşidine 'hayır' diyoruz."
Dil, İnanç ve Kültür: Nesiller Arası Aidiyet
Erdoğan, nesilden nesile aktarılacak güçlü bir aidiyetin temelinde dilin, inancın, kültürün ve ortak hafızanın yattığını vurguladı. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nın bu anlayışla insanların ana vatanla bağlarını güçlendiren çalışmalara destek vermeyi sürdürdüğünü belirtti. Vatandaşları siyasette, ekonomide, akademide, kültür ve sanat hayatında çok daha güçlü yerlerde görmek istediklerini dile getiren Erdoğan, bireysel başarıların güçlü kurumlara, kalıcı yapılara ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir birikime dönüşmesini arzu ettiklerini söyledi.
Müslüman düşmanlığı, yabancı karşıtlığı ve her türlü ayrımcılıkla daha güçlü mücadele etmenin yolunun bu birlikten geçtiğini ifade eden Erdoğan, Gazze'de yaşanan soykırımın başka yerlerde tekrar etmesini engellemenin, Türkiye'ye atılan iftiraları boşa çıkarmanın ve Türkiye ile Amerika arasındaki ticaret ile ekonomik iş birliklerini artırmanın da aynı güçlü topluluk yapısına dayandığını vurguladı. "Başkaları bir çalışıyorsa biz on çalışacağız. Kendimizi hiçbir zaman ikinci, üçüncü sınıf hissetmeyeceğiz" dedi.
ABD Ara Seçimlerine Katılım Çağrısı
Konuşmasının sonlarında ABD'de yaklaşan ara seçimlere de değinen Erdoğan, tüm vatandaşlarını demokratik haklarını kullanmaya ve seslerini duyurmaya davet etti. "İradenizi sandığa en üst seviyede yansıtmanız çok çok önemlidir" diyen Erdoğan, birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde faaliyetlerin başarıyla sürdürülmesini diledi. TASC ve diğer sivil toplum kuruluşlarının çabalarını takdirle karşıladığını ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin ve şahsının her daim yanlarında olduğunu ve her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirterek konuşmasını tamamladı.
Sıkça Sorulan Sorular
Erdoğan'ın New York'taki etkinliğini hangi kuruluşlar düzenledi?
Etkinlik; Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC), Uluslararası Demokratlar Birliği (UID), Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ve ABD Müslüman Kuruluşlar Konseyi (USCMO) tarafından New York'taki Gotham Hall'da düzenlendi.
Erdoğan entegrasyon ile asimilasyon arasındaki farkı nasıl açıkladı?
Erdoğan, entegrasyonu desteklediklerini ancak asimilasyonun her biçimine karşı olduklarını açıkladı. Bir göçmenin yaşadığı topluma uyum sağlaması için köklerini inkâr etmesinin beklenmemesi gerektiğini vurguladı; bireylerin kendilerini birden fazla ülkeye ait hissetmesinin doğal olduğunu söyledi.
Erdoğan konuşmasında hangi bilim insanını örnek gösterdi?
Erdoğan, bilim dünyasında açtıkları çığırla insanlığın gelişimine katkı sağlayan isimler arasında Nobel ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar'ı örnek olarak gösterdi.
Erdoğan ABD'deki ara seçimler hakkında ne söyledi?
Erdoğan, yaklaşan ABD ara seçimlerinde tüm vatandaşlarını demokratik haklarını kullanmaya ve seslerini duyurmaya davet etti; iradenin sandığa en üst seviyede yansıtılmasının çok önemli olduğunu vurguladı.
Erdoğan, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nın rolü hakkında ne söyledi?
Erdoğan, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nın yurt dışındaki vatandaşların ana vatanla bağlarını güçlendiren çalışmalara destek vermeyi sürdürdüğünü belirtti ve çok daha büyük bir atılımın eşiğinde olduklarını ifade etti.