
Klasik müziği Anadolu'nun geleneksel ses dünyasıyla buluşturan piyanist ve besteci Dengin Ceyhan, Paris'ten Hollanda'ya, Brüksel'den Hong Kong'a uzanan uluslararası resital turnesini arkasında hiçbir kurumsal yapı olmaksızın sürdürüyor. Organizatörü yok, menajer yok; salonlarla doğrudan iletişime geçmekten lojistik planlamaya, reklamasyon çalışmalarından finansal sürece kadar her aşamayı bizzat yönetiyor. Ceyhan, Habertürk HT Stüdyo'ya verdiği röportajda bu tek kişilik mücadelenin perde arkasını, Türkiye'deki sahne düzenine ilişkin gözlemlerini ve ABD vize sürecinde yaşadıklarını aktardı.
8 Yaşında Başlayan Yolculuk, 15 Yıllık Konservatuvar Eğitimi
Dengin Ceyhan, piyanoya 8 yaşında Antakya'da Natalia Soğuksu'nun öğrencisi olarak adım attı. "Oldukça yaramaz bir çocukluk geçirdiğim için bana sabreden, piyanoyu sevdiren ilk kişi olması açısından kendisinin hayatımda çok özel ve büyük bir yeri vardır" diyen Ceyhan, 11 yaşında Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı sınavlarını kazandı. Ortaokul, lise, lisans ve yüksek lisans kademelerini kapsayan yaklaşık 15 yıllık kesintisiz eğitim sürecinde temel hocası Prof. Binnur Ekber oldu. Bu süreçte sınıf çalışmaları kapsamında İdil Biret, Gülsin Onay, Misha Dacic ve Daniel Gortler gibi isimlerle de bir araya geldi. Ceyhan, İdil Biret'in entelektüel disiplini ve repertuvar genişliğini, Gülsin Onay'ın ise tuşesindeki zarafeti ve müzikal ifade gücünü kendisi için önemli ilham kaynakları olarak tanımlıyor.
'Piyanonun Kadınları' Bir Kedinin Adından Doğdu
Ceyhan'ın uluslararası arenada öne çıkan projelerinden biri olan 'Piyanonun Kadınları', oldukça sıradan bir anın ürünü. 2020'de Ankara'dan İstanbul'a taşınan Ceyhan, kısa süre sonra sahiplendiği kedisine Clara Schumann'ın adını verdi; çünkü o dönemde klasik müzik dünyasında tanıdığı tek kadın besteci oydu. Bir gün kedisi Clara için Schumann'ın bir eserini çalmaya karar veren Ceyhan, notayı internetten bulup deşifre etti. Ardından bu eserleri dünyada başka piyanistlerin nasıl yorumladığını araştırdığında, Türk piyanistler arasında bu alanda herhangi bir çalışmaya rastlayamadı. "Bu eksikliği fark etmek bende bir kıvılcım yaktı" diyen sanatçı, projeyi büyüterek Avrupalı, Güney Amerikalı ve Türk kadın besteciler dahil dünyanın dört bir yanından 13 kadın bestecinin eserlerini kapsayan bir albüm ve konser projesine dönüştürdü. Clara Schumann, Lili Boulanger, Maria Szymanowska ve Mel Bonis bu isimler arasında yer alıyor.
'Anadolu'nun Yankıları' projesi ise anonim türkülerden klasik Türk müziğine, Ali Ekber Çiçek'in deyişlerinden Cahit Berkay'ın melodilerine ve Pentagram'ın rock tınılarına uzanan geniş bir yelpazede Anadolu coğrafyasının ortak sesini küresel dinleyicilere taşıyor.
Türkiye'de Sahne Bulmak: Liyakat Değil, Lobicilik
Ceyhan, uluslararası turnesinin çıkış noktasını da anlattı. Türkiye'de çalmayı arzu ettiği prestijli sahnelerden biriyle görüşmeye gittiğinde, projeyi satın alamayacaklarını, yalnızca salonu yüksek bir tahsis bedeli karşılığında verebileceklerini öğrendi. "İçimden 'Ben bu parayla gider yurt dışında konser yaparım' dedim ve rotayı yurt dışına çevirdim" diyen sanatçı, bu kararın bugünkü global turne yapısının temelini attığını belirtiyor.
Ceyhan, Türkiye'deki klasik müzik ekosistemini değerlendirirken sert bir tablo çiziyor: "Türkiye'de işler maalesef liyakatten ziyade başka önceliklere ve kapalı kapılar ardındaki ilişki ağlarına, yani eşsiz bir lobiciliğe dayanıyor. Dünyanın hiçbir yerinde buradaki kadar baskın bir lobicilik göremezsin." Bununla birlikte Türkiye'de de en çok konser veren piyanistlerden biri olduğunu vurgulayan Ceyhan, bunu devlet desteği, belediye imkânları ya da kurumsal güç olmaksızın, yalnızca kendi vizyonuyla gerçekleştirdiğini söylüyor.
Yurt Dışındaki İroni: Türk Diplomatlar Habersizce Konserlerine Geliyor
Kendi ülkesinde ilgili mercilere ulaşmakta güçlük çeken Ceyhan, yurt dışındaki konserlerine Türkiye'nin diplomatik temsilcilerinin habersizce katıldığını aktarıyor. "Geçen sene Paris konserimize büyükelçilik müsteşarımız geldi; Hollanda konserimize Amsterdam başkonsolosumuz, Brüksel konserimize ise Brüksel başkonsolosumuz teşrif etti" diyen Ceyhan, bu durumu sistemin çarpıklığının somut bir göstergesi olarak yorumluyor. İlk yurt dışı konserini Hong Kong'da gerçekleştiren Ceyhan, sahne üzerinde gözlerinin buğulandığını da itiraf ediyor.
