
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Osmangazi Üniversitesi Kongre Kültür Merkezi'nde düzenlenecek Eskişehir Aile Zirvesi özel oturum programına katıldı. Programda aile yılı uygulamaları, doğurganlık oranındaki düşüş, nüfus projeksiyonları, bölgesel istikrarsızlığın ekonomiye etkisi ve Filistin meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türkiye'nin Filistin'deki kardeşler için en büyük dayanak ülke olduğunu belirtti. Erdoğan, konuşmasının önemli bir bölümünü aile yapısı ve nüfus gidişatına, son bölümünü ise Gazze ve Filistin konusuna ayırdı.
Eskişehir Aile Zirvesi Osmangazi Üniversitesi'nde Düzenlendi
Özel oturum programı Eskişehir'de Osmangazi Üniversitesi Kongre Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Programa İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan'ın yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.
Programda yer alan isimler arasında Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Emine Gümüşsoy, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Vali Vekili Yakup Güney, AK Parti MYKY üyesi Mürsel Çavdar, AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Mücahit Yanılmaz, İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. İrfan Gündüz, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ve eski Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Refik Tuzcuoğlu da bulundu.
Aile Yılı ve Doğurganlık Oranında Düşüş Vurgusu
Bilal Erdoğan, aile yılı programıyla devletin topluma öncülük ettiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı'nın 20 yıldır "3 çocuk" çağrısı yaptığını hatırlatan Erdoğan, bu çağrının insanlar tarafından tiye alınarak geçiştirildiğini söyledi. Ne yapılması gerektiği ve kurumsallaşmanın ne düzeyde gerçekleştirilebileceği konularının konuşulması gerekirken doğurganlık oranının 2,5'tan 1,4'e düştüğünün seyredildiğini dile getirdi.
Konuya ilişkin değerlendirmesinde kimisinin kadınlara taarruz ettiğini, kimisinin erkeklere sorumluluk verdiğini belirten Erdoğan, bunun bir kadın ve erkek beraber meselesi olduğunun yeni yeni idrak edilmeye başlandığını kaydetti. Bu durumun bütün dünyada yaşandığını ve bunu geri çevirebilen bir ülke olmadığını ifade eden Erdoğan, "Bundan dolayı pes mi edeceğiz. Yoksa biz bunu artık sonuçta dünyanın önemli ülkelerinden bir tanesi, dünya sahnesindeki önemli oyunculardan bir tanesi bugün Türkiye. Biz bunu tersine çevirebilen ilk ülke olabilecek ülke iddiasıyla mı hareket edeceğiz. Ben bunu tersine çevirebileceğimize inanıyorum. Bizim toplumumuzun kendine has dinamikleri var. Kendi kültürel milli özelliklerimizi açığa çıkaralım. Kendimiz olmak dünyada bize hiçbir şey kaybettirmez" dedi.
2100 Nüfus Projeksiyonu ve Yaşlanan Nüfus Uyarısı
Türkiye'nin en kötü senaryoya göre 2100 yılında 50 milyonun altında yaşlı bir nüfusa sahip olacağını belirten Erdoğan, bu gidişatın geri çevrilememesi ve durdurulamaması halinde ortaya çıkacak tabloya dikkat çekti. O dönemde dünya nüfusunun 10 milyarın üzerinde olacağını söyleyen Erdoğan, bugün dünya nüfusunun yüzde 1'ini oluşturan Türkiye'nin o dönemde yüzde yarım ve altında bir orana gerileyeceğini ifade etti.
Yaşlı nüfusla Türkiye'nin potansiyelinin ne kadar olacağının düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "Özellikle Batıda nüfus artışının yavaşlayıp durmasından sonra dünyanın geri kalanına satmanın rekabeti söz konusu" dedi. Yapay zeka ve teknolojinin insana hizmet etmek için var olduğunu belirten Erdoğan, "İnsanlar dünyadan çekilecek ve robotlara mı bırakacağız. Ama halen nüfusu artan ülkeler olmaya devam edecek. Dünyanın dörtte biri olacak bir Afrika'yı konuşuyor olacağız. Batının iyice küçüldüğü, yaşlandığı bir dünyayı konuşuyor olacağız" ifadelerini kullandı.
Bölgesel İstikrarsızlık ve Ekonomi Değerlendirmesi
Türkiye'nin çevresindeki son 50 yıldaki istikrarsızlıktan etkilendiğini söyleyen Erdoğan, çevre ülkelerin zayıflaması, savaşa girmesi ve bir soruna boğulmasının Türkiye'nin potansiyelinin azalması anlamına geldiğini belirtti. Son 23 yılda bölgede yaşananlara rağmen Türkiye'nin ortalama yüzde 5,5 ekonomik büyüme göstermesini çok mucizevi bir başarı olarak nitelendirdi.
