
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ACE BPSC 2026 konferansında yaptığı konuşmada Türkiye'nin son 20 yılda oluşturduğu güçlü üretim altyapısı sayesinde küresel imalat sanayi katma değerindeki payını iki katına çıkardığını açıkladı. Kacır, yıllık mal ihracatının 2002 yılındaki 36 milyar dolar seviyesinden 283 milyar dolara yükseldiğini vurgularken, Amerikan iş dünyasıyla yakın etkileşimin Türkiye-ABD ilişkilerinin önemli bir parçası olduğunu söyledi.
100 milyar dolarlık ticaret hedefi ve stratejik özerklik vurgusu
Bakan Kacır, konferanstaki konuşmasında Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilere değinerek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Sayın Donald Trump’ın liderliğinde, ekonomik ilişkilerimizi daha da derinleştirmek ve 100 milyar dolarlık ikili ticaret hedefimize doğru ilerlemek konusunda açık ve ortak bir siyasi irade bulunmaktadır." ifadelerini kullandı.
Dünyanın ekonomik yapıları, siyasi ittifakları ve teknolojik öncelikleri yeniden şekillendiren çok katmanlı bir dönüşümden geçtiğini belirten Kacır, üretimde ve teknolojide stratejik özerkliğin egemenliğin temel unsurlarından biri haline geldiğini söyledi. Yeni ticaret mimarisinin tedarik güvenliğine, pazarlara yakınlığa ve güvenilir ortaklıklara daha fazla önem veren bir yapıda şekillendiğini dile getiren Kacır, teknolojik değişimin hızlanan temposunun endüstriyel rekabet gücünün ve ekonomik gücün sınırlarını yeniden çizdiğini ifade etti.
Kacır, yıkıcı teknolojiler geliştirme, bunları sanayi üretimine entegre etme ve küresel pazarlara sunma kabiliyetinin, dünya ekonomisinin gelecek dönemini şekillendiren ülkeler ile yalnızca bu dönüşüme uyum sağlayan ülkeleri giderek daha belirgin biçimde birbirinden ayırdığını kaydetti. Bu çerçevede son 20 yılda oluşturulan güçlü üretim altyapısı sayesinde küresel imalat sanayi katma değerindeki payın iki katına çıkarıldığını vurguladı.
İhracat 36 milyar dolardan 283 milyar dolara yükseldi
Yıllık mal ihracatının 2002 yılındaki 36 milyar dolar seviyesinden 283 milyar dolara yükseldiğinin altını çizen Kacır, Türkiye'nin güneş panellerinden ticari araçlara, çelik ve yapı malzemesinden mobilya ve tekstile kadar Avrupa değer zincirlerinde ve daha geniş bir perspektifte hayati bir rol oynadığını belirtti.
Türkiye'nin çok az ülkenin sahip olduğu çeşitlilikte sektörlere ürün tedarik ettiğini açıklayan Kacır, sanayideki büyümenin oluşturulan güçlü inovasyon ekosistemiyle desteklendiğini söyledi. Kacır, "Sanayimizdeki büyüme, oluşturduğumuz güçlü inovasyon ekosistemiyle desteklenmektedir. Bugün 1700’ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezi, yüksek nitelikli mühendis ve teknisyenlerin gücüyle yüksek katma değerli üretimi ileri taşıyan çözümler geliştirmektedir." dedi.
Ar-Ge ekosistemi ve savunma sanayisinde liderlik
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, 115 teknoparkta 13 binden fazla firmanın yarının teknolojilerini bugünden geliştirdiğini dile getirdi. 2000'li yılların başında Türkiye’de yalnızca 29 bin AR-GE personeli bulunduğunu, bugün bu sayının 311 bine ulaştığına işaret etti.
AR-GE ve teknoloji alanında kaydedilen ilerlemenin somut sonuçlarını en açık şekilde hızla gelişen savunma sanayisinde gösterdiğini belirten Kacır, "Türkiye bugün İHA sistemlerinde dünyada lider konumdadır. Artık kendi eğitim uçaklarımızı, helikopterlerimizi, deniz platformlarımızı, kara sistemlerimizi ve uydularımızı tasarlıyor, geliştiriyor ve üretiyoruz. Teknolojideki her büyük paradigma değişimi, bizim için benzer bir fırsat penceresi sunmaktadır." diye konuştu.
