
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Fon Koordinasyon Kurulu'nun çalışmaları hakkında TBMM Genel Kurulu'nu bilgilendirdi. Yılmaz, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından tasfiye sürecine alınan 7 şirket ve 131 fonla ilgili yol haritasını paylaşırken, A1 Capital, Bulls ve Pardus bünyesindeki 17 fon için olağan tasfiye sürecinin 5 Ekim itibarıyla başlayacağını ve bu fonlarda ödemelerin perşembe günü yapılacağını açıkladı. Yılmaz, finans piyasalarında sistemik bir risk bulunmadığını, tasfiye sürecinin şeffaf, adil ve olabilecek en hızlı şekilde yürütüleceğini vurguladı.
Sistemik risk yok, sorun sınırlı alanda
Cevdet Yılmaz, sorunlu fonların sermaye piyasasının genel resmini temsil etmediğini önemle vurguladı. Finans piyasalarında sistemik bir risk söz konusu olmadığını çok net bir şekilde ifade eden Yılmaz, sermaye piyasalarının yapısının sağlam olduğunu söyledi. Sorunlu fonların tasfiyesinin sermaye piyasalarını zayıflatmayacağını, bilakis potansiyel risklerden kurtulan piyasaların yoluna çok daha güçlü şekilde devam edeceğini belirtti. Yanlışların üzerine kararlılıkla gidilirken çok yönlü tedbirlerle sermaye piyasalarının desteklenmeye devam edileceğini kaydetti.
Tasfiye halindeki 131 fonun toplam fon sayısının yüzde 4,6'sını, toplam portföy değerinin ise yüzde 7,7'sini oluşturduğunu aktaran Yılmaz, sorunun fon piyasasının sınırlı bir alanında yaşandığını ifade etti. Türkiye'nin finansal sisteminin güçlü olduğunu ve sermaye piyasalarının gelişimini sürdürdüğünü, bu alandaki temel politikada herhangi bir değişiklik söz konusu olmadığını dile getirdi. Sorunun sınırlı bir alanda ortaya çıkmasının meselelerin önemini azaltmadığını da ekledi.
Yılmaz, vatandaşların tasarruflarını etkileyen, piyasaya güveni zedeleyen veya haksız kazanca yol açan işlemlerin üzerine hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla gidildiğini söyledi. Bir taraftan yaşanan sorundan olumsuz etkilenenlerin haklarına yönelik adımlar atılırken, diğer taraftan benzer sorunların tekrar yaşanmaması için gerekli idari ve hukuki tedbirlerin değerlendirildiğini bildirdi.
Medya ve sosyal medyaya sağlıklı bilgi çağrısı
Sermaye piyasalarının geneliyle ve yaşanan sorunlarla ilgili hiçbir sorumluluğu olmayan finansal kurumlar ve araçlarla ilgili olarak iktidarı ve muhalefetiyle tüm kesimlerin hassasiyet taşıdığına inandığını belirten Yılmaz, medya ve sosyal medyada soruna yaklaşım biçimine ilişkin değerlendirmede bulundu. Soruna olduğundan daha büyük veya olduğundan daha küçük bir anlam yüklenmemesini isteyen Yılmaz, gerçekçi olunması ve sağlıklı bilgilere dayalı yorumlar yapılması gerektiğini söyledi.
Aksi takdirde yaşanan sorunlarla hiçbir bağı olmayan, işini düzgün yapan fonlara ve yatırımcılara zarar verileceği uyarısında bulunan Yılmaz, "Vücuda girmiş hastalıklı unsurları tedavi ederken ve tasfiye ederken vücudun kendisine zarar vermeyelim" ifadesini kullandı. Dolaylı olarak bu gelişmelerden etkilenen şirketlere ve milyonlarca yatırımcıya karşı bunun ortak sorumluluk olduğuna inandığını dile getirdi. Türkiye'nin kalkınma sürecinin asli unsuru olan sermaye piyasalarını büyütme ve derinleştirme hedefinden asla geri adım atılmayacağını, tasarrufların üretime ve yatırıma yönelmesini sağlayan, yatırımcısına güven veren ve finansman imkanlarını çeşitlendiren daha güçlü bir sermaye piyasası yapısı için çalışmaların kararlı şekilde sürdürüleceğini kaydetti.