Bu büyüme oranına ilişkin varsayımsal bir değerlendirme yapan Erdoğan, "Ama bu belalar etrafımızda olmasaydı, hiç olmazsa yarım puan, 6 olsaydı, 5 olsaydı ortalama büyümemiz bugün ekonomimiz 1,6 trilyon dolar değil 2,5 trilyon dolar olabilirdi" dedi. Türkiye'nin dünyada sözünün daha çok dinlenir ve daha tesirli olmasının ekonominin gücüyle ilişkili olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bizim için bölgede bu işlere kayıtsız kalma, etrafımız olup bitenlere 'ya bana bulaşmadıkları sürece ben bunlara bulaşmayayım' demek lüksü kalmadı" diye konuştu.
Filistin ve Gazze Mesajı: En Büyük Dayanak Türkiye
Konuşmasının son bölümünü Filistin'e ayıran Erdoğan, Türkiye'nin en büyük dayanak ülke olduğunu belirtti. "Türkiye gerçekten oradaki kardeşlerimizin en büyük dayanak ülkesi şu anda. Hem siyasi moral olarak hem de insani yardımlar olarak. Türkiye, tüm dünyadaki Filistin dostu hissiyatın önderliğini yapan ülke konumunda Cumhurbaşkanımızın da tabi ki liderliği, gücü bunu mümkün kılıyor" dedi.
Filistin meselesinin artık insanlığın meselesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Müslümanların meselesi, Orta Doğu'nun, Arapların meselesi falan bunları geçeli çok oldu. Bu gerçekten insanlık vicdanı meselesi, bir millet kendisini herkesten üstün görerek istediği komşu bir milletin canına, malına, her şeyine kastedebiliyor. Kimse bununla ilgili bir şey yapamıyor. Artık mızrak çuvala sığmaz oldu. Avrupa ülkeleri belli sınırlamalar getirmeye başladı. Er ya da geç bunun sorumlularının hesap verdiğini göreceğiz" ifadelerini kullandı.
Yeni neslin duyarlılığına da değinen Erdoğan, "İnanın çocuklarımız çok duyarlılar. Bir şey alacak oluyoruz, boykotu daha iyi takip ediyorlar. Arkadaşlarıyla Filistin'e yardım topluyor. Orada da yeni nesil bu konuda daha dirayetli ve duyarlı olduğunu görüyoruz" dedi. Zulüm ve şehitlerin kanlarının yerde kalması halinde insanlığın iflah olmayacağını ve bu durumdan etkilenilmeye devam edileceğini söyleyen Erdoğan, "İnsanlığın kurtuluşu için, insanlığı iyi bir dünyada yaşayabilme ihtimalinin canlı kalabilmesi için bu Gazze meselesini, bu soykırım meselesini yaşatmamız, gündemde tutmamamız, unutmamız, unutturmamamız gerekiyor" diye konuştu.
Sıkça Sorulan Sorular
Eskişehir Aile Zirvesi özel oturumu nerede düzenlendi?
Kaynak içeriğe göre program Osmangazi Üniversitesi Kongre Kültür Merkezi'nde düzenlendi.
Programa kimler katıldı?
Programa İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan'ın yanı sıra Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Emine Gümüşsoy, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Vali Vekili Yakup Güney, AK Parti MYKY üyesi Mürsel Çavdar, AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Mücahit Yanılmaz, İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. İrfan Gündüz, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, eski Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Refik Tuzcuoğlu ve çok sayıda davetli katıldı.
Bilal Erdoğan doğurganlık oranıyla ilgili ne söyledi?
Bilal Erdoğan, doğurganlık oranının 2,5'tan 1,4'e düştüğünü, Cumhurbaşkanı'nın 20 yıldır "3 çocuk" çağrısı yaptığını ancak bunun tiye alınarak geçiştirildiğini ve meselenin kadın ve erkek beraber meselesi olduğunun yeni idrak edilmeye başlandığını söyledi.
Türkiye için 2100 yılına ilişkin nüfus öngörüsü nedir?
Bilal Erdoğan, en kötü senaryoya göre Türkiye'nin 2100 yılında 50 milyonun altında yaşlı bir nüfusa sahip olacağını, o dönemde dünya nüfusunun 10 milyarın üzerinde olacağını ve Türkiye'nin dünya nüfusundaki payının yüzde 1'den yüzde yarım ve altına düşeceğini belirtti.
Bilal Erdoğan Filistin konusunda hangi ifadeleri kullandı?
Bilal Erdoğan, Türkiye'nin Filistin'deki kardeşler için hem siyasi moral hem de insani yardımlar olarak en büyük dayanak ülke olduğunu, Türkiye'nin dünyadaki Filistin dostu hissiyatın önderliğini yaptığını ve bunun Cumhurbaşkanının liderliğiyle mümkün olduğunu, meselenin insanlık vicdanı meselesi olduğunu ve Gazze meselesinin gündemde tutulması gerektiğini söyledi.