
CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında dört ayrı gündem maddesini ele aldı. Maltepe'deki bina çökmesi, Mekke Anlaşması, okullarda ücretsiz yemek tartışması ve Marmara Denizi'nde batan Tuğberk İmamoğlu gemisinde kaybolan dokuz denizci... Kılıç, bu son konuda ailelerin kendisine ilettiği mektubu kamuoyuyla paylaşarak Bakanlığa doğrudan çağrıda bulundu: "Dokuz denizciyi denizin karanlığında, dokuz aileyi de belirsizliğin karanlığında bırakmayalım."
Marmara'da batan gemide dokuz denizci hâlâ kayıp
Kılıç'ın aktardığına göre, 2 Eylül'de Marmara Denizi'nde Alsu gemisi ile Tuğberk İmamoğlu gemisi çarpıştı. Tuğberk İmamoğlu, 10 mürettebatıyla birlikte battı. 5 Eylül'de geminin yeri tespit edildi ve kaptan Yaşar Kahya'nın naaşına ulaşıldı. Ancak geride dokuz denizci kalmaya devam ediyor.
"Dokuz denizci, dokuz aile, dokuz ayrı evde dinmeyen bir bekleyiş var şu anda" diyen Kılıç, ailelerin her telefon çalışında aynı umutla ahizeyi kaldırdığını anlattı. Ailelerin herhangi bir ayrıcalık talep etmediğini vurgulayan Kılıç, onların tek isteğinin sevdiklerini gereğince toprağa verebilmek ve mezarları başında dua edebilmek olduğunu ifade etti.
'Deniz çok derin, ekipmanımız yok' yanıtı yetmez
Kılıç, ailelere yetkililerce "Deniz çok derin, yeterli ekipmanımız yok" şeklinde yanıt verildiğini ileri sürdü ve bu yanıtı yeterli bulmadığını açıkça ortaya koydu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı'na doğrudan seslenen Kılıç, "720 metre derinlikteki geminin yerini tespit edebiliyorsunuz da o gemiye ulaşmanın yollarını neden aramıyorsunuz? Hangi uzmanlarla görüştünüz? Hangi teknolojileri araştırdınız? Hangi uluslararası kuruluşlardan yardım istediniz?" sorularını yöneltti.
Kılıç, dünyada derin sulardaki batıklara ulaşıldığına dair örneklerin bulunduğunu belirterek farklı uzman ve kuruluşlardan teknik destek alınabileceğini, uzaktan kumandalı su altı araçlarının kullanılabileceğini ve geminin belirli bölümlerine müdahale imkânının araştırılması gerektiğini söyledi. Gerekli uzman ve ekipmanların yurt dışından da temin edilebileceğini vurgulayan Kılıç, "Artık ailelerin teselliye değil somut bir cevaba ihtiyacı var. Bir aydır bekliyorlar" dedi.
Ailelerden Kılıç'a mektup: 'Lütfen bizi mezarsız bırakmayın'
Basın toplantısının en dikkat çekici anlarından birini, dokuz ailenin Kılıç'a gönderdiği mektuptan aktarılan ifadeler oluşturdu. Kılıç, mektupta yer alan "Lütfen bizi mezarsız bırakmayın" sözlerini kamuoyuyla paylaştı. "Düşünün, bir ülkede dokuz aile bırakın yakınına ulaşmayı, 'mezarsız bırakmayın' diye bir çağrı yapıyor. Devletten istedikleri tek şey sevdiklerine son kez veda edebilmek" diye konuştu.
Kılıç, CHP olarak aileleri yalnız bırakmayacaklarını ve konuyu TBMM gündeminde tutmaya devam edeceklerini, dosyanın kamuoyunun gündeminden düşmesine izin vermeyeceklerini de sözlerine ekledi.
