
Çin'de bilim insanları, kene ısırmasının ardından hastalanan ancak bilinen kene kaynaklı virüs testleri negatif çıkan kişilerin durumunu araştırırken keneler yoluyla bulaşan yeni bir virüs keşfetti. Pekin'deki Devlet Patojen ve Biyogüvenlik Anahtar Laboratuvarı öncülüğündeki araştırmacılar tarafından yürütülen ve sonuçları New England Journal of Medicine dergisinde yayımlanan çalışmada, yeni virüse 'Asya uzun boynuzlu kene nairovirüsü' (ALTNV) adı verildi. Virüsün Çin'in farklı bölgelerinden toplanan kenelerde tespit edildiği ve laboratuvar deneylerinde aynı kenelerin virüsü bulaştırabildiğinin gösterildiği bildirildi.
Araştırma Nasıl Başlatıldı ve Nerede Yayımlandı
Araştırmanın çıkış noktası, Asya'da görülen ve ölümcül olabilen Dabie bandavirus (DBV) ile ilgili gözlemler oldu. DBV, ateş ve kandaki pıhtılaşmayı sağlayan trombositlerin ciddi şekilde azalmasıyla seyreden bir hastalığa neden oluyor. Hastalıkta ölüm oranının yüzde 10 ila 30 arasında olduğu belirtiliyor.
Araştırmacılar, DBV belirtileri gösteren hastaların yaklaşık yüzde 30'unda virüsün tespit edilememesi üzerine bu durumu incelemeye aldı. Kene ısırmasının ardından hastanelere başvuran kişilerden alınan örneklerin incelenmesiyle daha önce bilinmeyen ALTNV virüsü tespit edildi. Çalışmaya Pekin'deki Devlet Patojen ve Biyogüvenlik Anahtar Laboratuvarı öncülük etti ve araştırmanın sonuçları New England Journal of Medicine dergisinde yayımlandı.
3 Bin 163 Hastada ALTNV Bulguları ve Belirtiler
Araştırma kapsamında kene ısırması sonrası hastanelere başvuran 3 bin 163 kişiden alınan örnekler incelendi. Bu kişilerin yüzde 10,4'ünde ALTNV tespit edildi. Her 10 hastadan birinde virüsün saptanması, virüsün yaygınlığına ilişkin önemli bir veri olarak kayda geçti.
DBV belirtileri göstermesine rağmen DBV testi negatif çıkan hastalarda ALTNV görülme oranı daha yüksek oldu. Bu grupta ALTNV oranı yüzde 15,1 olarak belirlendi. Araştırmacılar, yalnızca ALTNV taşıyan hastalarda görülen klinik tabloyu da ayrıntılı olarak raporladı.
Yalnızca ALTNV taşıyan hastaların yüzde 84'ünde yorgunluk, yüzde 80'inde ise sindirim sistemi sorunları görüldü. Hastaların yüzde 38'inde kandaki trombosit seviyesinin düştüğü, yüzde 36'sında ise karaciğer veya diğer dokulardaki hasara işaret edebilen bazı enzimlerin yükseldiği belirlendi. Bu bulgular, virüsün trombosit düşüklüğü ve enzim yüksekliği gibi DBV ile benzer laboratuvar anormalliklerine yol açabildiğini gösterdi.
Araştırmada yalnızca ALTNV enfeksiyonu geçiren hastaların tamamının iyileştiği bildirildi. Bu veri, tek başına ALTNV enfeksiyonunun bu hasta grubunda ölümle sonuçlanmadığını ortaya koydu.
İki Virüsün Birlikte Görüldüğü Hastalarda Tablo Ağırlaştı
Çalışmada ALTNV ve DBV'yi aynı anda taşıyan 38 hasta tespit edildi. Bu ko-enfeksiyon grubunda klinik tablonun daha ağır seyrettiği gözlemlendi. Her iki virüsü birlikte taşıyan kişilerde solunum sorunları ve böbrek hasarı, yalnızca DBV taşıyanlara kıyasla daha sık görüldü.
Her iki virüsü taşıyan 38 hastanın 7'si hayatını kaybetti. Bu sayı, söz konusu grupta yüzde 18,4'lük ölüm oranına karşılık geldi. Araştırmacılar, bu oranın yalnızca DBV enfeksiyonuna kıyasla daha yüksek solunum ve böbrek komplikasyonları ile birlikte değerlendirildiğinde dikkat çekici olduğunu belirtti.
