
Fransa'da öğrencilerin eğitim koşullarına karşı başlattığı protestolar, 6 Ekim itibarıyla velilerin, öğretmenlerin, çiftçilerin ve işçilerin de katılımıyla ülke genelinde 30'dan fazla kent ve kasabaya yayıldı. Yerel basının haberlerine göre Marsilya, Nice, Nantes, Lyon ve Paris'in de aralarında bulunduğu büyük şehirlerde on binlerce kişinin sokağa çıkması bekleniyor. Pankartlar ve sendika bayraklarıyla yürüyüş yapan göstericiler, hükümetten lise öğrencilerinin taleplerini karşılamasını istedi.
Protestolar nasıl başladı ve neden büyüdü?
Gösteriler ilk olarak geçen ay Paris bölgesindeki liselerde eğitim koşullarına ilişkin eylemlerle başladı. Lise öğrencilerinin sendikalarının çağrısıyla ülke çapına yayılan protestolara zamanla üniversite öğrencileri, veliler ve büyük sendikalar da dahil oldu. Öğrencilerin temel şikayetleri sınıfların aşırı kalabalık olması, öğretmen ve diğer personel eksikliği ile okul binalarının bakımsız durumda bulunması üzerine yoğunlaşıyor.
Lise öğrencilerinin sendikalarından Union Syndicale Lyceenne, yükseköğretimde 150 bin yeni kontenjan açılmasını, okulların acil onarımı için 10 milyar avro ayrılmasını ve çok sayıda öğretmen istihdam edilmesini talep ediyor. Bazı öğrenciler ise kaygılarının yalnızca eğitim bütçesiyle sınırlı kalmadığını, geleceklerine ilişkin daha geniş bir tabloya işaret ettiğini belirtiyor.
891 okul kapandı, bin 800 lise bloke edildi
Fransa Eğitim Bakanlığı, ülke genelinde 891 okulda derslerin tamamen veya kısmen durdurulduğunu açıkladı. Union Syndicale Lyceenne ise bin 800 lisenin bloke edildiğini ya da kapatıldığını, üniversitelerin yüzde 90'ında da benzer eylemlerin gerçekleştiğini öne sürdü. Başta eğitim sendikaları olmak üzere çok sayıda sendikanın çağrısıyla binlerce kişi büyük şehirlerde eylemci gençlerin yanında yer almak için sokağa çıktı. Paris Emniyet Müdürlüğü, başkentteki destek yürüyüşüne 20 ila 40 bin kişinin katılacağını tahmin ettiğini açıkladı.
Lyon, Rennes, Strasbourg ve Lille'de çatışmalar
Protestolar birçok kentte şiddetli çatışmalara sahne oldu. Lyon'da polis ile protestocular arasında çatışma çıktı; güvenlik güçleri kalabalığı dağıtmak için çeşitli müdahale araçları kullanırken bir sokak barikatı ateşe verildi, polis ekiplerine havai fişekler atıldı. Rennes'de çevik kuvvet polisleri göstericilere tazyikli su kullandı. Strasbourg'da polis ile göstericiler arasında arbede yaşandı. Reuters'a göre bazı göstericiler polise havai fişek ve patlayıcı maddeler attı. Lille'de ise bazı çöp konteynerleri ateşe verildi; itfaiye ekipleri yangınlara müdahale ederken polis bölgede güvenlik önlemi aldı.
Lens'te 15 yaşındaki öğrenci elini kaybetti
Protestolar sırasında yaşanan en ciddi olay pazartesi günü ülkenin kuzeyindeki Lens kentinde meydana geldi. 15 yaşındaki bir öğrencinin, polis ile öğrenciler arasındaki çatışma sırasında kullanılan GMD tipi bir el bombası nedeniyle elini kaybettiği bildirildi. Olayla ilgili farklı anlatımlar bulunuyor: yerel yetkililer öğrencinin bombayı yerden aldığı sırada patlamış olabileceğini belirtirken, öğrenciler polisin bombayı doğrudan öğrenciye doğru attığını savundu. Soruşturmayı Fransa Ulusal Polis Genel Müfettişliği (IGPN) yürütüyor.
