
ABD Başkanı Donald Trump, yönetiminin Küba'daki durumda "temel bir değişim" aradığını belirtirken, Küba yönetimi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Washington'ın politikalarına sert tepki gösterdi. Trump, "Komünist rejim şimdiye kadar karşılaştığı en büyük baskı altında. Bu kesinlikle başarısız bir devlet ve her zamankinden daha fazla başarısız oluyor. Düşecek" ifadelerini kullandı. Karşılıklı açıklamalar, ABD ile Küba arasındaki gerilimin yeniden yükseldiği bir dönemde geldi.
Trump: "Küba'da temel bir değişim arıyoruz"
ABD Başkanı, yönetiminin ada ülkesine yönelik tutumunu net biçimde ortaya koydu. Trump, "Yönetimim ayrıca Küba'daki durumda temel bir değişim arıyor" diyerek mevcut rejimin baskı altında olduğunu savundu. Başkan, söz konusu rejimi "başarısız bir devlet" olarak nitelendirdi ve "her zamankinden daha fazla başarısız oluyor" değerlendirmesinde bulundu.
Trump ayrıca Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Küba ile müzakereleri yürüttüğünü belirterek, "Bakalım ne olacak?" dedi. Bu ifade, Washington'ın Havana ile diplomatik kanalları açık tuttuğunu ancak sürecin sonucuna ilişkin belirsizliğin sürdüğünü gösteriyor.
Askeri müdahale seçeneği masada mı?
Amerika merkezli The Hill'in haberine göre Trump yönetimi, "Küba'ya yönelik olası bir askeri müdahale seçeneğini hiçbir zaman açık biçimde gündemden çıkarmadı." Bu değerlendirme, gerilimin yalnızca yaptırımlar ve söylem düzeyinde kalmadığına işaret ediyor.
CBS News tarafından yayımlanan bir haberde ise ABD Kara Kuvvetleri Yedek birliklerinin Karayipler'den sorumlu Güney Komutanlığı'na destek vermesi için hazırlanan planlama belgelerinin Küba'ya ilişkin olduğu ileri sürüldü. Söz konusu iddia, Washington'ın olası senaryolara yönelik hazırlık yaptığı yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Havana'dan BM'de sert tepki
Kübalı yetkililer, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda ABD'nin politikalarına sert tepki gösterdi. Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parrilla, Trump'ın ülkesini "başarısız devlet" olarak nitelendirmesini eleştirdi ve ABD'nin Küba'ya yönelik yakıt ablukasına ve yaptırımlarına dikkat çekti.
Rodriguez Parrilla, "ABD yönetiminin amacı Küba'yı ele geçirmek, ülkeyi kontrol etmek ve ekonomisine hakim olmak" olduğunu söyledi. Küba yönetimi, bu söylemi Washington'ın adaya yönelik politikasının gerçek amacını ortaya koyan bir gösterge olarak değerlendiriyor.
Yakıt ablukası ve elektrik krizi
Küba yönetimi, ABD'nin uyguladığı yakıt ablukasının ülkenin petrol tedarikini ciddi biçimde sekteye uğrattığını belirtiyor. Ülkedeki elektrik şebekesinin de büyük ölçüde işlevsiz hale geldiği ve birçok bölgede elektriğin günde yalnızca bir veya iki saat sağlanabildiği aktarılıyor.
Bu tablo, ablukanın yalnızca enerji sektörüyle sınırlı kalmadığını, günlük yaşamın pek çok alanına yayıldığını gösteriyor. Elektrik kesintileri, ülkedeki altyapının işleyişini doğrudan etkiliyor.
Yaptırım baskısının son bir yılı
Küba-ABD geriliminin son bir yılı, ABD'nin adaya yönelik yaptırım baskısını artırdığı bir döneme denk geldi. Ocak ayı sonlarında ABD, adaya petrol sağlayan ülkelerden yapılan ithalata gümrük vergisi getirilmesine onay vermiş ve Küba'nın ABD ulusal güvenliğine yönelik bir tehdit oluşturduğu iddiasıyla olağanüstü hal ilan etmişti.
Bu adımın, Küba'nın yakıt sıkıntısını daha da ağırlaştırdığı belirtiliyor. Söz konusu sıkıntının elektrik üretimi, ulaşım, gıda üretimi, sağlık hizmetleri ve eğitimi olumsuz etkilediği ifade ediliyor.
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, mayıs ayında yaptığı açıklamada, ABD'nin adaya yönelik askeri tehdidinin benzeri görülmemiş seviyelere ulaştığını belirtmişti. Diaz-Canel, ülkeye yönelik herhangi bir saldırganlığın, halkın egemenliğini ve bağımsızlığını savunma kararlılığıyla karşılanacağı uyarısında bulunmuştu.
Sıkça Sorulan Sorular
Trump Küba hakkında ne söyledi?
Trump, yönetiminin Küba'daki durumda "temel bir değişim" aradığını belirterek, komünist rejimin şimdiye kadar karşılaştığı en büyük baskı altında olduğunu savundu. Rejimi "başarısız bir devlet" olarak nitelendiren Trump, "Düşecek" ifadesini kullandı.
ABD askeri müdahale seçeneğini gündemden çıkardı mı?
Amerika merkezli The Hill'in haberine göre Trump yönetimi, "Küba'ya yönelik olası bir askeri müdahale seçeneğini hiçbir zaman açık biçimde gündemden çıkarmadı." Kaynakta bu yönde resmi bir açıklama yer almıyor.
Küba Birleşmiş Milletler'de nasıl bir tepki verdi?
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parrilla, BM Genel Kurulu'nda Trump'ın ülkesini "başarısız devlet" olarak nitelendirmesini eleştirdi ve ABD'nin yakıt ablukası ile yaptırımlarına dikkat çekti. Rodriguez Parrilla, "ABD yönetiminin amacı Küba'yı ele geçirmek, ülkeyi kontrol etmek ve ekonomisine hakim olmak" dedi.
Küba'daki elektrik durumu nasıl?
Küba yönetimine göre ABD'nin yakıt ablukası ülkenin petrol tedarikini ciddi biçimde sekteye uğrattı. Ülkedeki elektrik şebekesinin büyük ölçüde işlevsiz hale geldiği ve birçok bölgede elektriğin günde yalnızca bir veya iki saat sağlanabildiği aktarılıyor.
ABD son aylarda hangi adımları attı?
Ocak ayı sonlarında ABD, adaya petrol sağlayan ülkelerden yapılan ithalata gümrük vergisi getirilmesine onay vermiş ve Küba'nın ABD ulusal güvenliğine yönelik bir tehdit oluşturduğu iddiasıyla olağanüstü hal ilan etmişti. Bu adımın Küba'nın yakıt sıkıntısını ağırlaştırdığı belirtiliyor.