Kazanın nedenleri ve sorumluluklar da araştırılmalı
Kılıç, yalnızca kurtarma operasyonuyla yetinilmemesi gerektiğini de vurguladı. Kazanın ardından sigorta şirketleri ve gemi işletmecilerinin sorumluluklarının araştırılmasını, enkaza müdahalenin maliyetlerinin hangi kaynaklarla karşılanabileceğinin incelenmesini istedi. "Bakanlık bütün bu kurumları ve şirketleri bir araya getirmeli. Hem operasyonu hem de operasyonun finansmanını muhakkak sağlamalı" dedi.
Seyir kayıtları, haberleşme süreçleri, denetimler ve gemi trafiğine ilişkin süreçlerin de kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiğini belirten Kılıç, "Sorumluluklar ve sorumlular da muhakkak ortaya çıkarılmalı ve hesabını vermeli" ifadelerini kullandı.
Basın toplantısının diğer gündem maddeleri
Kılıç, toplantıya İstanbul Maltepe'de yedi katlı bir binanın üç katının çökmesiyle başladı. Olayda iki kişinin hayatını kaybettiğini, üçü çocuk 10 kişinin enkazdan kurtarıldığını hatırlatan Kılıç, teknik inceleme ve soruşturmaların tamamlanmasını beklemek gerektiğini söyledi. "Bildiğimiz kadarıyla bu sabah bir deprem olmadı. Ortada test edilmiş bir dış etken de hâlâ yok. Peki yedi katlı bir binanın üç katı nasıl çöker?" diye sordu ve Türkiye'nin kentsel dönüşüm sorununa dikkat çekti.
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması konusunda ise TBMM'nin bilgilendirilmesi gerektiğini savunan Kılıç, anlaşmanın Türkiye'ye hangi askeri yükümlülükleri getirdiğinin açıklanmasını istedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı Meclis Genel Kurulu'nu bilgilendirmeye davet ettiklerini belirten Kılıç, bu çağrının karşılıksız kalması hâlinde genel görüşme açılması için önerge vereceklerini açıkladı.
Okullarda ücretsiz yemek konusunda ise Milli Eğitim Bakanlığı'nın anket başlatmasını eleştiren Kılıç, "Çocuklara bir öğün yemek vermek için bir ankete mi ihtiyacımız var?" diye sordu ve Bakanlığı ücretsiz okul yemeği uygulaması için takvim açıklamaya davet etti.
Sıkça Sorulan Sorular
Tuğberk İmamoğlu gemisi ne zaman ve nasıl battı?
CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç'ın aktardığı bilgilere göre Tuğberk İmamoğlu gemisi, 2 Eylül'de Marmara Denizi'nde Alsu gemisiyle çarpışması sonucu 10 mürettebatıyla birlikte battı.
Batık gemide kaç denizci hâlâ kayıp, kaptanın durumu ne?
Geminin 5 Eylül'de yeri tespit edildi ve kaptan Yaşar Kahya'nın naaşına ulaşıldı. Geriye kalan dokuz denizciye ise basın toplantısının yapıldığı tarih itibarıyla henüz ulaşılamamıştı.
CHP, kurtarma operasyonu için Bakanlıktan ne talep etti?
Kılıç, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'ndan gerekli uzmanları bulmayı, ilgili teknik çalışmaları yürütmeyi ve ekipmanı sağlamayı talep etti; gerekirse yurt dışından uzman ve ekipman temin edilebileceğini de belirtti.
Dokuz ailenin Kılıç'a ilettiği mesaj ne oldu?
Dokuz aile Kılıç'a mektup göndererek "Lütfen bizi mezarsız bırakmayın" çağrısında bulundu. Aileler, sevdiklerine son kez veda edebilmek ve bir mezar başında dua edebilmek istediklerini ifade etti.
CHP, konuyu TBMM'de nasıl takip edecek?
Kılıç, CHP olarak aileleri yalnız bırakmayacaklarını, konuyu TBMM gündemine taşımaya devam edeceklerini ve dosyanın kamuoyunun gündeminden düşmesine izin vermeyeceklerini açıkladı.