
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, parlamentoyu feshederek 29 Kasım Pazar günü erken genel seçime gidileceğini açıkladı. Hükümetinin daha fazla reform yapabilmesi için seçmen desteğini yenilemesi ve artırması gerektiğini belirten Sanchez, kararını olağanüstü Bakanlar Kurulu toplantısının ardından duyurdu. Sanchez, seçmenlere seslenerek “İspanyolların kendileri ve ülkeleri için nasıl bir gelecek istediklerine karar verme zamanı geldi. Artık karar sizin” dedi. Açıklama, üç yılı aşkın süredir görev yapan ilerici koalisyon hükümetinin karşı karşıya kaldığı siyasi ve ekonomik koşulların değerlendirilmesiyle birlikte geldi.
Sanchez erken seçim kararını nasıl duyurdu?
Pedro Sanchez, yaptığı açıklamada mevcut yasama döneminde hükümetin karşılaştığı tabloyu değerlendirerek erken seçim kararını kamuoyuna ilan etti. Sanchez, Devlet Başkanı’nı usulüne uygun şekilde bilgilendirdikten sonra sabah saatlerinde olağanüstü Bakanlar Kurulu toplantısı düzenlediğini ve bu toplantıda parlamentoyu feshetme kararı aldığını söyledi. Kararın yasada öngörülen süreler doğrultusunda alındığını belirten Sanchez, “29 Kasım Pazar günü genel seçim yapılmasına karar verdim” ifadesini kullandı.
Sanchez, erken seçime gitme gerekçesini bekleyen reformların kapsamlı biçimde hayata geçirilmesi ve vatandaşların eşitsizlik düzeylerini azaltabilmesinin sağlanması olarak açıkladı. Daha geniş bir parlamento çoğunluğuna ihtiyaç duyduklarını vurgulayan Sanchez, parlamentoda çok daha geniş, ilerici bir çoğunluk elde edilmesi gerektiğini dile getirdi. Bu çoğunluk sayesinde elitlerin direncinin kırılabileceğini, yeni toplumsal kazanımlar elde edilebileceğini ve İspanya’yı dönüştürmeye devam edebileceklerini ifade etti.
Zorlu uluslararası ortam ve parlamentodaki sert tartışmalar
Sanchez, mevcut yasama döneminde hükümetin zorlu bir uluslararası ortamla karşı karşıya kaldığını söyledi. Bu döneme ticari gerilimlerin, enerji krizlerinin ile Avrupa ve Orta Doğu’daki savaşların damga vurduğunu belirtti. Uluslararası alandaki bu gelişmelerin hükümetin görev yaptığı üç yılı aşkın sürenin koşullarını belirlediğini ifade etti.
Parlamentodaki siyasi tabloyu da eleştiren Sanchez, oldukça sert tartışmaların yaşandığı bir parlamentoda çalışmak zorunda kaldıklarını dile getirdi. Sanchez, bu duruma ilişkin değerlendirmesini şu sözlerle aktardı: “Burada birçok kişi, anlamsız biçimde, ‘uzlaşmayı’ ‘vazgeçmekle’, ‘engellemeyi’ ise ‘kazanmakla’ karıştırıyor. Seçimlere katılmayan ancak ülkemizi kontrol etmeyi sürdürmek isteyen çok güçlü ekonomik ve toplumsal elitlerle mücadele etmek zorunda kaldık. Ayrıca demokrasimizin gördüğü en kötü muhalefetle karşı karşıya kaldık.”
Sanchez, muhalefeti devlet sorumluluğu taşımamakla eleştirdi. Bu muhalefetin seçim sisteminin meşruiyetini sürekli sorguladığını, önlemleri engellediğini ve ülke için yararlı politikalara karşı oy kullandığını söyledi. Bu yaklaşımın yasama faaliyetlerini zorlaştırdığını ve reform süreçlerini yavaşlattığını ima etti.
Son üç yılın ekonomi ve sosyal politikaları
Hükümetinin son üç yıldaki ekonomik ve sosyal politikalarına değinen Sanchez, İspanya’nın bu dönemde Avrupa Birliği’nde en hızlı büyüyen ve en fazla istihdam yaratan ekonomi haline geldiğini belirtti. Satın alma gücünün arttığını, eşitsizlik ve yoksulluk oranlarının ise gerilediğini ifade etti. Bu verileri hükümetin uyguladığı politikaların sonuçları olarak sundu.
Sanchez, bu dönemde atılan adımları da sıraladı. Burslar, ebeveyn izinleri, sağlık hizmetleri, yenilenebilir enerji ve konut alanlarında yapılan düzenlemeleri örnek gösterdi. Bu başlıklarda ilerleme kaydedildiğini ancak hedeflerin tamamına ulaşılamadığını da kabul etti.
Hükümetin eksik kaldığı noktalara da değinen Sanchez, toplumsal çoğunluğun bir bölümünde memnuniyetsizlik olduğunu bildiğini söyledi. Sanchez, “Çıkarlarının parlamentoda birkaç kişinin yararına nasıl ayaklar altına alındığını görmenin onları öfkelendirdiğini biliyorum. Bizim de hatalar yaptığımızı ve yapmak istediğimiz her şeyi başaramadığımızı biliyorum. Düzeltilmesi gereken hâlâ birçok adaletsizlik var” dedi. Ulaşılması gereken birçok toplumsal hedef ve çözülmesi gereken birçok sorun bulunduğunu, özellikle eşitsizlik, kamu hizmetleri ve konuta erişim alanlarında yapılması gerekenler olduğunu vurguladı. Ardından “Ancak gerçek şu ki daha fazlasını yapmak için halkın desteğini yenilememiz ve artırmamız gerekiyor” ifadesini kullandı.
