
Yemen'de son haftalarda hız kazanan çatışmalar, küresel ticaret ve enerji akışının en kritik geçiş noktalarından biri olan Babülmendep Boğazı çevresinde odaklandı. Suudi Arabistan destekli Yemen hükümet güçleri, Kızıldeniz kıyısı boyunca sürdürdükleri ilerleyişle stratejik öneme sahip Moha kentine ulaştı. Yemen Savunma Bakanlığı, Moha'nın artık hükümet güçlerinin kontrolünde olduğunu resmen duyururken, hükümet kaynakları Husilerin geçen ay ele geçirdiği kıyı bölgelerinin büyük bölümünden çıkarıldığını öne sürdü.
Husiler kıyıdan dağlık bölgelere çekildi
Reuters'a konuşan dört hükümet kaynağı, Husi savaşçıların hükümet güçlerinin ilerlemesi karşısında kıyı hattını terk ederek yüksek kesimlere yöneldiğini aktardı. Bu geri çekilmede Suudi Arabistan'ın sağladığı yoğun hava desteğinin belirleyici rol oynadığı bildirildi. Hükümet güçleri daha önce de Babülmendep'in girişindeki Zübab bölgesinde, aralarında bir hava pistinin de yer aldığı stratejik noktaları ele geçirmişti. Husilerin söz konusu bölgeyi geçen ay kontrol altına alması, kritik deniz yolunun güvenliğine ilişkin kaygıları derinleştirmişti.
Gelişmelerin bağımsız kaynaklarca doğrulanması durumunda, Husilerin Kızıldeniz'deki petrol ve ticaret güzergâhları üzerindeki baskısının hafifliyebileceği değerlendiriliyor. Öte yandan grubun farklı bölgelerden insansız hava araçlarıyla gemileri hedef alma kapasitesini sürdürdüğüne de dikkat çekiliyor.
Çatışmaların fitilini ABD-İran gerilimi ateşledi
Yemen'de uzun süredir düşük yoğunlukta seyreden savaş, ABD ile İran arasındaki çatışmanın bölgeye sıçramasıyla son haftalarda yeniden alevlendi. Husilerin Babülmendep üzerindeki etkisini genişletmeye çalıştığı, aynı zamanda Suudi Arabistan'daki kentleri ve kritik altyapıyı füze ile insansız hava araçlarıyla hedef aldığı bildiriliyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ise pazartesi günü Yemen'in Kızıldeniz kıyısındaki Hudeyde vilayetinde deniz unsurlarının da dahil olduğu bir askeri operasyon düzenlediğini açıkladı.
Husiler Suudi Arabistan'daki kritik noktalara saldırdıklarını iddia etti
Kıyıdaki gelişmelerin ardından Husiler, Suudi Arabistan içindeki bir dizi stratejik hedefi vurduklarını öne sürdü. Grup; Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı, Rabig'deki Aramco rafinerisi, Abha Uluslararası Havalimanı ve Hamis Muşayt Askeri Üssü'nü hedef aldığını iddia etti. Ancak bu saldırıların gerçekleşip gerçekleşmediği bağımsız kaynaklarca doğrulanamadı. Suudi Arabistan yönetimi ve Aramco da ilk aşamada söz konusu iddialara ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı. Husiler ayrıca çatışmaların genişlemesiyle birlikte Suudi Arabistan hava sahasındaki hava trafiğini hedef alabilecekleri tehdidinde de bulundu.
Kıyıda gerileyen Husiler, Taiz'de ilerleme kaydetti
Babülmendep çevresindeki kıyı hattında geri adım atan Husiler, ülkenin üçüncü büyük kenti Taiz çevresinde ise ilerleme kaydettiği bildirildi. Yemen hükümetine bağlı beş askeri kaynak, Husilerin dağlık bölgedeki bazı yolları kontrol altına alarak hükümet güçlerinin Taiz'deki hareket alanını daralttığını aktardı. Bununla birlikte bir hükümet kaynağı, yolun tamamen kesildiği yönündeki iddiayı reddetti. Husilere bağlı bir haber ajansı ise grubun El-Mevasit bölgesinde hükümet güçlerini geri püskürttüğünü ve Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi'nin evinin bulunduğu bölgeye kadar ilerlediğini ileri sürdü. Hükümet kaynaklarına göre 500 binden fazla kişinin yaşadığı Taiz çevresindeki askeri baskı giderek artıyor.
