
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu, Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da kamuoyunda "fon krizi" olarak bilinen sermaye piyasalarındaki gelişmeler ele alındı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, gündem dışı bilgilendirme kapsamında milletvekillerine sunum yaptı. Yılmaz'ın sunumunun ardından siyasi parti gruplarının temsilcileri değerlendirmelerde bulundu. CHP Grup Başkanı Faik Öztrak ve CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, fon krizine ilişkin iddiaları, mağduriyetleri ve denetim süreçlerini gündeme taşıdı.
Genel Kurul'da fon krizine ilişkin bilgilendirme yapıldı
TBMM Genel Kurulu'ndaki oturumda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, fon krizine ilişkin milletvekillerini bilgilendirdi. Gündem dışı bilgilendirme kapsamında yapılan sunumun ardından parti grupları söz aldı. CHP adına konuşan Grup Başkanı Faik Öztrak, fon vurgununa ilişkin iddiaları sıralarken, Karabük Milletvekili Cevdet Akay ise mağdurların durumu, bağımsız denetim raporları ve yurt dışına aktarıldığı öne sürülen paralara ilişkin inceleme talebini dile getirdi.
Öztrak ve Akay, yaşananların tüm yönleriyle araştırılması ve sorumluların tespit edilmesi gerektiğini vurguladı. Her iki isim de çözüm adresi olarak Meclis çatısı altında kurulacak bir araştırma komisyonuna işaret etti.
Öztrak'tan eski bakan ve parti yöneticilerine ilişkin iddialar
CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, konuşmasında eski Aile Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ile eşine ilişkin iddiaları gündeme getirdi. Öztrak, "Eski Aile Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı eşiyle beraber 5 ayda fon vurgunundan 2 milyar 200 milyon lirayı cebe indirdi. Sermaye Piyasası Kurulu suç duyurusunda bile bulunmuyor ya da bulunamıyor. Kendisine 'Yedek kulübesinde biraz dinlen' deniliyor. 'Vurgundan elde ettiğin parayı gönüllü olarak iade et' deniliyor. Faiz neması almasına dahi göz yumuluyor. Eski Bakan ve eşi herhangi bir cezai müeyyideye bugüne kadar tabi olmuyor. Kendisine şu ana kadar verilen en büyük ceza, iktidar partisinin WhatsApp grubundan çıkarılmak olmuştur" ifadelerini kullandı.
Öztrak, AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı'nın oğluna ilişkin de iddiada bulundu. Yazıcı'nın oğlunun, adını "Adil" koyduğu şirketiyle faiz ve borç batağındaki çiftçinin ve esnafın icralık borçlarını bankalardan satın alıp tahsilat işi yaptığını öne süren Öztrak, "Bunlar adalet gibi devletin temelindeki en önemli değeri bile tefeciliğe kılıf yapabiliyorlar. Soruyorum: Modern tefeciliğin adı ne zamandan beri 'Adil' oldu" dedi.
Öztrak ayrıca hisseleri şişirildiğini belirttiği başka bir şirketin yönetiminde AK Parti'nin Ar-Ge ve Eğitim Başkan Yardımcısı'nın bulunduğunu, aynı şirket üzerinden AK Partili bir milletvekilinin eşinin şirketinin de milyonlarca lotluk al-sat yaptığı iddiasını dile getirdi. Tasfiye edilecek portföy yönetim şirketlerinin kadrolarına da dikkati çeken Öztrak, "Erdoğan'ın önceki seçim kampanyasını yürüten eski milletvekili fon yönetiyor. Vurguncu biraderlerin bir kolu Cumhurbaşkanlığı İstişare Konseyi'nde, bir kolu Varlık Fonu'nda. Boşuna demiyoruz; skandalda adı geçenler tam bir 'Külliye Yıldızlar Karması' oluşturuyor" diye konuştu.
Fon skandalının üzerinin örtülmeye çalışıldığını savunan Öztrak, "Tüm bunlar yetmezmiş gibi bu skandalın üzerini örtmek için, konuşulmasını engellemek için memlekette dijital bir OHAL uygulanıyor" ifadesini kullandı.
Kilit ismin ölümü ve SPK üyelerinin görevden alınması iddiası
Öztrak, fon krizinin kilit isimlerinden birinin aracında ölü bulunmasına da değindi. Olayın tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini belirten Öztrak, "Fon krizinin kilit ismi olan ortağı ise dün akşam arabasında ölü bulunuyor. Allah rahmet eylesin. Allah yakınlarına sabır versin. Böylesine büyük bir finansal skandalın ortasında yaşanan bu ölümün bütün yönleriyle aydınlatılması devletin görevidir. Ölümün fon soruşturmasıyla herhangi bir bağlantısı var mıdır? Bu şahsa herhangi bir tehdit, baskı veya başka bir dış müdahale söz konusu olmuş mudur? Bütün bunlar hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde mutlaka araştırılmalıdır" dedi.
