
Güllü adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut'un, Yalova'nın Çınarcık ilçesindeki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin davada, kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in yargılanmasına başlandı. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, hakkında “tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açılan tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter ile maktulün oğlu Tuğberk Yağız Hamza Gülter katıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da duruşmada hazır bulundu.
Sanık Gülter: “Çok ağır bir itham altındayım”
Mahkemede savunma yapan Tuğyan Ülkem Gülter, hakkındaki suçlamaları reddetti. Savunması sırasında zaman zaman gözyaşlarına hakim olamayan Gülter, yaklaşık 10 aydır yaşadıklarını anlatmak istediğini söyledi.
Sosyal medyada özel hayatının ve kendisiyle ilgili çok sayıda bilginin paylaşıldığını belirten Gülter, şu ifadeleri kullandı: “Çok ağır bir itham altındayım. Bu suçlamayı kabul etmiyorum. Paylaşımlardan çok rahatsızım.”
Olay günü anlatımı: “Bir baktım annem yoktu”
Gülter, olay günü yaşananlara ilişkin de mahkemede ayrıntılı savunma yaptı. Annesinin şarap açtığını ve birlikte vakit geçirdiklerini anlatan sanık, “Annem şarap açtı, şarap içmeye başladık. Annem şarkı söyledi, beraber klipleri izledik. Salonda kalkıp oynadık, gırgır şamata yaptık. Bir kere tuvalete gittim. Sonra odaya geçtik” dedi.
Sultan Nur Ulu'nun da kendileriyle birlikte olduğunu belirten Gülter, odaya geçtiklerinde Sultan'ın saçını ördüğünü ve daha sonra birlikte müzik eşliğinde oynadıklarını söyledi. Annesinin bir süre başka odada müzik dinlediğini anlatan Gülter, “Annemi aradım, açmadı. 'Anne müziğin sesini kıs' diye aradım. Normalde de odadan odaya birbirimizi arayabiliyoruz” ifadelerini kullandı.
Annesinin daha sonra yanlarına geldiğini belirten Gülter, olay anını şu sözlerle anlattı: “Annem girdi, benimle oynadı. Sultan'la da oynadık. Sultan aynaya bakıyordu, ben yanındaydım. Sonra çok büyük bir ses duyduk. Bir baktım annem yoktu. Sultan'a bağırdım. Sonra birlikte koşarak aşağı indik.” Annesinin pencereden düştüğü anı görmediğini savunan Gülter, “Arkam dönüktü. Pencereden düşmüş. Nasıl düştüğünü görmedim” dedi.
Mahkeme Başkanı'nın “Bir şeye temas ettiğini gördün mü?” sorusuna Gülter, “Görmedim” yanıtını verdi. Annesinin olay günü alkol alıp almadığının sorulması üzerine “Doğru” diyen Gülter, Mahkeme Başkanı'nın zeminde ıslaklık bulunup bulunmadığına ilişkin sorusuna ise “Fark etmedim” yanıtını verdi. Pencerenin önünde herhangi bir eşya bulunup bulunmadığı sorusu üzerine de “Başucumda çekmece duruyor” ifadelerini kullandı.
Müşteki Tuğberk Gülter: “Dünyanın en güzel annesiydi”
Müşteki Tuğberk Yağız Hamza Gülter, annesinin kılına zarar veren herkesten şikayetçi olduğunu söyledi. Olay günü ablasının kendisini arayarak annesinin düştüğünü söylediğini aktaran Gülter, bunun üzerine Çınarcık'a gittiğini ve hastanede polisin evdeki kameraları sorduğunu anlattı.
Annesini “Dünyanın en güzel annesiydi” sözleriyle anlatan Gülter, annesinin sık alkol aldığını, zaman zaman halüsinasyon gördüğünü ve birkaç kez düştüğünü belirtti.
Tanıklar dinlendi: Sultan Nur Ulu'nun beyanı
SEGBİS ile duruşmaya katılan tanık Kader Tut, kardeşinin ölümünün kaza olduğuna inanmadığını belirterek, “Kaza veya intihar olduğuna asla inanmıyorum kim veya kimler yaptıysa cezalandırılmalarını istiyorum” dedi.
Olay anını anlatan tanık Sultan Nur Ulu ise olay günü odada eğlendikleri sırada Tuğyan Ülkem Gülter'in içeri girdiğini belirterek, “Kafamı çevirdiğimde Tuğyan'ın üst baldırından tutarak annesinin yüzü dışarı doğru bakarken pencereden attığını gördüm. Yatağın üstündeki telefonu aldı, sonra 'koş' diye bağırdı. Koşarak peşinden aşağı indim” ifadelerini kullandı.