Milli ve tamamen elektrikli otomobil Togg'un bu vizyonun somutlaşmış hali olduğunu ifade eden Kacır, bu tür başarı hikayelerini birçok farklı alanda çoğaltmayı ve Türkiye’yi küresel yüksek teknoloji değer zincirinde çok daha üst sıralara taşımayı hedeflediklerini söyledi. Kacır, bugüne kadar HIT-30 kapsamında 11 farklı başlık altında çağrıya çıktıklarını ve önemli sayıda yatırımın hayata geçirilmesini sağladıklarını vurguladı.
Yeşil ve dijital dönüşüm için milyarlarca dolarlık kaynak
Şirketlerin üretim süreçlerini modernize etmelerini, kaynak verimliliğini artırmalarını ve ileri teknolojileri benimsemelerini desteklemek amacıyla Yeşil Dönüşüm ve Dijital Dönüşüm Programlarını hayata geçirdiklerini belirten Kacır, Dünya Bankası ile sanayicileri, KOBİ’leri ve yeşil teknoloji girişimlerini desteklemek amacıyla 1 milyar doların üzerinde kaynak sağladıklarını dile getirdi.
EBRD ile iş birliği içinde ise yeşil dönüşüm yatırımları için 5 milyar avroluk uluslararası finansmanın temin edilmesi yönünde önemli bir adım attıklarını belirten Kacır, "Türkiye ekonomisinin daha güçlü üretim, daha fazla inovasyon ve daha yüksek katma değer yoluyla büyümesini sağlamak için gerekli tüm adımları atmaya devam edeceğiz." dedi.
Çeşitli fonlar ve ortak yatırım mekanizmaları aracılığıyla kamu kaynaklarını harekete geçirdiklerinin altını çizen Kacır, erken aşama risklerini azalttıklarını, özel sermayeyi teşvik ettiklerini ve yenilikçi fikirlerin küresel ölçekte büyüyen şirketlere dönüşme yolculuğunu hızlandırdıklarını kaydetti. Dünyanın en büyük havacılık ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST'in milyonlarca genci inovasyon yolculuğuna dahil ettiğini belirten Kacır, kendine özgü garaj modeli sayesinde Türkiye'nin teknoloji girişimciliğinde altın çağını yaşadığını söyledi.
Girişimlerin ölçeklenebilmesi için sağlam bir büyüme zemini sağlayacak yeni programları hayata geçirdiklerini ifade eden Kacır, Turcorn olma potansiyeline sahip girişimlere uçtan uca destek sağlamak amacıyla Turcorn 100 Programı’nı başlattıklarını açıkladı. Yeni Dijital Şirket platformu sayesinde girişimlerin şirket kuruluş süreçlerini tamamen çevrim içi olarak tamamlamalarının mümkün olacağını da sözlerine ekledi.
Yapay zeka, uzay ve sanayi alanlarında 2030 hedefleri
Yapay zeka devrimine adalet, merhamet ve sorumluluk ilkeleri temelinde, insanlığın yararına olacak şekilde yön vermeye kararlı olduklarını belirten Kacır, 2030 yılına kadar veri merkezi kapasitelerini 1 GW seviyesine çıkaracaklarını ve yapay zeka, bulut teknolojileri ve dijital altyapı alanlarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımını harekete geçireceklerini dile getirdi. Kacır, "Yapay Zeka Büyüme Bölgeleri, yatırımcılara, KOBİ’lere ve araştırmacılara enerji ve dijital altyapıya hazır erişim imkanı sağlayacaktır." dedi.
Bugün kendi uydularını tasarlayabilen, geliştirebilen, üretebilen, test edebilen ve işletebilen ülkeler arasında yer alındığını belirten Kacır, "Ay aracımızın üretim, montaj ve entegrasyon süreçleri tamamlandı ve 2027 yılının ilk aylarında fırlatmayı planlıyoruz. Türkiye ayrıca Artemis Anlaşmaları’na katılarak barışçıl ve sürdürülebilir uzay araştırmalarındaki uluslararası iş birliğini güçlendirmiştir." şeklinde konuştu.
Özel bir uzay teknoparkı kurduklarını belirten Kacır, Somali’de Türkiye’ye kendi uzay sistemlerini fırlatma konusunda önemli bir kabiliyet kazandıracak bir uzay limanı geliştirdiklerini vurguladı. Gümrük Birliği ve geniş Serbest Ticaret Anlaşmaları ağının, Türkiye’de yatırım yapan şirketlerin yüksek satın alma gücüne sahip bir milyardan fazla tüketiciye erişmesine imkân sağladığını kaydetti.