Hazine kaynağı kullanılmayacak, her fon kendi kaynağıyla karşılanacak
Yılmaz, süreçte oluşan özel zararlar için Hazine kaynağının kullanılmayacağının altını çizdi. Risk düzeyi yüksek serbest fonlar başta olmak üzere fon piyasalarında bankacılık sistemindeki devlet garantisinin söz konusu olmadığını hatırlattı. Serbest fonlara giren herkesin profesyonel müşteri ve nitelikli yatırımcı talep formu sözleşmesini imzaladığını, en az 10 milyon lira finansal varlık ile sisteme girildiğini ve yüksek kazanç beklentisi ile orantılı yüksek kayıp riskinin göze alındığını belirtti.
Tasfiye sürecinde her bir fon bazında yatırımcıların haklarının ilgili fonun kaynakları ile karşılanmasının esas olduğunu vurgulayan Yılmaz, öncelikli olarak fonların halihazırda kendi uhdelerinde bulunan kaynakların kullanılacağını söyledi. Ayrıca fahiş veya haksız gelir elde edenlerden geri alınacak kaynaklar ile sistem dışına çıkarılan malların satışından elde edilecek kaynakların kullanılacağını açıkladı. El konulan veya müsadere edilen varlıkların satışından elde edilen gelirlerin de geri kazanım hesabına aktarılarak ödemelerde kullanılacağını ifade etti.
Yılmaz, Cumhurbaşkanı tarafından oluşturulan ve başkanlığını kendisinin yaptığı Fon Koordinasyon Kurulu'nun yoğun mesai harcadığını, yol haritası ve temel ilkelerin belirlendiğini, eş güdüm içinde ilgili her bir kurumun kendi yetki alanında somut adımlar atmaya başladığını anlattı. Bahse konu kurumların büyük bir kısmının bağımsız düzenleyici ve denetleyici otoriteler olduğunu, kanunlar çerçevesinde kendilerine verilmiş yetkileri kullandıklarını ve kendi kararlarını aldıklarını, her birinin aldığı kararı usulünce kamuoyu ile paylaştığını belirtti. Fon Koordinasyon Kurulu'nun genel eş güdümü sağladığını, kurumlar arası ortak çalışmaları hızlandırdığını ve ilkesel yaklaşımları ortak akılla tespit ettiğini, ayrıca kanuni düzenleme gerektiren hususlarda kurumların teknik desteğini sağlayarak Meclis grubu ile ortak çalışmalar yaptığını kaydetti.
Fon Koordinasyon Kurulu'nun temel ilkeleri
Yürütülen tasfiye sürecinde Fon Koordinasyon Kurulu'nun ana çerçevesini özetleyen Yılmaz, şu ilkeleri sıraladı:
Süreç şeffaf şekilde yürütülecektir.
Adil, etkin ve olabilecek en hızlı şekilde sürdürülecektir. Hız adına doğrulardan uzaklaşmadan, hızlı ve doğru şekilde hareket edilecektir.
Hazineden kaynak kullanılmayacaktır. Her bir fonun kendi kaynakları ve açılmış hesaplara yatırılan kaynaklar değerlendirilerek hareket edilecektir.
Yatırımcılara payları oranında dağıtım yapılması genel ve kanuni ilkedir.
Olağanüstü tasfiye şartlarına tabi olacak fonlarda ise ara ödeme ile 1 milyona kadar ana paraların geri ödenmesi planlanmaktadır.
Öncelik küçük yatırımcılara ve para piyasası fonlarına verilerek ödemeler gerçekleştirilecektir.
Yılmaz, bu süreçte vatandaşların haklarının korunacağını, piyasanın güven içinde işlemesinin sağlanacağını ve gerekli düzenlemelerin gecikmeksizin hayata geçirileceğini, yaşanan sorunlar giderilirken sermaye piyasalarının daha sağlıklı ve güçlü bir yapıda yoluna devam etmesinin temin edileceğini söyledi.