Tüm bu süreci herhangi bir organizatör ya da menajer olmaksızın yürüten Ceyhan, klasik müziğin hitap ettiği kitleyi popüler türlere kıyasla daha niş bulduğunu, bu nedenle kimsenin ticari riski üstlenmediğini ve fedakârlığı kendisinin yapmak zorunda kaldığını anlatıyor. Süreç salonlarla doğrudan iletişim kurulmasıyla başlıyor; ardından lojistik ve masraf boyutu konuşuluyor. Teknik detaylar ve organizasyon ise yıllar içinde dünyanın farklı ülkelerinde edinilen dostların desteğiyle tamamlanıyor.
ABD'den Üst Üste İki Vize Reddi
Gelecek planlarını paylaşan Ceyhan, Türkiye'de henüz ulaşamadığı şehirlere gitmeyi hedefliyor. Birkaç yıl önce Siverek'te verdiği resitalin o ilçenin ilk piyano resitali olduğunu ve karşılaştığı ilginin kendisini derinden etkilediğini anlatan Ceyhan, büyük şehirlerin yanı sıra kültürel etkinliklere daha az ulaşan noktalara gitmeye devam etmek istediğini belirtiyor. Uluslararası alanda ise Kuzey Amerika, Güney ABD ve Orta Doğu'da turne planları olduğunu, ancak küresel gelişmeler ve bölgesel çatışmaların bu planları güçleştirdiğini söylüyor.
Ceyhan'ın bu planlar arasında en çarpıcı engel ABD vize sürecinde yaşandı. Biri İstanbul'dan, diğeri Boston'daki bir konservatuvardan masterclass daveti alarak Ankara'dan olmak üzere üst üste iki kez vize başvurusunda bulunan Ceyhan, her iki seferinde de reddedildi. İkinci başvuruda resmi, imzalı ve antetli bir davetiye bulunmasına karşın sonuç değişmedi. Ceyhan, reddedilmeden önce yöneltilen son sorunun "Bekâr mıydınız?" olduğunu ve yalnızca "Evet" diye yanıtladığını aktardı. "ABD bizi istemedi niyeyse, ama sağlık olsun; dünyanın geri kalanında kapılar açık" diye konuştu.
Sıkça Sorulan Sorular
Dengin Ceyhan kimdir ve müzik eğitimini nerede aldı?
Dengin Ceyhan, piyanist ve besteci olarak tanımlanan bir müzisyendir. 8 yaşında Antakya'da Natalia Soğuksu'dan piyano dersleri almaya başladı. 11 yaşında Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı'nı kazanarak ortaokuldan yüksek lisansa kadar yaklaşık 15 yıl bu kurumda eğitim gördü. Temel hocası Prof. Binnur Ekber'dir; eğitim sürecinde İdil Biret, Gülsin Onay, Misha Dacic ve Daniel Gortler gibi piyanistlerle de sınıf çalışmaları yaptı.
'Piyanonun Kadınları' projesi nasıl ortaya çıktı?
Proje, Ceyhan'ın 2020'de İstanbul'a taşındıktan sonra sahiplendiği kedisine Clara Schumann adını vermesiyle başladı. Kedisi için Schumann'ın bir eserini çalan Ceyhan, Türk piyanistler arasında bu alanda herhangi bir çalışma olmadığını fark edince konuyu bir projeye dönüştürmeye karar verdi. Sonuçta Avrupalı, Güney Amerikalı ve Türk kadın besteciler dahil 13 kadın bestecinin eserlerini kapsayan bir albüm ve konser projesi hayata geçirildi.
Ceyhan uluslararası resitallerini nasıl organize ediyor?
Ceyhan, organizatör ya da menajer olmaksızın tüm süreci kendisi yönetiyor. Salonlar ve sahnelerle doğrudan iletişime geçerek önce kendini tanıtıyor, ardından lojistik ve masraf boyutunu görüşüyor. Teknik detaylar ve organizasyon aşamasında yıllar içinde edindiği dostların desteğinden yararlanıyor. Tüm bu süreç kendi ifadesiyle "piyano çalışmak dışında her şeyi yaptığı bir operasyon" niteliği taşıyor.
Ceyhan neden Türkiye yerine yurt dışında daha çok sahneye çıkıyor?
Ceyhan, Türkiye'de çalmak istediği prestijli bir sahneden yalnızca yüksek bir tahsis bedeli karşılığında salon teklifini alınca rotasını yurt dışına çevirdiğini anlattı. Bunun yanı sıra Türkiye'deki klasik müzik ekosisteminde liyakatin değil, ilişki ağları ve lobiciliğin belirleyici olduğunu düşündüğünü de dile getirdi. Bununla birlikte yurt dışında sahneye çıkmanın da kendi lojistik ve operasyonel yükünü beraberinde getirdiğini vurguluyor.
Dengin Ceyhan ABD vize başvurularında ne yaşadı?
Ceyhan, ABD'ye iki ayrı vize başvurusunda bulundu; ilkini İstanbul'dan, ikincisini ise Boston'daki bir konservatuvardan masterclass daveti alarak Ankara'dan yaptı. Her iki başvurusu da reddedildi. İkinci başvuruda resmi, imzalı ve antetli bir davetiye sunulmasına karşın sonuç değişmedi. Reddedilmeden önce yöneltilen son sorunun "Bekâr mıydınız?" olduğunu aktaran Ceyhan, ret gerekçesini hâlâ tam olarak bilmediğini söyledi.