Ulu, korktuğu için olayın ardından yaşananları anlatmadığını, cenaze günü Gülter'in kendisine “Ben yanarsam seni de yakarım” dediğini öne sürdü.
Tanık Çağrı Kutlu da olaydan önce Gülter'in kendisine, “Abi, Tuğberk annemle çok güzel geçiniyor her istediğini yaptırıyor. Ben de annemle iyi geçineceğim ve annemi öldüreceğim” dediğini iddia etti. Tanık Kervan E. ise Gülter'in annesiyle zaman zaman husumet yaşadığını belirterek, sanığın kendisine “Annemin altınlarını çalacağım” ve “Annemin arkadaşı ve intikamı varmış” dediğini aktardı.
İddianamede ses kaydı ve olay sonrası iddialar
İddianamede, olay sırasında odada bulunan Sultan Nur Ulu'nun soruşturmanın ilk aşamalarında Gül Tut'un alkollü olduğunu ve pencereden düştüğünü söylediği, daha sonra verdiği ifadede ise olayın farklı şekilde gerçekleştiğini anlattığı kaydedildi. Ulu'nun sonraki ifadesinde, Tut'un yüzünün pencereye dönük olduğu sırada Gülter'in annesini kalça altından iki eliyle kavradığını, ayaklarını yerden keserek aşağı attığını söylediği belirtildi.
İddianamede ayrıca tanığın avukatıyla yaptığı kayda alınmış telefon görüşmesinde “Tuğyan'ın yaptığı şeylerin bedelini ödemek istemediğini” ve savcılığa giderek gerçekleri anlatacağını söylediği tespitine yer verildi. Savcılık, bu ses kaydının tanığın sonradan verdiği ifadesini desteklediğini değerlendirdi.
Olay sonrası işlemlere ilişkin olarak da iddianamede, Gülter ve Ulu'nun olaydan sonra İstanbul'da kaldıkları bir otelde yurt dışına nasıl çıkabilecekleri konusunda bir kişiyle telefon görüşmesi yaptıkları belirtildi. Görüşmede Ulu'ya, Gülter tarafından tehdit edilip edilmediğinin sorulduğu, Gülter'in ise araya girerek, “Tabii ki ediyorum, bir gün beni yalnız bırakırsa hakkımı helal etmem” dediği kaydedildi.
İddianamede, şüphelinin olayın ardından telefon değiştirdiği, cihazını fabrika ayarlarına döndürdüğü ve bazı mesajların silinmesini istediği hususları da destekleyici deliller arasında gösterildi.
Savcı ağırlaştırılmış müebbet istedi, duruşma 9 Ekim'e ertelendi
Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in “tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. Savcılık; mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışlara dayanarak bu cezayı istiyor.
Gülter, tanık beyanlarına karşı hazırladığı yazılı savunmayı okuyarak, “Gerçeği bir Allah, bir ben, bir de annem biliyor” dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 9 Ekim'e erteledi.
Sıkça Sorulan Sorular
Güllü'nün ölümüne ilişkin dava hangi mahkemede görülüyor?
Dava, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. Duruşmaya tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter ile maktulün oğlu Tuğberk Yağız Hamza Gülter katıldı; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da duruşmada hazır bulundu.
Tuğyan Ülkem Gülter hangi suçlamayla yargılanıyor?
Gülter hakkında “tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı. Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında bu cezayı ve tutukluluk halinin devamını talep etti.
Sanık Gülter olay gününü mahkemede nasıl anlattı?
Gülter, annesinin şarap açtığını, birlikte şarap içip şarkı söylediklerini, klipleri izleyip oynadıklarını söyledi. Sultan Nur Ulu'nun da yanlarında olduğunu belirten Gülter, büyük bir ses duyduğunu ve annesinin yerinde olmadığını gördüğünü, düşme anını ise görmediğini ifade etti.
Tanık Sultan Nur Ulu ne anlattı?
Ulu, “Kafamı çevirdiğimde Tuğyan'ın üst baldırından tutarak annesinin yüzü dışarı doğru bakarken pencereden attığını gördüm” dedi. İddianamede, Ulu'nun soruşturmanın ilk aşamalarında Gül Tut'un alkollü olduğunu ve pencereden düştüğünü söylediği, sonraki ifadesinde ise olayı farklı şekilde anlattığı kaydedildi.
Duruşmada hangi karar alındı?
Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 9 Ekim'e erteledi. Gülter duruşmada, tanık beyanlarına karşı hazırladığı yazılı savunmayı okuyarak “Gerçeği bir Allah, bir ben, bir de annem biliyor” dedi.