Hukuk vurgusu: Sorumluluğu olan hesap verecek
Yılmaz, Cumhurbaşkanı'nın açık ve net belirttiği üzere yaşanan süreçte sorumluluğu olan, spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlayan her kim olursa olsun hukuk kuralları çerçevesinde hesabını vereceğini aktardı. "Hukuk dışı eylemlerde bulunan kim olursa olsun bunun sonuçlarına katlanacaktır" diyen Yılmaz, sermaye piyasalarında yaşanan sorunun her bir detayının ilk andan itibaren yetkili, adli ve idari kurumlar tarafından titizlikle takip edildiğini, somut tedbirler alındığını ve gerekli adımların atıldığını belirtti. Temel yaklaşımın Cumhurbaşkanı'nın "Sorumluluğu olan kim varsa hesap sorulacaktır" ifadesi olduğunu vurguladı.
Bu çerçevede her türlü yanlış, hukuka aykırı işlem, istismar ve usulsüzlükle mücadele verildiğini ve verilmeye devam edileceğini söyleyen Yılmaz, "Bizler hak yiyenleri savunma yoluna asla girmeyeceğiz. Etkin bir idari ve adli süreç içinde gereğini yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz" dedi. Aceleci ve yeterli bilgiye dayanmayan bir yaklaşımla da hiç kimsenin haksız yere töhmet altında tutulmayacağını ekledi.
Tasfiye yol haritası: Ziraat ve İş Bankası görevlendirildi
SPK tarafından tasfiye sürecine alınan 7 şirket ve 131 fonla ilgili olarak tasfiye süreçlerinin yönetimi için Ziraat Bankası ve İş Bankası'nın belirlendiğini açıklayan Yılmaz, bugüne kadar İş Bankası ile çalışan TERA kapsamındaki 6 fonun tasfiyesinin yönetimi İş Bankası tarafından, geriye kalan 125 fonun tasfiyesinin yönetimi ise Ziraat Bankası tarafından yürütüleceğini bildirdi.
Fonlara ilişkin yatırımcıların ellerindeki pay senetlerinin kontrolü, hazır değer ve nakit tespiti, borç ve alacakların tespiti ile fon mal varlığının gerçek durumunun tespitinin yapıldığını, ilgili bankaların saklama faaliyetlerini resmi olarak devralmasının sağlandığını kaydetti.
7 şirketten A1 Capital, Bulls ve Pardus için olağan tasfiye sürecinin 5 Ekim itibarıyla başlayacağını, bu kapsamda bulunan 17 fonun perşembe günü ödemelerinin yapılacağını duyurdu. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerinin tamamlanmasından sonra geriye kalan dört şirket ve altlarındaki fonlarla ilgili olağanüstü tasfiye sürecinin başlayacağını, Atlas şirketinin olağan yöntemle tasfiyesi üzerinde de çalışıldığını belirtti.
Olağanüstü tasfiyenin özünü 1 milyon liraya kadar ana paranın ödenmesinin oluşturduğunu ifade eden Yılmaz, fon alacaklarının tahsili ve borçların ödenmesi kapsamında çalışmaların sürdürüleceğini, nihai tasfiye bakiyesinin oluşturulacağını ve bunun için 5-6 ayın hedeflendiğini söyledi. Meclis'in takdirine sunulacak olağanüstü tasfiye kurallarını içeren taslak Kanun Teklifi'nin yasalaşması halinde, ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerinin yapılmasının öngörüldüğünü, bu konuda SPK tarafından gerekli detay kararların alınacağını ve teknik hazırlıkların yapıldığını aktardı.
Tüm bu işlemlerin yürütülmesinde SPK kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu bünyesinde 131 isteğe bağlı iade hesabı ve 1 adet genel hisse iade hesabı açıldığını, her bir fonda oluşan kaynağın ilgili fonun alacaklıları için kullanılacağını, genel hesaba gelen kaynağın ise SPK tarafından çeşitli kriterler ile belirlenecek bir hesaplama yöntemi ile fonlara dağıtılacağını açıkladı.