Türkiye ekonomisinin Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olduğunu ve nüfusun gelişmiş ülkelerin çoğuna kıyasla 10 ila 15 yıl daha genç olduğunu belirten Kacır, demiryolları, limanlar, kara yolları, enerji ağları ve yüksek kapasiteli fiber bağlantılara dayalı entegre bir altyapı ağı inşa edildiğini söyledi. Sanayi Alanları Master Planı kapsamında, sanayi alanlarını 160 bin hektardan 2030 yılına kadar 350 bin hektara çıkarmaya yönelik adımlar attıklarını açıkladı.
Doğuda Zengezur Koridoru'nun Türkiye’nin Güney Kafkasya üzerinden Azerbaycan’a, Orta Asya’ya ve daha geniş anlamda Orta Koridor’a bağlantısını güçlendirme potansiyeline sahip olduğunu, güneyde Kalkınma Yolu'nun Körfez’i Irak ve Türkiye üzerinden Avrupa pazarlarına bağlayan yeni bir kuzey-güney ticaret ekseni oluşturmak üzere tasarlandığını belirtti. Batıda ise Kuzey Marmara Demiryolu'nun Türkiye’nin en büyük sanayi ve lojistik bölgesinin demiryolu omurgasını güçlendirerek üretim merkezleri, limanlar ve uluslararası demiryolu koridorları arasındaki bağlantıları geliştireceğini vurguladı.
Amerikalı yatırımcıları Türkiye’nin kalkınmasının bu yeni aşamasında aktif rol almaya davet ettiklerini dile getiren Kacır, "Türkiye halihazırda ABD şirketleri açısından köklü ve güçlü bir yatırım destinasyonudur." dedi. Kacır sözlerini, "Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin daha büyük düşünmek, birlikte hareket etmek ve önümüzdeki yıllar için daha iddialı bir ekonomik ortaklık inşa etmek adına her türlü sebebi bulunmaktadır. Önemli olan, bu ortak vizyonu somut projelere, daha güçlü yatırım akışlarına, daha derin teknoloji iş birliklerine ve kalıcı ticari ortaklıklara dönüştürmektir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, yatırımlar ve teşviklerden sorumlu kamu otoritesi sıfatıyla kapılarımız sizlere her zaman açıktır. Bu değerli toplantının iş dünyalarımız arasında daha ileri ve daha derin iş birlikleri için yeni yollar açmasını ve ülkelerimizin karşılıklı yararına hizmet etmesini temenni ediyorum." diyerek tamamladı.
Sıkça Sorulan Sorular
Bakan Kacır küresel imalat sanayi payına ilişkin ne açıkladı?
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, son 20 yılda oluşturulan güçlü üretim altyapısı sayesinde Türkiye'nin küresel imalat sanayi katma değerindeki payını iki katına çıkardığını açıkladı.
Türkiye'nin yıllık mal ihracatı ne kadar arttı?
Bakan Kacır, yıllık mal ihracatının 2002 yılındaki 36 milyar dolar seviyesinden 283 milyar dolara yükseldiğini belirtti.
Ar-Ge ve teknoparklara ilişkin hangi veriler paylaşıldı?
Kacır, bugün 1700’ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezi bulunduğunu, 115 teknoparkta 13 binden fazla firmanın faaliyet gösterdiğini ve AR-GE personel sayısının 2000'li yılların başındaki 29 binden 311 bine ulaştığını açıkladı.
2030 yılına kadar veri merkezi ve sanayi alanları için hedefler neler?
Kacır, 2030 yılına kadar veri merkezi kapasitesinin 1 GW seviyesine çıkarılacağını, yapay zeka ve dijital altyapıda en az 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımının harekete geçirileceğini ve sanayi alanlarının 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkarılacağını söyledi.
Uzay alanındaki projeler hakkında ne söylendi?
Kacır, Ay aracının üretim, montaj ve entegrasyon süreçlerinin tamamlandığını ve 2027 yılının ilk aylarında fırlatmanın planlandığını, Türkiye'nin Artemis Anlaşmaları'na katıldığını, özel bir uzay teknoparkı kurulduğunu ve Somali'de bir uzay limanı geliştirildiğini belirtti.