"Vurguncu fon"un borsaya açılma sürecine ilişkin de iddiada bulunan Öztrak, karşı oy kullanan iki Sermaye Piyasası Kurulu üyesinin görevden alındığını öne sürdü. Şirketin 2 ay sonra borsaya açıldığını belirten Öztrak, "O zaman sormak lazım. Bu iki SPK üyesini görevden kim aldı? Bu kararların altında kimin imzası var? İşte buyurun; 31 Ekim 2022 tarihli Resmi Gazete. İmza: Recep Tayyip Erdoğan" diye konuştu.
Öztrak, daha önce Can Holding davasında geçen "bir devlet büyüğü" ve "üst düzey devlet yetkilileri" ifadelerini hatırlatarak, "Buradan biz bir soralım: Bu her şaibeli işin altından çıkan bu devlet büyükleri, bu üst düzey yetkililer kim?" sorusunu yöneltti. Çözümün Meclis çatısı altında kurulacak bir araştırma komisyonundan geçtiğini savunan Öztrak, "Çare; büyük meselelerin, büyük milli meselelerin kesin çözüm adresi olan Meclisimizin vaziyete el koymasıdır. Zararların ve sorumluların kimse korunmadan tespit edileceğine, nepotizm ve dürüst ticareti ağının ortaya çıkarılıp temizleneceğine, vurguncuların mal varlıklarından vurdukları paraların derhal tahsil edilip mağduriyetlerin ödeneceğine dair toplumda güveni ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında tüm partilerin katılımıyla bir araştırma komisyonu kurarak ve işleterek sağlayabiliriz" dedi.
Akay'dan mağdurlar ve denetim raporlarına ilişkin değerlendirmeler
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, mağdurlar arasında toplumun farklı kesimlerinden kişilerin bulunduğunu belirtti. Akay, "Bakın, içlerinde öğretmen var, doktor var, asgari ücretli çalışan var, emekli var, mühendis var, beyaz yakalı, mavi yakalı her gruptan insan var" ifadelerini kullandı.
Mağdurların kendilerine ulaşarak paralarının nasıl ödeneceğini sorduklarını aktaran Akay, örnekler verdi:
71 yaşında birikimini yapmış bir kalp hastası
Hatay depreminden kurtulmuş ve birikim yapmış bir kişi
15 gün içerisinde evlenecek bir çiftin parasını yatırıp kaybetmesi nedeniyle evlenememesi
Emekli olup tazminatını buraya yatırmış kişi
Düğününü yapmış ve altınlarını bozdurmuş kişi
Akay, bağımsız denetim raporlarını incelediğini belirterek, fonun 2025'in son çeyreğinde ortaya çıkmadığını, Hazine ve Maliye Bakanı'nın da spekülasyon ve manipülatörler olduğuna ilişkin açıklama yaptığını hatırlattı. İki çok adı geçen firmanın, ismini vermekte mahsur görmediği Theia'nın 2020'den 2026'nın son çeyreğine kadar bütün raporlarını incelediğini söyleyen Akay, "Merak edenler bakabilir; Russell Bedford ve BDO Uyum Bağımsız Denetim Firmaları burada bu raporda bas bas bağırmışlar" dedi.
Bu firmaların geçmiş yıl zararları, özkaynak yapısı, borçlanma oranları ve nakit değerlerindeki değişimlere dikkati çeken Akay, "2025 yılının sonunda 2,87 milyar TL nakit değeri varken sadece 3 ayda 4,2 milyon TL'ye inmiş bir nakit varlıktan bahsediyoruz. Bakın milyardan milyona inmiş. Ama buna mukabil de finansal varlıkta 3,85 milyarlık artış olmuş. Bu artışlar nereye gitmiş? Nasıl olmuş? Hangi işlemlerle?" diye sordu.