Rakamlarla tasfiye: 455 bin yatırımcı
Yılmaz, sayısal verileri de paylaştı. Tasfiyesi öngörülen 131 fonda 455 bin 758 tekil kişi bulunduğunu belirten Yılmaz, Ziraat Bankası'nın tasfiyesinden sorumlu olduğu 125 fonda 151 bin 247 tekil yatırımcı, İş Bankası'nın tasfiyesinden sorumlu olduğu 6 fonda ise 388 bin 718 tekil yatırımcı bulunduğunu söyledi.
Olağan tasfiyesi yapılacak üç şirket olan A1 Capital, Bulls ve Pardus'un 17 fonunda 43 bin 643 yatırımcıya perşembe günü ödeme yapılacağını bildirdi. Bu şirketler kapsamında kalan 49 özel fonda ise 2 bin 98 kişi bulunduğunu ve kendi kapsamlarında sorunların çözülmesinin planlandığını aktardı. Gerekli teminatların alınması halinde, Atlas şirketinde bulunan 56 bin 614 kişiyi kapsayan 16 fonda da olağan tasfiye kuralları ile ödemelerin ivedilikle yapılacağını ifade etti.
Olağanüstü tasfiye kapsamında ise hak kazanılacak ödemeye mahsuben ara ödeme yapılacağını, ara ödemede MKK tarafından hesaplanacak net yatırım tutarının esas alınacağını ve ara ödemenin en fazla 1 milyon lira olacağını kaydetti. MKK kapsamında net yatırım tutarı algoritmasının yazıldığını, Takasbank'tan fiyat bilgisi alındıktan sonra tutarların hesaplanacağını belirtti. Olağan ve olağanüstü tasfiyelerin ekim ayı içinde yapılması ile birlikte 455 bin 758 kişinin çok büyük bir bölümünün ödemelerini tamamen almış olacağını söyledi.
Sıkça Sorulan Sorular
17 fonda ödemeler ne zaman yapılacak?
Kaynak içeriğe göre A1 Capital, Bulls ve Pardus bünyesindeki 17 fon için olağan tasfiye süreci 5 Ekim itibarıyla başlayacak ve bu fonların ödemeleri perşembe günü yapılacak.
Tasfiye sürecinde Hazine kaynağı kullanılacak mı?
Hayır. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bu süreçte oluşan özel zararlar için Hazine kaynağının kullanılmayacağını, her bir fonun kendi kaynakları ile fahiş veya haksız gelir elde edenlerden geri alınacak kaynakların ve sistem dışına çıkarılan malların satışından elde edilecek kaynakların kullanılacağını açıkladı.
Tasfiye edilecek fon sayısı ve yatırımcı sayısı nedir?
Tasfiyesi öngörülen 131 fon bulunuyor. Bu fonlarda toplam 455 bin 758 tekil kişi yer alıyor. Ziraat Bankası 125 fonda 151 bin 247, İş Bankası ise 6 fonda 388 bin 718 tekil yatırımcıdan sorumlu olacak.
Olağanüstü tasfiyede ara ödeme tutarı ne kadar olacak?
Olağanüstü tasfiye kapsamında hak kazanılacak ödemeye mahsuben ara ödeme yapılacak. Ara ödemede MKK tarafından hesaplanacak net yatırım tutarı esas alınacak ve ara ödeme en fazla 1 milyon lira olacak.
Fon Koordinasyon Kurulu'nun görevi nedir?
Fon Koordinasyon Kurulu, Cumhurbaşkanı tarafından oluşturuldu ve başkanlığını Cevdet Yılmaz yapıyor. Kurul genel eş güdümü sağlıyor, kurumlar arası ortak çalışmaları hızlandırıyor, ilkesel yaklaşımları ortak akılla tespit ediyor ve kanuni düzenleme gerektiren hususlarda Meclis grubu ile ortak çalışmalar yapıyor.