
Bağırsaklarda yaşayan bakterilerin beynin ne kadar hızlı yaşlandığına ilişkin erken işaretler taşıyabileceği ortaya çıktı. eBioMedicine dergisinde yayımlanan çalışmada UCLA Health araştırmacılarının üç ayrı grupta yer alan yaklaşık bin 500 yetişkinin beyin görüntülerini incelemesi sonucunda, biyolojik olarak yaşından daha yaşlı görünen beyinlerin bazı hafıza ve düşünme becerilerindeki düşüş ile depresyon belirtileriyle bağlantılı olduğu görüldü.
Araştırma, beyin yaşlanmasının yalnızca ileri yaşlarda ortaya çıkan bir süreç olmadığını, buna ilişkin biyolojik işaretlerin onlarca yıl öncesinden tespit edilebileceğini göstermesi açısından dikkat çekiyor. Çalışmada geliştirilen Beyin Yaşlanma İndeksi ile katılımcıların beyin yaşı tahmin edilirken, bu indeksin yüksek olduğu kişilerde belirli bağırsak bakterileri ve bu bakterilerin ürettiği maddelerle bağlantı saptandı.
Beyin Yaşı Nasıl Hesaplandı?
Araştırmacılar, katılımcıların beyin görüntüleri üzerinden beynin farklı bölgelerinin kişi dinlenme halindeyken birbirleriyle nasıl iletişim kurduğunu ölçtü. Elde edilen veriler, geliştirilen bir bilgisayar modeliyle analiz edildi.
Model, katılımcıların beyin görüntülerine göre tahmini bir "beyin yaşı" hesapladı. Hesaplanan bu değer, kişinin gerçek yaşıyla karşılaştırılarak Beyin Yaşlanma İndeksi oluşturuldu. Böylece bir kişinin beyninin kronolojik yaşına göre daha genç ya da daha yaşlı görünüp görünmediği değerlendirildi.
Çalışma kapsamında üç ayrı grupta yer alan yaklaşık bin 500 yetişkinin beyin görüntüleri incelendi. Bu geniş örneklem, beyin yaşı ile bilişsel ve duygusal göstergeler arasındaki ilişkinin farklı gruplarda karşılaştırılmasına olanak sağladı.
Bilişsel Performans ve Depresyon Belirtileriyle Bağlantı
Araştırmada, gerçek yaşından daha yaşlı görünen beyne sahip kişilerin bazı testlerde genel olarak daha düşük performans gösterdiği belirlendi. Söz konusu testler, bilgiyi kısa süre akılda tutma, odaklanma, planlama ve organizasyon gibi becerileri ölçüyor.
Bu grupta yer alan kişilerde bilişsel performanstaki düşüşün yanı sıra depresyon belirtilerinin de daha fazla olduğu görüldü. Bulgular, Beyin Yaşlanma İndeksi yüksek olan bireylerde hem hafıza ve düşünme becerilerinde gerileme hem de duygu durumla ilgili belirtilerin bir arada gözlenebileceğine işaret etti.
Bağırsak Bakterileriyle İlgili Ne Bulundu?
Araştırmacılar, gruplardan birindeki katılımcıların dışkı örneklerini de inceleyerek bağırsak bakterileri ile beyin yaşlanması arasındaki bağlantıyı araştırdı. İnceleme sonucunda Beyin Yaşlanma İndeksi yüksek olan kişilerde belirli bağırsak bakterileri ve bakterilerin ürettiği bazı maddelerle bağlantı tespit edildi.
Bu maddeler arasında bazı yağ molekülleri, kolesterolle bağlantılı bir bileşik ve daha düşük seviyelerde görülen estetrol hormonu yer aldı. Araştırmada, bu biyolojik işaretlerin ilişkili olduğu süreçlerin bağışıklık sistemi, damar fonksiyonları, beyin hücreleri arasındaki iletişim ve hücrelerin enerji üretimiyle bağlantılı olduğu belirtildi.
Böylece bağırsak mikrobiyotasına ait belirli özelliklerin, beynin biyolojik yaşlanma hızıyla ilişkili olabileceği değerlendirildi.
Araştırmanın Geleceğe Yönelik Değerlendirmeleri
Araştırmanın kıdemli yazarı ve UCLA'den Dr. Arpana Church, beyin yaşlanmasının yalnızca ileri yaşlarda başlamadığını, biyolojik işaretlerinin onlarca yıl öncesinden tespit edilebileceğini söyledi. Church, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Beyindeki erken değişikliklerle bağırsak bakterileri arasındaki bağlantıyı inceleyerek, kimlerin risk altında olduğunu ve sağlıklı beyin yaşlanmasını desteklemek için nasıl müdahale edilebileceğini anlamaya başlıyoruz."
Araştırmacılar, bulguların gelecekte bilişsel gerileme veya duygu durum sorunları açısından daha yüksek risk taşıyan kişilerin daha erken belirlenmesine yardımcı olabileceğini değerlendiriyor. Çalışmanın ayrıca bağırsak sağlığını hedefleyen yöntemlerin gelecekte daha sağlıklı beyin yaşlanmasını destekleyip destekleyemeyeceğinin araştırılmasının önünü açtığı ifade edildi.
Sıkça Sorulan Sorular
Araştırma nerede yayımlandı ve kim tarafından yürütüldü?
Çalışma eBioMedicine dergisinde yayımlandı ve UCLA Health araştırmacıları tarafından yürütüldü. Araştırmanın kıdemli yazarı UCLA'den Dr. Arpana Church olarak belirtildi.
Beyin Yaşlanma İndeksi nasıl oluşturuldu?
Araştırmacılar beynin farklı bölgelerinin kişi dinlenme halindeyken birbirleriyle nasıl iletişim kurduğunu ölçtü, geliştirilen bilgisayar modeliyle beyin görüntülerine göre tahmini bir beyin yaşı hesapladı ve bu değeri kişinin gerçek yaşıyla karşılaştırarak Beyin Yaşlanma İndeksi oluşturdu.
Gerçek yaşından daha yaşlı görünen beyne sahip kişilerde ne gözlemlendi?
Bu kişilerin bilgiyi kısa süre akılda tutma, odaklanma, planlama ve organizasyon gibi becerileri ölçen testlerde genel olarak daha düşük performans gösterdiği ve depresyon belirtilerinin daha fazla olduğu görüldü.
Bağırsak bakterileriyle ilgili hangi bağlantılar tespit edildi?
Gruplardan birindeki katılımcıların dışkı örneklerinin incelenmesi sonucunda, Beyin Yaşlanma İndeksi yüksek olan kişilerde belirli bağırsak bakterileri ve bakterilerin ürettiği bazı maddelerle bağlantı tespit edildi. Bunlar arasında bazı yağ molekülleri, kolesterolle bağlantılı bir bileşik ve daha düşük seviyelerde görülen estetrol hormonu yer aldı.
Tespit edilen biyolojik işaretler hangi süreçlerle ilişkilendirildi?
Kaynak içeriğine göre bu biyolojik işaretlerin ilişkili olduğu süreçlerin bağışıklık sistemi, damar fonksiyonları, beyin hücreleri arasındaki iletişim ve hücrelerin enerji üretimiyle bağlantılı olduğu belirtildi.