
Kadın sağlığının korunmasında düzenli kontrollerin önemine dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Kadir Şahin, meme ve rahim ağzı kanserleri başta olmak üzere birçok hastalığın erken dönemde tespit edilebildiğini ifade etti. Şahin'in değerlendirmesine göre bazı hastalıklar uzun süre belirti vermeden ilerleyebiliyor; bu nedenle sağlık kuruluşuna yalnızca bir şikâyet ortaya çıktığında başvurmak yeterli değil.
Meme kanserinde erken tanı ve kendi vücudunu tanıma
Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu belirten Şahin, kadınların kendi vücutlarını tanımalarının ve olağan dışı değişikliklerde sağlık kuruluşuna başvurmalarının önemli olduğunu söyledi. Bu yaklaşım, tarama programlarının yanı sıra kişinin kendi bedenindeki değişimleri fark etmesini de kapsıyor.
Türkiye'de ulusal tarama programı kapsamında 40-69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi önerildiğini kaydeden Şahin, ailesinde meme kanseri öyküsü bulunan veya yüksek risk taşıyan kadınlarda ise tarama yaşının doktor değerlendirmesine göre değişebileceğini aktardı. Bu noktada belirleyici olan, kişinin kendi risk profiline uygun tarama planının hekimle birlikte belirlenmesi.
Rahim ağzı kanserinde HPV-DNA ve smear testleri
Rahim ağzı kanserinin düzenli taramalarla erken dönemde tespit edilebildiğini ve önlenebildiğini belirten Şahin, HPV-DNA ve smear testlerinin kansere dönüşebilecek hücresel değişikliklerin belirlenmesine yardımcı olduğunu dile getirdi.
Türkiye'de ulusal tarama programı kapsamında 30-65 yaş arasındaki kadınlara beş yılda bir HPV-DNA testi uygulandığını aktaran Şahin, kadınların yaşına, aile öyküsüne ve kişisel risklerine uygun sağlık kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurguladı.
Kontroller yalnızca kanser taramasından ibaret değil
Rutin kontrollerin yalnızca kanser taramalarından oluşmadığını belirten Şahin, kan şekeri, kolesterol, kan sayımı ve tiroit fonksiyonları gibi testlerin yanı sıra gerekli durumlarda kemik yoğunluğu ve kalın bağırsak kanseri taramalarının da yapılabileceğini ifade etti.
Bu değerlendirmelerin hastanın yaşı ve kişisel riskleri doğrultusunda planlanması gerektiğini söyleyen Şahin, kontrollerin tek seferlik bir işlem değil, süreklilik gerektiren bir süreç olduğuna işaret etti.
“Şikâyetim yok” demek yeterli değil
Bazı hastalıkların uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çeken Şahin, “Sağlık kuruluşuna yalnızca bir şikâyet ortaya çıktığında başvurmak yeterli değildir. Düzenli kontroller, hastalıkların erken aşamada tespit edilmesine ve tedavi seçeneklerinin daha etkili kullanılmasına yardımcı olur” dedi.
Koruyucu sağlıkta yaşam tarzı ve zamanında tarama
Sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve sigara gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmanın da koruyucu sağlık yaklaşımının önemli parçaları olduğunu belirten Şahin, kadınların yaş ve kişisel risklerine uygun taramalarını zamanında yaptırmaları gerektiğini söyledi.
Şahin, “Kadın sağlığında erken tanı ve şikâyet olmadan yapılan kontroller, olası hastalıkların erken dönemde tespit edilerek tedavi başarısının artırılmasında önemli rol oynuyor. Sağlığınızı ertelemeyin, düzenli kontrollerinizi ihmal etmeyin” ifadelerini kullandı.
Sıkça Sorulan Sorular
Meme kanseri taramasında mamografi hangi yaş aralığında ve hangi sıklıkta öneriliyor?
Dr. Kadir Şahin'e göre Türkiye'de ulusal tarama programı kapsamında 40-69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi öneriliyor.
Ailesinde meme kanseri öyküsü bulunan kadınlarda tarama yaşı değişir mi?
Şahin, ailesinde meme kanseri öyküsü bulunan veya yüksek risk taşıyan kadınlarda tarama yaşının doktor değerlendirmesine göre değişebileceğini kaydetti.
Rahim ağzı kanseri taramasında hangi testler kullanılıyor?
Şahin, HPV-DNA ve smear testlerinin kansere dönüşebilecek hücresel değişikliklerin belirlenmesine yardımcı olduğunu belirtti. Rahim ağzı kanserinin düzenli taramalarla erken dönemde tespit edilebildiğini ve önlenebildiğini ifade etti.
Türkiye'de HPV-DNA testi hangi yaş aralığında ve ne sıklıkla uygulanıyor?
Ulusal tarama programı kapsamında 30-65 yaş arasındaki kadınlara beş yılda bir HPV-DNA testi uygulandığını aktaran Şahin, kadınların yaşına, aile öyküsüne ve kişisel risklerine uygun kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurguladı.
Düzenli kontroller yalnızca kanser taramalarını mı kapsıyor?
Hayır. Şahin, rutin kontrollerin yalnızca kanser taramalarından ibaret olmadığını; kan şekeri, kolesterol, kan sayımı ve tiroit fonksiyonları gibi testlerin yanı sıra gerekli durumlarda kemik yoğunluğu ve kalın bağırsak kanseri taramalarının da yapılabileceğini ifade etti.