
ABD tahvil piyasasında son haftalarda hızlanan satış dalgasının ardından gözler doğrudan Washington'ın borçlanma kapasitesine çevrildi. ABD Hazinesi, 39 milyar dolarlık 10 yıllık tahvil ihalesini gerçekleştirirken yatırımcıların ne kadar yüksek faiz talep edeceği küresel piyasaların en kritik gündem maddelerinden biri haline geldi.
10 yıllık ABD tahvil faizi geçen hafta yüzde 5,34'ü aşarak 2002'den bu yana en yüksek seviyesini gördü. Çarşamba sabahı ise yüzde 5,30 civarında seyrediyordu. Bu tablo, bugünkü ihaleyi rutin bir borçlanma operasyonundan çok daha fazlası haline getiriyor.
Üç Günde 119 Milyar Dolarlık Tahvil Piyasaya Çıkıyor
ABD Hazinesi'nin bu haftaki orta ve uzun vadeli tahvil satışlarının toplam büyüklüğü 119 milyar dolara ulaşıyor. Hazine, salı günü 58 milyar dolarlık üç yıllık tahvil ihalesini tamamladı. Bugün 39 milyar dolarlık 10 yıllık tahvil satılıyor, perşembe günü ise 22 milyar dolarlık 30 yıllık tahvil ihalesi yapılacak.
Salı günkü üç yıllık tahvil ihalesinde oluşan faiz yüzde 4,932 oldu. Bu oran, üç yıllık ABD tahvillerinde Mayıs 2006'dan bu yana görülen en yüksek ihale faizi olarak kayıtlara geçti. İhalede talep karşılama oranı 2,62 seviyesinde gerçekleşirken önceki ihalede bu oran 2,72'ydi. Yurt dışındaki yatırımcılar ve merkez bankaları dahil dolaylı alıcıların payı da önceki ihaleye kıyasla geriledi.
Bu sonuç, tahvil satışının başarısız olduğu anlamına gelmiyor. Ancak ABD'nin aynı miktarda borçlanabilmek için geçmiş aylara kıyasla daha yüksek faiz ödemek zorunda kaldığını açıkça ortaya koyuyor.
Son İhalelerde Talep Zayıfladı
Piyasadaki tedirginliğin kaynağı yalnızca yükselen tahvil faizleri değil. Son haftalarda bazı ABD tahvil ihalelerinde yatırımcı talebinin beklenenden zayıf kalması da dikkat çekiyor. 23 Eylül'de gerçekleştirilen beş yıllık tahvil ihalesinde talep karşılama oranı dokuz yılın en düşük seviyesine indi. İhalede oluşan faiz ile satış öncesinde piyasada oluşan faiz arasındaki fark üç baz puanın üzerine çıktı. Tahvil piyasasında bu fark, yatırımcıların önceden beklenenden daha yüksek getiri talep ettiğini gösteren önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
Benzer bir tablonun 10 yıllık tahvilde ortaya çıkması halinde piyasanın tepkisinin daha sert olabileceği öngörülüyor. Çünkü 10 yıllık ABD tahvil faizi yalnızca Washington'ın borçlanma maliyetini yansıtmıyor; konut kredilerinden şirket tahvillerine, küresel dolar finansmanından gelişmekte olan ülke varlıklarına kadar uzanan geniş bir fiyatlama zincirinin temel referans noktalarından biri olarak işlev görüyor.
Faiz Faturası 1 Trilyon Dolara Dayandı
Uzun vadeli faizlerdeki yükselişi daha da kritik hale getiren unsur ABD'nin giderek büyüyen kamu borcu. Toplam kamu borcu 40 trilyon doların üzerine çıkarken federal hükümetin yıllık faiz ödemesi yaklaşık 1 trilyon dolar seviyesine ulaştı. Faiz giderleri artık vergi gelirlerinin yaklaşık beşte birini tüketiyor.
Bu durumda 10 ve 30 yıllık tahvil faizlerindeki kalıcı yükseliş yalnızca finans piyasalarını değil, doğrudan federal bütçeyi de etkiliyor. Yeni borçlanmalar daha yüksek maliyetle gerçekleştikçe bütçenin faiz yükü de paralel biçimde artıyor.
Piyasalardaki tartışmanın odağında iki temel soru yer alıyor: Yatırımcılar ABD'nin artan tahvil arzını mevcut faiz seviyelerinden almayı sürdürecek mi? Washington, uzun vadeli tahvil satabilmek için ne kadar yüksek getiri sunmak zorunda kalacak?
Hazine Geri Alım Programını Genişletti
ABD Hazinesi son dönemde eski ve daha az likit uzun vadeli tahvilleri piyasadan geri alarak tahvil piyasasının işleyişini desteklemeye çalışıyor. Hazine, ağustos ayında uzun vadeli tahvillerde yaptığı geri alımların üst sınırını da artırdı. Ancak piyasa katılımcıları açısından asıl belirleyici unsur, yeni tahvil satışlarında oluşan talep olmaya devam ediyor.