Daha geniş ilerici çoğunluk ihtiyacı ve seçim takvimi
Sanchez, erken seçim kararının temel gerekçesini parlamentoda daha geniş bir çoğunluk ihtiyacı olarak açıkladı. Bekleyen reformları kapsamlı biçimde hayata geçirmek ve vatandaşların eşitsizlik düzeylerini azaltabilmesini sağlamak için harekete geçilmesi gerektiğini söyledi. Parlamentoda çok daha geniş, ilerici bir çoğunluk elde edilmesi halinde elitlerin direncinin kırılabileceğini ve yeni toplumsal kazanımlar elde edilebileceğini belirtti.
Seçim takvimine ilişkin olarak Sanchez, Devlet Başkanı’nın bilgilendirilmesi ve olağanüstü Bakanlar Kurulu toplantısının ardından alınan kararı paylaştı. Parlamentonun feshedildiğini ve yasada öngörülen süreler doğrultusunda seçimin 29 Kasım Pazar günü yapılacağını duyurdu. Bu açıklamayla birlikte İspanya’da erken seçim süreci resmen başlamış oldu.
Aşırı sağ uyarısı ve seçmene çağrı
Sanchez, İspanya’nın ve dünyanın karmaşık bir dönüşüm ve geçiş döneminden geçtiğini söyledi. Erken seçimin ülkenin izleyeceği siyasi yön konusunda bir tercih anlamına geleceğini ifade etti. Seçmenlere doğrudan seslenerek ülkenin geleceğine ilişkin kararın kendilerine ait olduğunu vurguladı.
Sanchez, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “İspanyolların kendileri ve ülkeleri için nasıl bir gelecek istediklerine karar verme zamanı geldi. Artık karar sizin. İspanyollar bu dönemde nasıl bir rol oynamak istediklerine ve İspanya’nın nasıl bir rol üstlenmesini istediklerine karar vermeli. İktidara geldiği her yerde geriye gidişe yol açan aşırı sağ dalgaya katılmak mı istiyorsunuz, yoksa İspanya’nın açıklığın, sosyal adaletin ve çevresel sorumluluğun kalesi olmaya devam etmesini mi istiyorsunuz? Ülkemizin geriye gitmesini mi, ilerlemeye devam etmesini mi istiyorsunuz?”
Seçmenlere olan güvenini dile getiren Sanchez, “Ben vatandaşlarıma güveniyorum. Çünkü zorluklar karşısında güçlenen, cesur ve dayanışmacı bir halk olduğunuzu biliyorum. Bu nedenle var gücümüzle çalışacağız. Güveninizi hak etmek için çalışacağız. Umut yaratmak için ve yeniden kazanmak için” dedi. Bu sözlerle kampanya dönemine ilişkin yaklaşımını da özetlemiş oldu.
Sıkça Sorulan Sorular
İspanya'da erken genel seçim ne zaman yapılacak?
Kaynakta yer alan açıklamaya göre İspanya'da erken genel seçim 29 Kasım Pazar günü yapılacak. Karar, Başbakan Pedro Sanchez tarafından olağanüstü Bakanlar Kurulu toplantısının ardından duyuruldu ve parlamentonun feshedildiği belirtildi.
Pedro Sanchez erken seçim kararını nasıl açıkladı?
Pedro Sanchez, Devlet Başkanı'nı usulüne uygun şekilde bilgilendirdikten sonra sabah saatlerinde olağanüstü Bakanlar Kurulu toplantısı düzenleyerek parlamentoyu feshetme ve 29 Kasım'da seçime gitme kararı aldığını açıkladı. Kararı yasada öngörülen süreler doğrultusunda aldığını ifade etti.
Sanchez neden daha geniş bir parlamento çoğunluğuna ihtiyaç duyduğunu söyledi?
Sanchez, bekleyen reformları kapsamlı biçimde hayata geçirmek ve vatandaşların eşitsizlik düzeylerini azaltabilmesini sağlamak için parlamentoda çok daha geniş, ilerici bir çoğunluk elde edilmesi gerektiğini söyledi. Bu çoğunlukla elitlerin direncinin kırılabileceğini ve yeni toplumsal kazanımlar elde edilebileceğini belirtti.
Sanchez hükümetinin son üç yıldaki ekonomi ve sosyal politikalarına ilişkin neler söyledi?
Sanchez, İspanya'nın bu dönemde Avrupa Birliği'nde en hızlı büyüyen ve en fazla istihdam yaratan ekonomi haline geldiğini, satın alma gücünün arttığını, eşitsizlik ve yoksulluk oranlarının gerilediğini söyledi. Burslar, ebeveyn izinleri, sağlık hizmetleri, yenilenebilir enerji ve konut alanlarında adımlar atıldığını da sıraladı.
Sanchez seçmenlere yönelik aşırı sağ uyarısında ne dedi?
Sanchez, seçmenlere iktidara geldiği her yerde geriye gidişe yol açan aşırı sağ dalgaya katılmak ile İspanya'nın açıklığın, sosyal adaletin ve çevresel sorumluluğun kalesi olmaya devam etmesi arasında bir tercih yapılması gerektiğini söyledi ve ülkenin geriye gitmesi ile ilerlemeye devam etmesi arasında karar verilmesi gerektiğini ifade etti.