
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM), "Türkiye'de LGBTİ bireylerine ve savunucularına yönelik baskı ve hedefli saldırılar" başlıklı bir oturum düzenledi. Oturum sonunda kabul edilen kararda, "LGBTİ bireylere ve savunucularına yönelik baskı, sindirme, taciz ve şiddete derhal son verilmesi ve LGBTİ karşıtı mevzuatı kabul etmekten kaçınılması" çağrısı yer aldı. Karar 11'e karşı 38 oyla kabul edildi.
Oylamaya sadece 50 parlamenter katıldı; bir parlamenter çekimser kalmayı tercih etti. Strasbourg'da yapılan sonbahar oturumlarının olağan gündem maddeleri arasında bulunmayan konu, acil prosedür kapsamında ele alındı. AKPM üye ülkelerin meclislerinden seçilen 306 üyeden oluşuyor. Meclis tarafından alınan kararların bağlayıcılığı bulunmuyor.
Belgeyi İngiliz parlamenter Sam Rushworth kaleme aldı
Kararla ilişkili belge İngiliz parlamenter Sam Rushworth tarafından kaleme alındı. Belgede, AKPM'nin LGBTİ+ bireylere ve onları savunanlara karşı ciddi ve süregelen baskı dalgası karşısında derin endişe duyduğu ve bu kişilerle dayanışma içinde olduğu belirtildi.
AKPM'nin, "Ailem Güvende adlı operasyon kapsamında, LGBTİ+ bireylere ve onların hak savunucularına saldırmak amacıyla ailenin korunmasına dair bir söylemin kullanılmasından" endişe duyduğu da metne yansıtıldı. Meclis, son gelişmelerin giderek daha örgütlü ve kurumsallaşmış bir kampanyaya doğru bir kaymaya işaret ettiği görüşünde.
Kararda öne çıkan değerlendirmeler
Metinde, "Bu durum, geleneksel aile değerlerinin korunmasına yapılan atıfların, haklara yönelik orantısız kısıtlamaları veya her türlü şiddeti meşrulaştıramayacağını bir kez daha teyit etmektedir. LGBTİ bireylere ve insan hakları savunucularına yönelik baskı, ailenin korunması anlayışının tam tersidir" ifadeleri kullanıldı.
"LGBTİ bireylerin haklarına yönelik saldırılar, sıklıkla diğer gruplara yönelik saldırıların habercisidir ve demokrasinin zayıfladığının bir işaretidir" vurgusu da metnin öne çıkan unsurları arasında yer aldı.
Kararda ayrıca Türkiye'nin, Avrupa Konseyi üyesi bir devlet olarak demokratik değerleri, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve temel özgürlükleri koruma ve geliştirme taahhüdünde bulunduğu hatırlatıldı. LGBTİ bireylerin haklarına yönelik saldırıların, üstlenilen bu taahhütlerle çeliştiği kaydedildi.
Türkiye'den talepler
Kararda Türkiye'den bazı taleplerde de bulunuldu. Metne yansıtılan istekler şöyle sıralandı:
Türkiye'nin uluslararası yükümlülüklerine uyması,
Alıkonulanların derhal serbest bırakılması,
İfade, toplanma ve örgütlenme özgürlüğünün kullanılmasına dayalı suçlamaların düşürülmesi,
LGBTİ+ bireylere ve savunucularına yönelik baskı, sindirme, taciz ve şiddete derhal son verilmesi,
LGBTİ+ karşıtı mevzuat kabul etmekten kaçınılması,
Web sitelerine ve sosyal medya hesaplarına getirilen engellerin kaldırılması,
Onur Yürüyüşleri ve diğer LGBTİ+ etkinliklerine yönelik yasakların kaldırılması.
Oturuma katılım düşük kaldı
Katılımın oldukça düşük olduğu oturumda söz alan AKP Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan, operasyonların siyasi değil hukuki nitelikli olduğunu savundu. CHP Bartın milletvekili Aysu Bankoğlu ise iktidarın beğenmediği sesleri susturma çabası içinde olduğunu belirtti.