215 öğrenci yaralı, 6 binden fazla gözaltı
BBC'nin aktardığına göre son bir haftada 215 öğrenci yaralandı ve 5 binden fazla kişi gözaltına alındı. İçişleri Bakanı Laurent Nuñez ise 700'den fazla polis memurunun yaralandığını ve gösterilerle bağlantılı şiddet olayları nedeniyle 6 binden fazla kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Polis müdahalelerine ilişkin soruşturmalar da sürdürülüyor. Fransa'nın Ulusal İnsan Hakları Danışma Komisyonu (CNCDH), güvenlik güçlerinin "orantısız güç kullanımı" ve usule ilişkin ihlaller konusunda ciddi endişe duyduğunu kamuoyuyla paylaştı.
Hükümet talepleri masaya yatırıyor
Başbakan Sebastien Lecornu, protestoların ardından bakanlara öğrencilerin taleplerini ele alma talimatı verdiğini açıkladı. Hükümetin değerlendireceği konular arasında öğretmenlerin devamsızlığı durumunda yerlerine öğretmen atanması, yaklaşık 10 saate ulaşan okul günlerinin uzunluğunun gözden geçirilmesi ve öğle aralarının uzatılması yer alıyor. Öte yandan protestoların, Fransa hükümetinin kamu harcamalarını azaltmaya çalıştığı bir döneme denk gelmesi, öğrenci taleplerinin ne ölçüde karşılanabileceği konusunda belirsizlik yaratıyor. Ülkede cumhurbaşkanlığı seçimlerine yaklaşık altı ay kala süren gösterilerin hükümet üzerindeki baskıyı artırması bekleniyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Fransa'daki öğrenci protestoları ne zaman ve nerede başladı?
Protestolar ilk olarak geçen ay Paris bölgesindeki liselerde eğitim koşullarına ilişkin eylemlerle başladı. Yerel basına göre 17 Eylül'de başlayan gösteriler zamanla ülkenin farklı şehirlerine yayıldı ve 6 Ekim itibarıyla 30'dan fazla kent ve kasabaya ulaştı.
Öğrencilerin temel talepleri nelerdir?
Union Syndicale Lyceenne'in dile getirdiği başlıca talepler şunlar: yükseköğretimde 150 bin yeni kontenjan açılması, okulların acil onarımı için 10 milyar avro ayrılması ve çok sayıda öğretmen istihdam edilmesi. Öğrenciler ayrıca sınıfların aşırı kalabalık olmasından, öğretmen ve personel eksikliğinden ile okul binalarının bakımsızlığından şikayet ediyor.
Lens'te yaşanan olay nedir?
Pazartesi günü Lens kentinde polis ile öğrenciler arasındaki çatışma sırasında 15 yaşındaki bir öğrenci, GMD tipi bir el bombası nedeniyle elini kaybetti. Yerel yetkililer öğrencinin bombayı yerden aldığı sırada patlamış olabileceğini belirtirken, öğrenciler polisin bombayı doğrudan öğrenciye doğru attığını savundu. Soruşturma Fransa Ulusal Polis Genel Müfettişliği tarafından yürütülüyor.
Protestolarda kaç kişi yaralandı ve gözaltına alındı?
BBC'nin aktardığına göre son bir haftada 215 öğrenci yaralandı ve 5 binden fazla kişi gözaltına alındı. İçişleri Bakanı Laurent Nuñez ise 700'den fazla polis memurunun yaralandığını ve gösterilerle bağlantılı şiddet nedeniyle 6 binden fazla kişinin gözaltına alındığını açıkladı.
Fransa hükümeti öğrencilerin taleplerine nasıl yaklaşıyor?
Başbakan Sebastien Lecornu, bakanlara öğrencilerin taleplerini ele alma talimatı verdiğini söyledi. Hükümet; öğretmen devamsızlığında yerine öğretmen atanması, yaklaşık 10 saate ulaşan okul günlerinin gözden geçirilmesi ve öğle aralarının uzatılması gibi konuları değerlendirecek. Ancak kamu harcamalarını kısma politikası, taleplerin ne ölçüde karşılanabileceğini belirsiz kılıyor.