
Telefonu sık kontrol etme davranışının hangi noktada problemli kullanıma dönüştüğünü değerlendiren İstinye Üniversitesi Medical Park Gaziosmanpaşa’dan Klinik Psikolog Ayşe Sena Sarıdoğan Öztürk, otomatik kontrol, kullanım süresinin uzaması ve telefondan uzak kalındığında yaşanan huzursuzluğun dikkat edilmesi gereken işaretler olduğunu söyledi. Öztürk, telefonla vakit geçirmek için uyku saatini sürekli ertelemenin de problemli kullanım kapsamında ele alınması gerektiğini ifade etti.
Öztürk, bir mesaj veya e-postayı kontrol etmek için telefona bakıldığında planlanandan çok daha uzun süre telefonda kalınmasının davranış üzerindeki kontrolün azalmasıyla ilişkili olabileceğini, sık kontrolün dikkat bölünmesine yol açabileceğini ve yatmadan önce ekran ışığına maruz kalmanın uyku hijyenini bozabileceğini dile getirdi. Ebeveynlerin çocukların telefon kullanımını sınırlandırırken ani ve açıklamasız yasaklardan kaçınması gerektiğini de vurguladı.
Problemli Kullanım Ne Zaman Başlıyor?
Klinik Psikolog Ayşe Sena Sarıdoğan Öztürk, telefonu sık kontrol etme davranışının hangi noktada problemli kullanıma dönüştüğüne ilişkin değerlendirmede bulundu. Öztürk, "Telefona ihtiyacımız olmadığı halde otomatik olarak bakmak, kısa süreli bir kontrolün uzun süreli kullanıma dönüşmesi ve telefondan uzak kalındığında huzursuzluk yaşanması problemli kullanıma işaret edebilir. Telefonla vakit geçirmek için uyku saatini sürekli ertelemek de dikkat edilmesi gereken bir durumdur" dedi.
Bu dört durumun birlikte ya da ayrı ayrı görülmesinin, kullanımın sorunlu bir boyuta taşındığını gösterebileceğini belirten Öztürk, özellikle ihtiyaç dışı otomatik bakma davranışının ve kısa kontrol niyetiyle başlayan kullanımın uzamasının takip edilmesi gerektiğini aktardı.
Kısa Kontrol Neden Uzun Süreye Dönüşüyor?
Bir mesaj veya e-postayı kontrol etmek için telefona bakıldığında planlanandan çok daha uzun süre telefonda kalınmasının davranış üzerindeki kontrolün azalmasıyla ilişkili olabileceğini söyleyen Öztürk, bu duruma ilişkin "Bir mesaj ya da e-posta kontrol etmek için elimize aldığımız telefonun çok daha uzun süreler elimizde olması, davranışımız üzerindeki kontrolün azalmış olduğunu gösterebilir. Ödül sistemi sayesinde bu davranış zamanla otomatikleşebilir" ifadelerini kullandı.
Öztürk'ün açıklamasına göre, kısa süreli kontrol amacıyla başlayan kullanımın uzaması, ödül sistemi nedeniyle zamanla otomatik bir davranış haline gelebiliyor ve kişinin davranış üzerindeki kontrolünün azaldığına işaret edebiliyor.
Sık Kontrol Dikkat ve İş Performansını Nasıl Etkiliyor?
Telefonu sık kontrol etmenin dikkat süresi, odaklanma ve günlük iş performansı üzerindeki etkisine değinen Öztürk, etkinin herkeste aynı olmadığını vurguladı. Öztürk, "Etkisi herkeste aynı olmamakla birlikte, sık telefon kontrolü daha fazla dikkat bölünmesine neden olabilir. Özellikle zihinsel emek isteyen işlerde daha fazla hata yapma, iş bitirme süresinin uzaması, işlerin sık yarıda bırakılması, unutkanlık hissi ve işe başlamanın zorlaşması görülebilir" diye konuştu.
Bu kapsamda sık telefon kontrolünün, zihinsel emek gerektiren işlerde hata artışı, işlerin tamamlanma süresinin uzaması ve işlerin yarıda bırakılması gibi sonuçlarla ilişkilendirilebileceği belirtildi.