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk Özen, Ailem Güvende operasyonları için "cadı avı" nitelemesi yaptı. Yeni Parti İzmir milletvekili Gökçe Gökçen, "Operasyonlarda alınanların aileleri, 'Benim ailem de bir aile değil mi?' sorusunu soruyorlar" dedi.
AKP Konya Milletvekili Meryem Göka ise AKPM'deki ve ilgili karardaki suçlamaları reddederek, "Türkiye konusundaki eski anlatıların geri dönmesini" eleştirdi.
Değişiklik önergelerinin tamamı reddedildi
Karar tasarısına toplamda beş değişiklik önergesi verildi. Önergelerin tamamı, Türk delegasyonunda yer alan AKP ve MHP'li bazı parlamenterler tarafından sunuldu.
Değişiklik önergelerinde, Türkiye'de LGBTİ+ bireylere karşı organize ve kurumsallaşmış bir kampanya yürütüldüğünü ima etmenin hem haksız hem de temelsiz olduğu tezi öne çıkarıldı. Önergelerde taslağa konu olan operasyonların siyasi değil hukuki nitelikli olduğu vurgulandı. Hukuki işlemlerin tüm LGBTİ bireyleri değil, suç faaliyetlerine karıştığı iddia edilen kişi ve kuruluşları hedef aldığı da vurgulanan unsurlar arasında yer aldı.
Değişiklik önergelerinin hepsi, ilgili komitede yapılan değerlendirme sırasında üçte iki oyla reddedildi. Bu durumda kurallar gereği AKPM Genel Kurulu'nda değişiklik önergeleri için oylama yapılmadı ve önergelerin tamamı otomatik olarak reddedilmiş sayıldı.
AB de süreci yakın izlemede tutuyor
Son gelişmeler Avrupa Birliği (AB) tarafından da yakından izleniyor. Brüksel'de, müzakere sürecinde olan bir aday ülke olarak Türkiye'nin "cinsiyet kimliği veya cinsel yönelimi ne olursa olsun tüm bireylerin insan haklarına ve onuruna saygıyı teşvik etmesi ve güvence altına alması gerektiği" görüşü hakim.
AB, damgalama ve ayrımcılığın Birlik değerleriyle bağdaşmadığının da altını çiziyor. İfade özgürlüğü ile basın özgürlüğünün korunması gerektiğine vurgu yapan AB, tutuklamalar ile internet sitelerinin ve sosyal medya hesaplarının engellenmesi konusunda endişelerini gizlemiyor.
AKPM tarafından alınan kararların bağlayıcılığı bulunmuyor.
Sıkça Sorulan Sorular
AKPM'de hangi başlıkla bir oturum düzenlendi?
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nde, "Türkiye'de LGBTİ bireylerine ve savunucularına yönelik baskı ve hedefli saldırılar" başlıklı bir oturum düzenlendi. Konu, Strasbourg'daki sonbahar oturumlarının olağan gündem maddeleri arasında yer almamasına rağmen acil prosedür kapsamında ele alındı.
Karar kaç oyla kabul edildi ve oylamaya kaç parlamenter katıldı?
Karar 11'e karşı 38 oyla kabul edildi. Oylamaya sadece 50 parlamenter katıldı, bir parlamenter çekimser kaldı.
Kararla ilişkili belgeyi kim kaleme aldı?
Belge İngiliz parlamenter Sam Rushworth tarafından kaleme alındı. Belgede AKPM'nin, LGBTİ+ bireylere ve onları savunanlara karşı ciddi ve süregelen baskı dalgası karşısında derin endişe duyduğu ve bu kişilerle dayanışma içinde olduğu belirtildi.
Değişiklik önergelerine ne oldu?
Karar tasarısına toplamda beş değişiklik önergesi verildi; önergelerin tamamı Türk delegasyonunda yer alan AKP ve MHP'li bazı parlamenterler tarafından sunuldu. Önergelerin hepsi ilgili komitede üçte iki oyla reddedildi. Kurallar gereği AKPM Genel Kurulu'nda oylama yapılmadı ve önergeler otomatik olarak reddedilmiş sayıldı.
AKPM kararlarının bağlayıcılığı var mı?
Kaynakta yer alan bilgiye göre AKPM tarafından alınan kararların bağlayıcılığı bulunmuyor.