Yurt dışına aktarılan paralar ve inceleme çağrısı
Akay, ortakların para çekip çekmediğinin ve ortakların doğrudan veya dolaylı hissedarı olduğu şirketlere para aktarılıp aktarılmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirtti. Yurt dışındaki mal varlıklarının ve paraların tespit edilmesi için uluslararası mali istihbarat birimleriyle koordinasyon kurulması gerektiğini vurgulayan Akay, "MASAK'ın bu ülkelerdeki mali istihbarat birimleriyle koordineli bir şekilde çalışıp bütün bu fahiş gelirlerin, paraları yurt dışına kaçıran veya şirketlere aktaran kimse, siyasi olur, bürokrat olur, her kimse sonuna kadar gidip tespit edip ilgili yaptırımları uygulaması ve bu paraları geri getirmesi, bu gayrimenkullere el koyması gerekir" dedi.
Merkezi Kayıt Kuruluşu ve Takasbank'taki yönetim kurulu üyelerinin portföy şirketleriyle ilişkilerine de dikkati çeken Akay, "Siz bir yerdeki çok özel bilgilere bir taraftan sahip olacaksınız, Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndaki bütün alım satım işlemlerinde kimin ne yaptığına sahip olacaksınız; bir taraftan da buradan aldığınız bilgileri kendi portföy şirketlerinizde değerlendirip insider trading, bu işte tam uygulamadaki adı bu, en son noktası, değerlendirip kendi menfaatinize gelirler elde edeceksiniz. Bununla ilgili de mutlaka yaptırım uygulanması gerekiyor" diye konuştu.
SPK üyelerinin görevden alınmasına ilişkin de soruşturma yapılması gerektiğini belirten Akay, "Borsaya açılmasına onay vermeyen yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması ve yerlerine yenilerinin atanması SPK'da ve 2 ay sonra da gerekli iznin verilmesi ayrıca incelenmesi gereken bu konu önemli ve bu kararı kimin verdiği de önemli. Niçin bunlar bu görevden azledilip alınıp yerine yenileri atanmış? Bu atanan kişiler kimlerdir, nerelerle bağlantıları vardır, kim buna karar vermiştir" ifadelerini kullandı.
MSCI kararlarına da dikkati çeken Akay, gelişmekte olan piyasalardan sınırlandırılmış piyasalara düşme ihtimaline karşı önlem alınması gerektiğini söyledi. Norveç Varlık Fonu'nun da bu piyasaya yatırım yaptığını belirten Akay, "Uluslararası yatırımcılara ve iç piyasadaki bütün vatandaşlara gerekli güvenin verilmesi gerekiyor. Biz de bunun takipçisi olacağız, sonuna kadar takip edeceğiz" dedi.
Sıkça Sorulan Sorular
TBMM Genel Kurulu'nda fon krizine ilişkin bilgilendirmeyi kim yaptı?
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kamuoyunda fon krizi olarak bilinen sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin gündem dışı bilgilendirme kapsamında Genel Kurul'da milletvekillerine sunum yaptı. Oturum Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı.
Faik Öztrak eski bakan ve eşine ilişkin ne iddia etti?
Öztrak, eski Aile Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ile eşinin 5 ayda fon vurgunundan 2 milyar 200 milyon lirayı cebe indirdiğini, Sermaye Piyasası Kurulu'nun suç duyurusunda bulunmadığını, kendilerine sadece yedek kulübesinde dinlenme ve parayı gönüllü iade etme telkini yapıldığını ve bugüne kadar herhangi bir cezai müeyyide uygulanmadığını öne sürdü.
Fon krizinin kilit isminin ölümüyle ilgili ne söylendi?
Öztrak, fon krizinin kilit ismi olan ortağın dün akşam arabasında ölü bulunduğunu belirterek, ölümün tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini, fon soruşturmasıyla bağlantısı olup olmadığının ve tehdit, baskı veya dış müdahale bulunup bulunmadığının hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde araştırılması gerektiğini söyledi.
Cevdet Akay mağdurlar hakkında ne anlattı?
Akay, mağdurlar arasında öğretmen, doktor, asgari ücretli çalışan, emekli, mühendis, beyaz ve mavi yakalı her gruptan insan bulunduğunu belirtti ve 71 yaşındaki kalp hastası, Hatay depreminden kurtulmuş birikim sahibi, evlenemeyen çift, tazminatını yatıran emekli ve altınlarını bozduran kişi örneklerini verdi.
Yurt dışına aktarıldığı öne sürülen paralar için ne talep edildi?
Akay, ortakların para çekip çekmediğinin ve ilişkili şirketlere aktarım yapılıp yapılmadığının tespit edilmesini, MASAK'ın uluslararası mali istihbarat birimleriyle koordineli çalışarak yurt dışındaki mal varlıklarını ve paraları tespit etmesini, yaptırım uygulamasını, paraları geri getirmesini ve gayrimenkullere el koymasını istedi.