Bulgular, ALTNV ile DBV'nin aynı bölgelerde bulunması ve aynı kene türü tarafından taşınabilmesi nedeniyle iki enfeksiyonun birbirinden doğru şekilde ayırt edilmesinin önem taşıdığını gösterdi. Doğru ayrımın hem tanı hem de klinik takip açısından kritik olduğu vurgulandı.
15 Bölgeden Toplanan 47 Bin Kenede İnceleme
Araştırmacılar, virüsün kenelerdeki varlığını araştırmak için Çin'in 15 bölgesinden toplanan 47 bin 428 keneyi de inceledi. Kenelerin yüzde 1,3'ünde ALTNV'nin genetik materyaline rastlandı.
Virüs en sık Asya uzun boynuzlu kenesi olarak bilinen 'Haemaphysalis longicornis' türünde görüldü. Bu kenelerin yüzde 1,8'inde virüs tespit edildi. Bu oran, diğer kene türlerine kıyasla bu türde virüsün daha yaygın olduğunu gösterdi.
Laboratuvar deneylerinde aynı kene türünün ALTNV'yi farelere bulaştırabildiği de gösterildi. Bu deney, Haemaphysalis longicornis'in virüs için vektör olabildiğine dair doğrudan kanıt sundu. Araştırmacılar, virüsün farklı bölgelerden toplanan kenelerde bulunmasının coğrafi yayılıma işaret ettiğini ve aynı kene türünün hem ALTNV hem de DBV'yi taşıyabilmesinin iki virüsün birlikte görülme riskini artırdığını belirtti.
Sıkça Sorulan Sorular
Yeni keşfedilen virüsün adı nedir ve kim tarafından keşfedildi?
Virüse 'Asya uzun boynuzlu kene nairovirüsü' (ALTNV) adı verildi. Pekin'deki Devlet Patojen ve Biyogüvenlik Anahtar Laboratuvarı öncülüğündeki araştırmacılar tarafından keşfedildi ve araştırmanın sonuçları New England Journal of Medicine dergisinde yayımlandı.
Araştırma neden başlatıldı?
Araştırma, Asya'da görülen ve ölümcül olabilen Dabie bandavirus (DBV) belirtileri gösteren hastaların yaklaşık yüzde 30'unda virüsün tespit edilememesi üzerine başlatıldı. Kene ısırması sonrası hastalanan ancak bilinen kene kaynaklı virüs testleri negatif çıkan kişilerin durumu incelendi.
Kaç kişide ALTNV tespit edildi ve belirtileri neler oldu?
Araştırmaya katılan 3 bin 163 kişinin yüzde 10,4'ünde ALTNV tespit edildi. DBV belirtileri gösterip testi negatif çıkanlarda bu oran yüzde 15,1 oldu. Yalnızca ALTNV taşıyan hastaların yüzde 84'ünde yorgunluk, yüzde 80'inde sindirim sistemi sorunları, yüzde 38'inde trombosit düşüklüğü ve yüzde 36'sında karaciğer veya diğer doku hasarına işaret eden enzim yüksekliği görüldü.
ALTNV tek başına ölümcül mü, ko-enfeksiyonda ölüm oranı nedir?
Kaynak içeriğe göre yalnızca ALTNV enfeksiyonu geçiren hastaların tamamı iyileşti. ALTNV ve DBV'yi aynı anda taşıyan 38 hastanın 7'si hayatını kaybetti ve bu grupta ölüm oranı yüzde 18,4 olarak bildirildi.
Virüs kenelerde ne kadar yaygın ve hangi kene türünde daha sık görüldü?
Çin'in 15 bölgesinden toplanan 47 bin 428 kenenin yüzde 1,3'ünde ALTNV'nin genetik materyaline rastlandı. Virüs en sık Asya uzun boynuzlu kenesi olarak bilinen Haemaphysalis longicornis türünde görüldü ve bu türün yüzde 1,8'inde tespit edildi. Laboratuvar deneylerinde bu kene türünün virüsü farelere bulaştırabildiği gösterildi.