
Anadolu Eğitim Sendikası (AES), 2026-2027 eğitim öğretim yılı başında gerçekleştirdiği sene başı anketinin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Eğitim çalışanlarının yeni yıla ilişkin değerlendirmelerini ortaya koymak amacıyla yapılan ankette okulların fiziki durumu, temizlik ve güvenlik koşulları, ekonomik haklar, Bakanlık uygulamaları ve eğitim politikaları gibi başlıklar ele alındı. Sonuçlar, pek çok alanda eğitim çalışanlarının mevcut tabloya ilişkin ciddi kaygılar taşıdığını ortaya koydu.
Okulların Fiziki Hazırlığı ve Temizlik Koşulları
Ankete katılan eğitim çalışanlarının yüzde 37,2'si okullarının eğitim öğretime hazır olmadığını ifade etti. Temizlik boyutunda tablo daha da kaygı verici bir görünüm sergiledi: Katılımcıların yüzde 41,1'i okulların temizlik açısından yeni yıla hazır olmadığını belirtti.
Temizlik personeli sayısına ilişkin verilere bakıldığında yetersizlik daha somut biçimde ortaya çıkıyor. Eğitim çalışanlarının yüzde 12,4'ü okullarında yalnızca bir temizlik personeli görev yaptığını söylerken, yüzde 24,5'i iki temizlik personeli bulunduğunu ifade etti. Bu oranlar, özellikle büyük ve kalabalık okullarda temizlik hizmetlerinin yetersiz kaldığına işaret ediyor.
Güvenlik Görevlisi Uygulaması: Destek Yüksek, Yeterliliğe İtiraz Daha Yüksek
Okul güvenliği konusu ankette dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Eğitim çalışanlarının yüzde 94,1'i okullarda güvenlik görevlisi görevlendirilmesi kararını doğru buluyor. Ancak aynı katılımcıların yüzde 72,9'u mevcut güvenlik görevlisi görevlendirmesini yeterli bulmadığını belirtti. Yani uygulamanın kendisi güçlü bir destek görürken, hayata geçirilme biçimi çalışanların büyük çoğunluğunu tatmin etmiyor.
Okulların ilk gününde güvenlik görevlisi bulunup bulunmadığına dair soruya ise eğitim çalışanlarının yüzde 65,1'i "var", yüzde 34,9'u "yok" yanıtını verdi. Bu veri, güvenlik görevlisi uygulamasının henüz tüm okullara ulaşmadığını gözler önüne seriyor.
Hazırlık Ödeneği ve Ek Ders Ücretlerinde Neredeyse Tam Memnuniyetsizlik
Ekonomik haklar söz konusu olduğunda anket sonuçları neredeyse tam bir memnuniyetsizlik tablosu çiziyor. Eğitim öğretime hazırlık ödeneğini yetersiz bulanların oranı yüzde 98,4 olarak gerçekleşti. Ek ders ücretlerinde ise bu oran daha da yukarı çıktı: Eğitim çalışanlarının yüzde 98,7'si ek ders ücretlerini yetersiz bulurken, yeterli bulanların oranı yalnızca yüzde 1,3'te kaldı.
Norm fazlası öğretmenlerin atamalarında uygulanan ilçe grupları meselesinde de benzer bir itiraz tablosuyla karşılaşılıyor. Ankete katılan eğitimcilerin yüzde 76,2'si norm fazlası atamalarda ilçe grupları uygulamasını doğru bulmadığını ifade etti.
Bakanlık Uygulamalarına Yüksek Oranda İtiraz
Milli Eğitim Bakanlığı'nın son dönemde hayata geçirdiği bazı uygulamalar da ankette ayrıca sorgulandı. Sınıflara cep telefonu ile girilmemesi kararını doğru bulmayanların oranı yüzde 77,3 olurken, doğru bulanların oranı yüzde 22,7'de kaldı. Önlük giyilmesinin zorunlu tutulması uygulamasına karşı çıkanların oranı ise yüzde 91,2 ile dikkat çekici bir düzeye ulaştı.
Maarif Modeli kapsamındaki uygulamalar da eğitimcilerin büyük bölümünden eleştiri aldı. Katılımcıların yüzde 90,7'si Maarif Modeli bünyesinde gereksiz uygulamalar bulunduğunu ve bunların öğretmen ile öğrenciler açısından evrak yükü oluşturduğunu düşünüyor. Gelişim raporlarının doldurulmasını faydalı bulmayan eğitimcilerin oranı ise yüzde 88,4 oldu.
