
YENİ Parti Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, Türkiye'de son dönemde eğitim kurumlarında ve okul çevrelerinde yaşanan silahlı saldırıları TBMM gündemine taşıdı. Taşcıer, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması istemiyle Meclis'e soru önergesi vererek çocukların ateşli silahlara hangi yollarla ulaştığına dair veri tutulup tutulmadığını ve bu alanda istatistik kategorisi oluşturulup oluşturulmayacağını sordu.
Siverek ve Kahramanmaraş Saldırılarının Ardından Gündeme Gelen Sorular
Taşcıer'in açıklamasında, 14 Nisan 2026 tarihinde Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde ve bir gün sonra 15 Nisan 2026'da Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulu'nda gerçekleşen saldırıların ardından okul güvenliğine yönelik yeni tedbirlerin kamuoyuna açıklandığı hatırlatıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in 21 Eylül 2026 tarihinde 65 binin üzerindeki okulun tek tek gözden geçirildiğini, kamera sisteminden X-ray cihazına, el dedektöründen hareketli kameralara kadar çeşitli güvenlik tedbirlerinin değerlendirildiğini açıkladığı da belirtildi.
Aynı gün Adalet, Aile ve Sosyal Hizmetler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Gençlik ve Spor, İçişleri, Millî Eğitim ve Sağlık bakanlıkları arasında çocukların eğitim süreçlerinin güvenliğini güçlendirmeye yönelik bir iş birliği protokolü imzalandı. Ancak Taşcıer, bu açıklamanın hemen ertesi günü Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bir okula yönelik saldırı gerçekleştirildiğini de kaydetti.
"Sorun Okul Kapısında Başlamıyor"
Taşcıer, arka arkaya yaşanan bu olayların okul güvenliğinin yalnızca fiziksel önlemlerle çözülemeyeceğini ortaya koyduğunu savundu. "Okula silahın girmesini engellemek kadar, o silahın bir çocuğun eline nasıl geçtiğini önlemek de kamunun sorumluluğundadır" diyen Taşcıer, çocuğun silaha hangi yolla ulaştığı, silahla ilk temasının hangi yaşta gerçekleştiği, kullanılan silahın aile veya yakın çevresinden temin edilip edilmediği ve adli makamların tespit ettiği risklerin sosyal hizmetler ile eğitim sistemi tarafından izlenip izlenmediğinin okul güvenliği politikasının ayrılmaz unsurları olduğunu vurguladı.
Milletvekiline göre bir çocuk silaha erişebiliyorsa sorun okul kapısında başlamamaktadır. Bu nedenle güvenlik politikasının yalnızca saldırının gerçekleşeceği mekânı korumaya yönelmesi, sorunun yalnızca son halkasına müdahale edilmesi anlamına gelir.
Üç Yılda Yüzde 66 Artış: Rakamlar Ne Gösteriyor?
Taşcıer'in önergesinde Adalet Bakanlığı'nın Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü verilerine dayanılarak aktarılan istatistikler dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamında Cumhuriyet başsavcılıklarında suça sürüklenen çocuklara ilişkin soruşturma evresinde karara bağlanan suç sayısı 2023'te 7 bin 27 iken 2025'te 10 bin 351'e yükseldi. Aynı dönemde dosya sayısı 6 bin 122'den 8 bin 567'ye, çocuk kayıt sayısı ise 6 bin 293'ten 9 bin 93'e çıktı. İki yıllık bu süreçte dosya sayısındaki artış yüzde 39,9, suç sayısındaki artış yüzde 47,3, çocuk kayıt sayısındaki artış ise yüzde 44,5 oldu. Kamu davası açılan çocuk kayıtları da 2023'teki 3 bin 678'den 2025'te 5 bin 238'e yükselerek yüzde 42,4 arttı.
Ceza mahkemelerine ulaşan veriler ise bu artışı daha belirgin biçimde gözler önüne seriyor. 6136 sayılı Kanun kapsamında ceza mahkemelerine sanık olarak getirilen 12-17 yaş arasındaki çocukların sayısı 2022'de 3 bin 352 iken 2025'te 5 bin 574'e ulaştı; bu yüzde 66,3'lük bir artışa karşılık geliyor. 12-14 yaş grubundaki çocukların sayısı 455'ten 673'e çıkarken 15-17 yaş grubundaki çocuk sayısı 2 bin 897'den 4 bin 901'e yükseldi. 2022-2025 yılları arasında toplam 17 bin 950 çocuk bu kanun kapsamında ceza mahkemelerine sanık olarak getirildi; bunların 2 bin 258'ini 12-14 yaş arasındaki çocuklar oluşturdu.
Tekilleştirilmiş Veri Eksikliği ve Politika Açığı
Taşcıer'in önergesinde öne çıkan kritik bir nokta, Bakanlığın yayımladığı verilerin tekilleştirilmiş çocuk sayısını göstermemesi. Bu nedenle 2025 yılında karara bağlanan 10 bin 351 suç dosyasının kaç farklı çocuğa ait olduğu kamuoyuna açık istatistiklerden anlaşılamıyor. Taşcıer'e göre bu eksiklik, ateşli silahlarla ilişkili adli süreçlerin giderek daha geniş bir çocuk kitlesine mi yayıldığını, yoksa belirli bir grubun tekrar tekrar adli sisteme mi girdiğini bilinmesini engelliyor. Bu iki olasılık birbirinden farklı sosyal politika araçları gerektirdiğinden, mevcut istatistiklerin bu temel ayrımı yapmaya imkân vermemesi ciddi bir politika açığı olarak değerlendiriliyor.
