
Emine Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Yüksek Düzeyli Enerji Dönüşümü Diyaloğu Toplantısı'na katılarak önemli açıklamalar yaptı. Konuşmasında gıda israfından enerji tüketimine, kullan-at kültüründen sürdürülebilir üretime uzanan geniş bir çerçeve çizen Erdoğan, bu sorunların birbirinden ayrı değil, iç içe geçmiş meseleler olduğunun altını çizdi.
Atığın İçinde Enerji, Emek ve Doğal Kaynaklar Var
Erdoğan, mevcut üretim ve tüketim döngüsünü şu sözlerle özetledi: "Kaynakları çıkarıyor, işliyor ve tüketiyoruz. Tüm bu süreçlerde enerji harcıyor, sonra ürettiklerimizi atığa dönüştürerek sistemin dışına bırakıyoruz." Bu döngünün gözden kaçan boyutuna da dikkat çeken Erdoğan, atık olarak nitelendirilen her şeyin aslında içinde enerji, doğal kaynaklar ve insan emeği barındırdığını vurguladı. Söz konusu çok boyutlu israfın görünür kılınması gerektiğini belirterek Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında BM Genel Merkezi'nde düzenlenen kutlamalarda her yıl özel bir tema belirlediklerini hatırlattı.
Yılda 5,8 Trilyon Tabak Yemeğe Eşdeğer Gıda İsraf Ediliyor
Bu yılki tema gıda israfı olarak belirlendi. Erdoğan, küresel ölçekte her yıl 5,8 trilyon tabak yemeğe eşdeğer gıdanın tüketilmeden israf edildiğini aktardı. Ancak asıl sorunun bu rakamın ötesinde yattığını da vurguladı: "Biz gıda israfını nadiren enerji israfıyla ilişkilendiriyoruz." Gıdanın üretimi, paketlenmesi, hazırlanması, korunması ve dağıtımı için harcanan enerjinin de bu israfla birlikte boşa gittiğini hatırlatan Erdoğan, konunun yalnızca teknik bir boyutla ele alındığını, oysa manevi ve kültürel dünyadaki dönüşümlerin devasa bir tüketim tsunamisine zemin hazırladığını dile getirdi.
Kullan-At Kültüründen Uzaklaşmak Birincil Mesele Olmalı
Erdoğan, bu tablo karşısında toplumsal bir zihniyet değişikliğinin zorunlu olduğunu açıkça ifade etti. "Bizim birincil meselemiz, tek kullanımlık ürünler etrafında şekillenmiş kullan-at kültüründen uzaklaşmak olmalıdır" diyen Erdoğan, bunun yerine uzun ömürlü ve dayanıklı ürünlerin merkezde olduğu bir sürdürülebilirlik kültürüne geçilmesi gerektiğini savundu. Bu dönüşümü yalnızca çevresel bir tercih olarak değil, nesiller arası adalet ve herkesin refahı açısından da bir zorunluluk olarak tanımladı. Üretim süreçlerinin baştan atık oluşturmayacak biçimde tasarlanabileceğini, atığın ise yeniden hammaddeye dönüştürülerek sisteme kazandırılabileceğini de sözlerine ekledi.
Türkiye'nin Sıfır Atık Projesi Küresel Harekete Dönüştü
Erdoğan, Türkiye'de 2017 yılında başlatılan ve bugün küresel bir harekete dönüşen Sıfır Atık Projesi'nin enerji ve kaynak güvenliği açısından önemli bir yol haritası sunduğunu vurguladı. Uluslararası Enerji Ajansı'nın çalışmalarının da sıfır atık ile enerji dönüşümü arasındaki güçlü bağı açık biçimde ortaya koyduğuna işaret etti. Toplantının yanı sıra Emine Erdoğan, Kenya Cumhurbaşkanı'nın eşi Rachel Ruto ile de bir görüşme gerçekleştirdi.
Sıkça Sorulan Sorular
Emine Erdoğan bu konuşmayı nerede ve hangi toplantıda yaptı?
Emine Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde düzenlenen Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Yüksek Düzeyli Enerji Dönüşümü Diyaloğu Toplantısı'nda bu açıklamaları yaptı.
Emine Erdoğan'ın gıda israfına ilişkin aktardığı rakam nedir?
Erdoğan, küresel olarak her yıl 5,8 trilyon tabak yemeğe eşdeğer gıdanın tüketilmeden israf edildiğini belirtti.
Emine Erdoğan kullan-at kültürü yerine neyi öneriyor?
Erdoğan, tek kullanımlık ürünler etrafında şekillenmiş kullan-at kültüründen uzaklaşılmasını ve bunun yerine uzun ömürlü ile dayanıklı ürünler temelinde bir sürdürülebilirlik kültürüne geçilmesini öneriyor.
Türkiye'nin Sıfır Atık Projesi ne zaman başlatıldı?
Türkiye'nin Sıfır Atık Projesi 2017 yılında başlatıldı ve kaynak içeriğine göre bugün küresel bir harekete dönüştü.
Emine Erdoğan BM toplantısı kapsamında başka kimlerle görüştü?
Emine Erdoğan, toplantının yanı sıra Kenya Cumhurbaşkanı'nın eşi Rachel Ruto ile de bir görüşme gerçekleştirdi.