Faizlerin yükselmeyi sürdürmesi halinde ABD'nin uzun vadeli borçlanma yerine kısa vadeli borca daha fazla yönelip yönelmeyeceği de tartışma gündeminde. Böyle bir değişiklik uzun vadeli tahvil arzını azaltabilir; ancak Hazine'nin borcunu çok daha sık çevirmek zorunda kalmasına da zemin hazırlayabilir.
Kısa vadeli borçlanma tarafında ise arz büyümeye devam ediyor. Hazine, mevsimsel bütçe çıkışları nedeniyle ekim ayında kısa vadeli tahvil ihale büyüklüklerini artırmayı planlıyor. ABD Hazinesi'nin ağustos ayında açıkladığı borçlanma programına göre ekim ayında 10 yıllık tahvil satış büyüklüğü 39 milyar dolar, 30 yıllık tahvil satış büyüklüğü ise 22 milyar dolar olarak belirlenmişti.
Türkiye Dahil Gelişmekte Olan Ülkeler de İzliyor
Bugünkü ihale Türkiye dahil gelişmekte olan ülkeler açısından da yakından takip ediliyor. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yükseldiğinde dolar cinsinden güvenli yatırımın getirisi de artıyor. Bu durum yatırımcıların gelişmekte olan ülke tahvilleri ve hisse senetlerinden daha yüksek risk primi talep etmesine neden olabiliyor.
Zayıf bir ihale sonucu ABD faizlerini yeniden yukarı itebilir. Böyle bir hareket doların küresel çapta güçlenmesine, gelişmekte olan ülke varlıkları üzerindeki baskının artmasına ve altın gibi faiz getirisi bulunmayan varlıkların zorlanmasına yol açabilir. Güçlü bir talep ise ters yönde sinyal verebilir; yatırımcıların yüzde 5'in üzerindeki getirileri cazip bulması, uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükselişin sınırlanmasına yardımcı olabilir.
Piyasaların günü bununla da kapanmıyor. 39 milyar dolarlık 10 yıllık tahvil ihalesinin ardından Fed'in 15-16 Eylül toplantısına ait tutanaklar TSİ 21.00'de kamuoyuyla paylaşılacak. Böylece küresel piyasalar kısa bir aralıkla iki kritik sınavdan geçecek: Önce yatırımcıların ABD'ye 10 yıl vadeli hangi faizle borç vermeye razı olduğu netleşecek, ardından Fed üyelerinin faizlerin geleceğine ilişkin tartışmalarının ayrıntıları gün yüzüne çıkacak. Bu nedenle günün sonunda yalnızca 39 milyar dolarlık tahvilin satılıp satılmadığına değil, hangi faizle ve ne kadar güçlü bir taleple satıldığına bakılacak.
Sıkça Sorulan Sorular
ABD Hazinesi bu hafta toplam ne kadar tahvil satışı gerçekleştiriyor?
ABD Hazinesi'nin bu haftaki orta ve uzun vadeli tahvil satışlarının toplam büyüklüğü 119 milyar dolara ulaşıyor. Salı günü 58 milyar dolarlık üç yıllık, çarşamba günü 39 milyar dolarlık 10 yıllık ve perşembe günü 22 milyar dolarlık 30 yıllık tahvil ihalesi yapılıyor.
10 yıllık ABD tahvil faizi son olarak ne kadar oldu?
10 yıllık ABD tahvil faizi geçen hafta yüzde 5,34'ü aşarak 2002'den bu yana en yüksek seviyesini gördü. Çarşamba sabahı ise yüzde 5,30 civarında seyrediyordu.
Salı günkü üç yıllık tahvil ihalesinde talep nasıl gerçekleşti?
Üç yıllık tahvil ihalesinde faiz yüzde 4,932 olarak oluştu; bu, Mayıs 2006'dan bu yana görülen en yüksek ihale faizi. Talep karşılama oranı 2,62 olurken önceki ihalede bu oran 2,72'ydi. Dolaylı alıcıların payı da önceki ihaleye göre geriledi.
ABD'nin yıllık faiz ödemesi ne kadar?
ABD'nin toplam kamu borcu 40 trilyon doların üzerine çıkarken federal hükümetin yıllık faiz ödemesi yaklaşık 1 trilyon dolar seviyesine ulaştı. Faiz giderleri vergi gelirlerinin yaklaşık beşte birini tüketiyor.
Bugünkü 10 yıllık tahvil ihalesi Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeleri nasıl etkiler?
ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yükseldiğinde dolar cinsinden güvenli yatırımın getirisi artar. Bu durum yatırımcıların gelişmekte olan ülke tahvilleri ve hisse senetlerinden daha yüksek risk primi talep etmesine neden olabilir. Zayıf bir ihale sonucu doların küresel güçlenmesine ve gelişmekte olan ülke varlıkları üzerindeki baskının artmasına yol açabilir.