Bakana Yöneltilen Sorular
Taşcıer'in Bakan Gürlek'e yönelttiği sorular şu başlıkları kapsıyor: 2025 yılında ve önceki dört yıl için tekilleştirilmiş çocuk sayısının ne olduğu ve bu verinin kamuoyuyla paylaşılmamasının gerekçesi; 2021-2025 yılları arasında ateşli silah suçuyla adli işlem yapılan çocuklardan kaçının aynı olay kapsamında şiddet suçlarından da soruşturulduğu; dosya, suç ve kayıt sayılarındaki artışa ilişkin Bakanlıkça yapılmış bir analiz bulunup bulunmadığı ve varsa sonuçları; 12-17 yaş arasındaki sanık sayısındaki artışın Bakanlıkça hangi nedenlerle açıklandığı; adli sisteme tekrar giren çocukların sayısı; yivsiz av tüfekleri dahil ateşli silah suçlarında mükerrerlikten arındırılmış çocuk sayısı ve yaş ile illere göre dağılımı; kullanılan ya da ele geçirilen silahın aile bireylerine ait olup olmadığı ve silahların ruhsat durumu.
Bunlara ek olarak Taşcıer, Bakanlığın çocukların ateşli silahlara hangi yolla eriştiğine ilişkin veri tutup tutmadığını, tutmuyorsa son dönemdeki okul saldırıları göz önünde bulundurularak bu tür bir istatistik kategorisi oluşturulup oluşturulmayacağını da sordu. Son olarak daha önce ateşli silahlarla ilişkili olarak adli sisteme girmiş çocukların yeniden benzer olayların tarafı olmasını önlemek amacıyla Adalet, Millî Eğitim, Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlıkları ile kolluk birimleri arasında risk bildirimi, sosyal inceleme, koruyucu tedbir ve takip mekanizması bulunup bulunmadığı ve bu kapsamda kaç çocuğun takip edildiği de önerge sorularının arasında yer aldı.
Sıkça Sorulan Sorular
Gamze Taşcıer'in soru önergesi hangi olayların ardından verildi?
Taşcıer'in önergesi, 14 Nisan 2026'da Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde ve 15 Nisan 2026'da Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulu'nda yaşanan silahlı saldırıların yanı sıra 21 Eylül 2026'daki bakanlıklararası protokolün imzalanmasının ertesi günü Manisa'nın Turgutlu ilçesinde gerçekleşen okul saldırısının ardından gündeme geldi.
Adalet Bakanlığı verilerine göre çocukların ateşli silah suçlarındaki artış ne kadar?
Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü verilerine göre 6136 sayılı Kanun kapsamında ceza mahkemelerine sanık olarak getirilen 12-17 yaş arasındaki çocukların sayısı 2022'deki 3 bin 352'den 2025'te 5 bin 574'e yükseldi; bu üç yılda yüzde 66,3'lük bir artışa karşılık geliyor. Soruşturma evresinde karara bağlanan suç sayısı ise 2023-2025 arasında yüzde 47,3 arttı.
Tekilleştirilmiş çocuk sayısı neden önemli ve neden bilinmiyor?
Tekilleştirilmiş veri, aynı çocuğun birden fazla dosyada yalnızca bir kez sayılmasıyla elde edilir ve sorunun ne kadar geniş bir çocuk kitlesini mi yoksa tekrar eden aynı grubu mu kapsadığını ortaya koyar. Taşcıer'e göre Bakanlığın yayımladığı mevcut istatistikler bu ayrımı yapmaya imkân vermemektedir; 2025'te karara bağlanan 10 bin 351 suç dosyasının kaç farklı çocuğa ait olduğu kamuoyuna açık verilerden anlaşılamamaktadır.
21 Eylül 2026'da imzalanan iş birliği protokolü hangi bakanlıkları kapsıyor?
Protokol; Adalet, Aile ve Sosyal Hizmetler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Gençlik ve Spor, İçişleri, Millî Eğitim ve Sağlık bakanlıkları arasında imzalandı. Protokolün amacı çocukların eğitim süreçlerinin güvenliğinin güçlendirilmesi olarak açıklandı.
Taşcıer'in önergesinde 12-14 yaş grubuna ilişkin hangi veriler öne çıkıyor?
6136 sayılı Kanun kapsamında ceza mahkemelerine sanık olarak getirilen 12-14 yaş grubundaki çocukların sayısı 2022'deki 455'ten 2025'te 673'e yükseldi; bu yüzde 47,9'luk bir artışa karşılık geliyor. 2022-2025 yılları arasında bu kanun kapsamında ceza mahkemelerine getirilen toplam 17 bin 950 çocuğun 2 bin 258'ini 12-14 yaş grubundaki çocuklar oluşturdu.