
ABD Başkanı Donald Trump, Ohio eyaletinde gerçekleştireceği ara seçim mitingine katılmak üzere Beyaz Saray'dan ayrılırken basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 3 Kasım'da yapılacak Kongre ara seçimleri yaklaşırken İran'la savaş konusunda ABD'nin ne durumda olduğuna ilişkin soruya Trump, "İran'ı resmen yerle bir ettik. Şimdi İran konusunda karar verme noktasındayım. Tek soru şu: Biz bu süreci kolay yoldan mı yoksa zor yoldan mı halledeceğiz?" yanıtını verdi. ABD Başkanı, açıklamasının devamında İran'ın nükleer silah planlarından fiilen vazgeçtiği yönünde bir yorumda bulundu. Trump'ın bu değerlendirmesi, taraflar arasında 18 Haziran'da varılan 14 maddelik mutabakat zaptının fiilen çökmesinin ardından yaşanan karşılıklı saldırılar ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimin sürdüğü bir dönemde geldi.
Beyaz Saray Önünde İran Sorusuna Yanıt
Trump, Ohio'daki ara seçim mitingi için Beyaz Saray'dan ayrılışı sırasında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Gündemin ana başlıklarından biri, 3 Kasım'da yapılacak Kongre ara seçimleri yaklaşırken ABD'nin İran'la savaş konusundaki mevcut durumu oldu. Basın mensuplarının bu konudaki sorusu üzerine Trump, ABD'nin İran'a yönelik tutumuna ilişkin net ifadeler kullandı. "İran'ı resmen yerle bir ettik" diyen Trump, bir sonraki aşamaya ilişkin karar sürecinde olduğunu vurguladı.
Trump'ın "Şimdi İran konusunda karar verme noktasındayım. Tek soru şu: Biz bu süreci kolay yoldan mı yoksa zor yoldan mı halledeceğiz?" sözleri, Washington'ın İran politikasında yeni bir karar eşiğinde olunduğuna işaret etti. ABD Başkanı, bu ifadelerinin ardından İran'ın nükleer silah planlarına ilişkin de bir değerlendirme yaptı. Trump, İran'ın nükleer silah planlarından fiilen vazgeçtiği yönünde yorumda bulundu. Kaynakta bu yoruma ilişkin ek bir detay, gerekçe veya zamanlamaya dair başka bir açıklama yer almadı.
18 Haziran'daki 14 Maddelik Mutabakat Ne Öngörüyordu
Taraflar, çatışmaların ardından 18 Haziran'da 14 maddelik bir mutabakat zaptı üzerinde anlaşmaya varmıştı. Mutabakatın temel hedefleri arasında ateşkesin sağlanması ve stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin en azından kısmen yeniden başlaması bulunuyordu. Anlaşma, hem sahadaki çatışmaların durdurulmasını hem de deniz ticaretinin güvenliğine yönelik adımları aynı çerçevede ele alıyordu.
Mutabakatın içeriğine göre, İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması öngörülüyordu. Buna karşılık ABD, İran ve müttefiklerinin "tüm cephelerde" askeri operasyonları durdurması hükme bağlanmıştı. Metinde ayrıca ABD'nin deniz ablukasını kaldırması ve İran'a yönelik bazı yaptırımları hafifletmesi gibi hükümler yer aldı. Bu maddeler, ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve taraflar arasında gerilimin düşürülmesi amacıyla mutabakat zaptına dahil edilmişti.
Hürmüz Boğazı ve Ticari Gemilerin Güvenli Geçişi
Anlaşmanın en dikkat çeken başlıklarından biri, Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiğine ilişkin düzenlemelerdi. Stratejik öneme sahip boğazdaki deniz trafiğinin en azından kısmen yeniden başlaması, mutabakatın temel hedefleri arasında sayılmıştı. Bu çerçevede İran'ın, ticari gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişini sağlamak için "elinden gelen çabayı" göstereceği taahhüt altına alınmıştı.
Mutabakata göre İran, gelecekte boğazdaki gemi trafiğinin düzenlenmesi konusunda Umman ile görüşecekti. Bu hüküm, boğazdaki seyrüseferin düzenlenmesi ve güvenli geçişin sürdürülebilir hale getirilmesi için diplomatik bir mekanizma öngörüyordu. Anlaşma, hem ateşkesin korunmasını hem de deniz ticaretinin aksamadan devam etmesini hedefleyen bir yapı üzerine kurulmuştu.