Uyku Düzeni ve Çocuklarda Telefon Sınırı İçin Uyarılar
Telefon bırakıldığında yaşanan huzursuzluk, sıkılma veya bir şeyleri kaçırma hissinin hafif düzeyde görülebileceğini belirten Öztürk, "Telefonu sık kullandığımızda beynimiz sürekli uyaranlara alışıyor. Telefonu bıraktığımızda ise bu uyaranlara maruz kalma azalıyor ve ‘Bir şey kaçırıyorum’ hissi ortaya çıkabiliyor. Ancak telefon yanımızda değilken belirgin huzursuzluk yaşamak ve telefonu kontrol etmeden rahatlayamamak dikkat çekici bir noktaya işaret ediyor" ifadelerini kullandı.
Özellikle yatmadan önce telefon kullanımının uyku düzeni ve kalitesi üzerindeki etkisine dikkat çeken Öztürk, "Ekran ışığına, özellikle mavi ağırlıklı ışığa maruz kalmak melatonin artışını ve uykuya hazırlık sürecini olumsuz yönde etkileyebilir. Beyin henüz gündüz sinyali alabilir ve bunun sonucunda uyku hijyeninin bozulma ihtimali ortaya çıkabilir" açıklamasında bulundu.
Ebeveynlerin çocukların telefon kullanımını sınırlandırırken ani ve açıklamasız yasaklardan kaçınması gerektiğini söyleyen Öztürk, "Ani ve açıklamasız yasaklar işe yaramayabilir. Çocuk nedenini anlamadığında bunu bir güç savaşına dönüştürebilir. Yemeğini veya ödevini bitirdiğinde telefonu ödül olarak vermek de telefonu çocuk için daha cazip hale getirebilir" dedi.
Sıkça Sorulan Sorular
Telefonu sık kontrol etme ne zaman problemli kullanıma işaret eder?
Klinik Psikolog Ayşe Sena Sarıdoğan Öztürk'e göre telefona ihtiyaç olmadığı halde otomatik olarak bakmak, kısa süreli bir kontrolün uzun süreli kullanıma dönüşmesi, telefondan uzak kalındığında huzursuzluk yaşanması ve telefonla vakit geçirmek için uyku saatini sürekli ertelemek problemli kullanıma işaret edebilir.
Bir mesaj kontrolü için alınan telefonun uzun süre elde kalması ne anlama geliyor?
Öztürk, bir mesaj ya da e-posta kontrol etmek için ele alınan telefonun çok daha uzun süre elde kalmasının davranış üzerindeki kontrolün azalmış olduğunu gösterebileceğini ve ödül sistemi sayesinde bu davranışın zamanla otomatikleşebileceğini belirtti.
Sık telefon kontrolü dikkat ve iş performansını nasıl etkiliyor?
Öztürk, etkisi herkeste aynı olmamakla birlikte sık telefon kontrolünün daha fazla dikkat bölünmesine neden olabileceğini, özellikle zihinsel emek isteyen işlerde daha fazla hata yapma, iş bitirme süresinin uzaması, işlerin sık yarıda bırakılması, unutkanlık hissi ve işe başlamanın zorlaşmasının görülebileceğini söyledi.
Telefon bırakıldığında hissedilen huzursuzluk normal mi?
Öztürk, telefon bırakıldığında huzursuzluk, sıkılma veya bir şeyleri kaçırma hissinin hafif düzeyde görülebileceğini, beynin sürekli uyaranlara alışması nedeniyle uyaran azalınca 'Bir şey kaçırıyorum' hissi ortaya çıkabileceğini, ancak telefon yanımızda değilken belirgin huzursuzluk yaşamak ve kontrol etmeden rahatlayamamanın dikkat çekici olduğunu ifade etti.
Yatmadan önce telefon kullanımı ve çocuklarda telefon sınırı hakkında uzman ne öneriyor?
Öztürk, yatmadan önce ekran ışığına özellikle mavi ağırlıklı ışığa maruz kalmanın melatonin artışını ve uykuya hazırlık sürecini olumsuz etkileyebileceğini, beynin gündüz sinyali alabileceğini ve uyku hijyeninin bozulabileceğini belirtti. Ebeveynlerin ani ve açıklamasız yasaklardan kaçınması, çocuğun nedenini anlamaması halinde bunun güç savaşına dönüşebileceği ve yemeğini veya ödevini bitirdiğinde telefonu ödül olarak vermenin telefonu daha cazip hale getirebileceği uyarısında bulundu.