
BBVA Research, Türkiye bankacılık sektöründe kredi büyümesinin makroihtiyati kısıtlamaların etkisiyle ivme kaybetmeye devam ettiğini açıkladı. Kurum, 2026 yılı için özkaynak kârlılığı (ROE) beklentisini yaklaşık %25 seviyesinde korurken, risklerin aşağı yönlü olduğuna dikkat çekti. Raporda kredi büyümesindeki yavaşlama, kamu ve özel bankalar arasındaki ayrışma, dolarizasyon, kârlılık ve aktif kalitesine ilişkin güncel değerlendirmelere yer verildi.
Kamu Bankalarında Büyüme Daha Güçlü Seyrediyor
Rapora göre kamu bankalarındaki kredi büyümesi özel bankalara kıyasla daha güçlü seyrederken, iki grup arasındaki ayrışma eylül ayında daha belirgin hale geldi. Kamu ve özel bankalar arasındaki farklılaşmanın kredi alt segmentlerinin tamamında görüldüğü belirtildi.
BBVA Research, temel senaryosunda kredi büyüme sınırı uygulamasının 2027 boyunca devam etmesini bekliyor. Bu çerçevede destekli kredi paketlerinin yanı sıra özellikle ticari kredilerde büyüme sınırlarına yönelik yeni düzenlemelerin gündeme gelebileceği öngörülüyor.
Bankacılıkta Dolarizasyon Düşük Seviyede Kalıyor
Bankacılık sektöründe dolarizasyonun düşük seviyelerde kaldığı, kamu bankalarında oranın %35'in altına gerilediği ifade edildi. Raporda kurun dezenflasyon sürecinin temel çıpası olmaya devam ettiği vurgulandı.
TL mevduata yönelik düzenlemeler ve yüksek reel faizlerin, TL talebi ile kur istikrarını destekleyen önemli bir tampon olmayı sürdüreceği öngörüldü. Bu unsurların kur istikrarı ve TL talebi açısından destekleyici rolünün devam etmesi bekleniyor.
Kârlılık Üzerindeki Baskı Sürüyor
Bankacılık sektöründe kârlılık üzerindeki baskının devam ettiği ancak bozulma hızının yavaşladığı kaydedildi. Mevduat bankalarının net kârı temmuz ayındaki daralmanın ardından ağustosta aylık bazda %18 arttı. Kümülatif özkaynak kârlılığı ise %23 seviyesine geriledi.
Özel bankalarda net faiz gelirinin kârlılığa katkısının iyileşmeye devam ettiği, buna karşın alım-satım işlemlerinden kaynaklanan sonuçların sektör kârlılığını baskıladığı belirtildi. TL fonlama maliyetlerindeki ilave düşüşün marjları desteklemesi beklenirken, kredi büyümesindeki yavaşlama ve artan maliyetlerin özkaynak kârlılığındaki toparlanmayı sınırlayabileceği ifade edildi.
Takipteki Kredilerde Yükseliş Bekleniyor
Aktif kalitesindeki bozulmanın özellikle tüketici kredileri öncülüğünde kademeli olarak sürdüğü belirtildi. Toplam takipteki kredi oranının tarihsel olarak düşük seviyelerde kalmaya devam ettiği, ancak özellikle ihtiyaç kredilerindeki takip oranının dikkat gerektirdiği kaydedildi.
BBVA Research, önümüzdeki aylarda takipteki kredi oranı ile risk maliyetinin yükselmeye devam etmesini bekliyor. Hanehalkı bilançolarındaki baskı ve yatırım fonlarıyla bağlantılı son kayıpların da yukarı yönlü ilave risk oluşturduğu ifade edildi.
Sıkça Sorulan Sorular
BBVA Research kredi büyümesine ilişkin ne tespit etti?
BBVA Research, Türkiye bankacılık sektöründe kredi büyümesinin makroihtiyati kısıtlamaların etkisiyle ivme kaybetmeye devam ettiğini belirtti.
Kamu ve özel bankalar arasındaki ayrışma nasıl seyrediyor?
Rapora göre kamu bankalarındaki kredi büyümesi özel bankalara kıyasla daha güçlü seyrederken, iki grup arasındaki ayrışma eylülde daha belirgin hale geldi ve farklılaşma kredi alt segmentlerinin tamamında görüldü.
Kredi büyüme sınırına ilişkin beklenti nedir?
BBVA Research, temel senaryosunda kredi büyüme sınırı uygulamasının 2027 boyunca devam etmesini bekliyor ve destekli kredi paketlerinin yanı sıra özellikle ticari kredilerde büyüme sınırlarına yönelik yeni düzenlemelerin gündeme gelebileceğini öngörüyor.
Bankacılıkta dolarizasyon ve kârlılık görünümü nasıl?
Dolarizasyonun düşük seviyelerde kaldığı, kamu bankalarında oranın %35'in altına gerilediği belirtildi. Kârlılık üzerindeki baskının sürdüğü ancak bozulma hızının yavaşladığı, mevduat bankalarının net kârının ağustosta aylık %18 arttığı ve kümülatif özkaynak kârlılığının %23'e gerilediği kaydedildi.
Takipteki kredilere ilişkin beklenti nedir?
Aktif kalitesindeki bozulmanın tüketici kredileri öncülüğünde kademeli sürdüğü, toplam takipteki kredi oranının tarihsel olarak düşük kaldığı ancak ihtiyaç kredilerindeki oranın dikkat gerektirdiği belirtildi. Önümüzdeki aylarda takipteki kredi oranı ile risk maliyetinin yükselmeye devam etmesi bekleniyor.