Bakanlığın derslerde kullanılmak üzere sunduğu kaynak kitaplara yönelik değerlendirmeler de olumsuz ağır bastı. Eğitimcilerin yüzde 90,7'si söz konusu kaynak kitapları yetersiz bulurken, yüzde 9,3'ü yeterli bulduğunu belirtti. Bakanlık yayınları dışında kaynak kitap kullanımının yasaklanmasına karşı çıkanların oranı ise yüzde 86,6 olarak gerçekleşti.
Sendikadan Sahadan Gelen Verilerin Dikkate Alınması Talebi
Anadolu Eğitim Sendikası, anket sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada bulgular ışığında bir değerlendirme ortaya koydu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Anadolu Eğitim Sendikası olarak gerçekleştirdiğimiz sene başı anketinin sonuçları, eğitim çalışanlarının sahadaki değerlendirmelerinin karar alma süreçlerinde daha fazla dikkate alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koymuştur. Ortaya çıkan tablo; okulların fiziki ve personel ihtiyaçlarından ekonomik sorunlara, güvenlikten norm fazlası atamalara, ek ders ücretlerinden eğitim politikalarının sahadaki uygulanışına kadar çok sayıda başlıkta eğitim çalışanlarının çözüm beklediğini göstermektedir."
Sendika, açıklamasında ayrıca eğitim çalışanlarının taleplerinin siyasi hesapların değil, eğitim çalışanlarının ve eğitimin gerçek ihtiyaçlarının merkezinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak yeni eğitim öğretim yılının tüm eğitim çalışanları, öğrenciler ve veliler açısından daha sağlıklı koşullarda sürdürülebilmesi için sahadan gelen verilerin dikkate alınmasını ve sorunların kalıcı çözümlerle ele alınmasını talep etti.
Sıkça Sorulan Sorular
AES sene başı anketine göre eğitim çalışanlarının kaçta kaçı okulların eğitime hazır olmadığını düşünüyor?
Ankete katılan eğitim çalışanlarının yüzde 37,2'si okullarının eğitim öğretime hazır olmadığını ifade etti. Temizlik açısından hazır olmadığını belirtenlerin oranı ise yüzde 41,1 olarak gerçekleşti.
Eğitim çalışanları ek ders ücretleri ve hazırlık ödeneğini yeterli buluyor mu?
Hayır. Eğitim öğretime hazırlık ödeneğini yetersiz bulanların oranı yüzde 98,4, ek ders ücretlerini yetersiz bulanların oranı ise yüzde 98,7 oldu. Ek ders ücretlerini yeterli bulanların payı yalnızca yüzde 1,3'te kaldı.
Okullarda güvenlik görevlisi uygulamasına eğitim çalışanları nasıl bakıyor?
Eğitim çalışanlarının yüzde 94,1'i okullarda güvenlik görevlisi görevlendirilmesi kararını doğru buluyor. Ancak katılımcıların yüzde 72,9'u mevcut görevlendirmeyi yeterli bulmadığını belirtti. Okulların ilk gününde güvenlik görevlisi bulunduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 65,1, bulunmadığını söyleyenlerin oranı ise yüzde 34,9 oldu.
Maarif Modeli ve Bakanlık kaynak kitaplarına yönelik eğitimcilerin tutumu nedir?
Eğitimcilerin yüzde 90,7'si Maarif Modeli kapsamında gereksiz uygulamalar bulunduğunu ve bunların öğretmen ile öğrenciler için evrak yükü oluşturduğunu düşünüyor. Aynı oranda eğitimci Bakanlık tarafından sunulan kaynak kitapları yetersiz bulurken, yüzde 86,6'sı Bakanlık yayınları dışında kaynak kitap kullanımının yasaklanmasına karşı çıktı.
Önlük zorunluluğu ve sınıflarda cep telefonu yasağına eğitim çalışanları ne ölçüde karşı?
Önlük giyilmesinin zorunlu tutulması uygulamasına karşı çıkanların oranı yüzde 91,2 olarak gerçekleşti. Sınıflara cep telefonu ile girilmemesi kararını doğru bulmayanların oranı ise yüzde 77,3 oldu.