Mekke Paktı'nda "kolektif caydırıcılık" kararı
Gerilimin tırmanmasıyla birlikte Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan'ın taraf olduğu Mekke Paktı çerçevesinde Riyad'da acil bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantının ardından açıklama yapan Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, üç ülkenin Husilerin saldırıları karşısında ortak hareket etme konusunda mutabık kaldığını duyurdu. Bin Selman, tarafların Husilerin "Suudi Arabistan Krallığı ve kutsal bölgelere yönelik menfur saldırıları" karşısındaki dayanışmalarını yeniden teyit ettiklerini belirtti.
Mekke İttifakı bünyesindeki Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin, saldırılara karşı ortak savunma mekanizmalarının devreye alınmasını görüştüğü ve "saldırılara ve bu saldırılardan sorumlu olan herkese karşı İttifak çerçevesinde kolektif caydırıcılık önlemlerinin devreye sokulması" konusunda uzlaştığı bildirildi. Ağustos ayında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılmasını öngörüyor.
184 bin kişi yerinden edildi, insani kriz derinleşiyor
Askeri hareketliliğin yeniden ivme kazanması, yıllardır ağır bir insani krizle boğuşan Yemen'de sivil halk üzerindeki baskıyı da şiddetlendirdi. Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM), çatışmaların yeniden başlamasından bu yana yaklaşık 184 bin kişinin yerinden edildiğini açıkladı. Suudi Arabistan ise Babülmendep çevresinde ilerleyen hükümet güçlerine destek amacıyla yüzlerce hedefi vurduğunu kamuoyuyla paylaştı.
Yemen'in uluslararası alanda tanınan Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, pazar günü yaptığı açıklamada Husilere karşı mücadelenin "ülke milislerin kontrolünden kurtarılana kadar" süreceğini söyledi. Husilere bağlı Sağlık Bakanlığı ise Sana vilayetinin Sanhan ve Savan bölgelerine düzenlenen saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini, yedi kişinin yaralandığını bildirdi.
Sıkça Sorulan Sorular
Moha kenti neden stratejik öneme sahip?
Moha, Kızıldeniz kıyısında ve Babülmendep Boğazı'na yakın konumuyla küresel enerji ve ticaret yolları açısından kritik bir geçiş noktası üzerinde yer alıyor. Kentin hükümet güçlerinin eline geçmesi, Husilerin bu deniz yolu üzerindeki baskısını azaltabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Husiler kıyıdan çekildikten sonra nereye yöneldi?
Reuters'a konuşan dört hükümet kaynağına göre Husi savaşçılar, kıyı hattından çekilerek dağlık bölgelerdeki yüksek kesimlere yöneldi. Aynı süreçte Husiler, Taiz çevresindeki bazı yolları da kontrol altına aldı.
Mekke Paktı ne anlama geliyor ve hangi ülkeleri kapsıyor?
Ağustos ayında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan'ı kapsıyor. Anlaşmaya göre üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırı, tüm taraflara yapılmış kabul ediliyor. Gerilimin tırmanmasının ardından Riyad'da gerçekleştirilen acil toplantıda taraflar, kolektif caydırıcılık önlemlerinin devreye sokulması konusunda uzlaştı.
Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırı iddiaları doğrulandı mı?
Hayır. Husiler Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı, Rabig'deki Aramco rafinerisi, Abha Uluslararası Havalimanı ve Hamis Muşayt Askeri Üssü'nü hedef aldıklarını iddia etse de bu saldırılar bağımsız kaynaklarca doğrulanamadı. Suudi Arabistan yönetimi ve Aramco da ilk aşamada herhangi bir açıklama yapmadı.
Çatışmaların yeniden alevlenmesi sivil halkı nasıl etkiledi?
BM'ye bağlı Uluslararası Göç Örgütü (IOM), çatışmaların yeniden başlamasından bu yana yaklaşık 184 bin kişinin yerinden edildiğini açıkladı. Husilere bağlı Sağlık Bakanlığı ise Sana vilayetinin Sanhan ve Savan bölgelerine düzenlenen saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini, yedi kişinin yaralandığını bildirdi.