Mutabakat Neden Fiilen Çöktü
Ancak varılan ateşkes uzun sürmedi. Tarafların yeniden karşılıklı saldırılara başlamasıyla 14 maddelik mutabakat fiilen çöktü. Kaynakta ateşkesin ne kadar süre devam ettiğine veya çöküşün kesin tarihine ilişkin ek bir bilgi yer almazken, karşılıklı saldırıların mutabakatı işlevsiz hale getirdiği belirtildi.
Bu süreçte İran, izinsiz geçiş yapmaya çalıştığını öne sürdüğü gemileri hedef aldı. ABD ise Hürmüz Boğazı çevresindeki İran tesislerine ve ülke açıklarındaki İran tankerlerine saldırdı. Karşılıklı bu hamleler, hem ateşkes hükümlerinin hem de Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilerin güvenli geçişine yönelik taahhütlerin sahada uygulanamadığını gösterdi.
Abluka, Yaptırımlar ve Ağustos Ayındaki Saldırılar
Mutabakatın çökmesinin ardından Washington, İran limanlarına yönelik ablukasını sürdürdü. ABD, ablukayı kaldırmaya yönelik mutabakat hükmünü uygulamaya koymazken, İran'a yönelik yaptırımları da artırdı. Kaynakta yaptırımların kapsamına veya hangi alanlarda artırıldığına dair ayrıntı yer almadı, yalnızca yaptırımların artırıldığı bilgisi paylaşıldı.
Washington, ağustos ayında tekrar saldırılara başladı. Kaynakta ağustos ayındaki saldırıların hedefi, kapsamı veya süresine ilişkin ek detay bulunmazken, bu saldırıların Hürmüz Boğazı çevresindeki İran tesislerine ve ülke açıklarındaki İran tankerlerine yönelik önceki saldırılarla aynı gerilim hattının devamı olduğu belirtildi. Böylece 18 Haziran mutabakatıyla hedeflenen ateşkes ve Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğinin yeniden başlaması hedefleri, karşılıklı saldırılar, süren abluka ve artan yaptırımlar nedeniyle hayata geçirilemedi.
Sıkça Sorulan Sorular
Trump İran hakkında ne söyledi?
Trump, "İran'ı resmen yerle bir ettik. Şimdi İran konusunda karar verme noktasındayım. Tek soru şu: Biz bu süreci kolay yoldan mı yoksa zor yoldan mı halledeceğiz?" dedi ve İran'ın nükleer silah planlarından fiilen vazgeçtiği yönünde yorumda bulundu.
Trump açıklamayı nerede ve hangi bağlamda yaptı?
Trump, Ohio eyaletinde gerçekleştireceği ara seçim mitingi için Beyaz Saray'dan ayrılırken basın mensuplarının sorularını yanıtlarken konuştu. Açıklama, 3 Kasım'da yapılacak Kongre ara seçimleri yaklaşırken İran'la savaş konusunda ABD'nin ne durumda olduğu sorusu üzerine geldi.
18 Haziran mutabakatı neyi içeriyordu?
Taraflar 18 Haziran'da 14 maddelik mutabakat zaptında anlaştı. Mutabakat, İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamasını, ABD, İran ve müttefiklerinin tüm cephelerde askeri operasyonları durdurmasını, ABD'nin deniz ablukasını kaldırmasını ve bazı yaptırımları hafifletmesini öngörüyordu.
Hürmüz Boğazı ile ilgili mutabakatta ne öngörülmüştü?
Mutabakatın temel hedefleri arasında ateşkesin sağlanması ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin en azından kısmen yeniden başlaması vardı. İran'ın ticari gemilerin güvenli geçişi için elinden gelen çabayı göstermesi ve gelecekte boğazdaki gemi trafiğinin düzenlenmesi için Umman ile görüşmesi öngörülmüştü.
Ateşkes neden sona erdi ve sonrasında ne oldu?
Ateşkes, tarafların yeniden karşılıklı saldırılara başlamasıyla fiilen çöktü. İran izinsiz geçiş yaptığını öne sürdüğü gemileri hedef alırken, ABD Hürmüz Boğazı çevresindeki İran tesislerine ve ülke açıklarındaki İran tankerlerine saldırdı. Washington ablukayı sürdürüp yaptırımları artırdı ve ağustos ayında tekrar saldırılara başladı.