
Çin'in uluslararası yuan ödemelerine altyapı sağlayan Sınır Ötesi Bankalararası Ödeme Sistemi CIPS, ağustos ayında günlük işlem hacminde rekor bir seviyeye ulaştı. Atlantic Council araştırmacıları Jessie Yin ve Lize de Kruijf tarafından hazırlanarak ilk kez Semafor ile paylaşılan yeni veriler, bu artışın geçici bir dalgalanmadan öte, kalıcı bir yükselişe işaret edebileceğini ortaya koyuyor. Analizin bulguları, küresel finans sisteminde henüz köklü bir dönüşüm yaşanmadığını gösterse de kaputun altındaki bazı gelişmelerin dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
CIPS'teki Rekor: Artışın Fitilini Kim Yaktı?
Atlantic Council verilerine göre CIPS'teki işlem hacminde belirgin bir sıçrama ilkbaharda başladı. Analize göre bu hareketlilik, İran savaşı sırasında yaptırım uygulanan şirketlerin ABD'nin kontrolündeki finansal kanalları kullanmadan işlem yapmanın yollarını aramasıyla ilkbaharda belirginleşti. Yaptırım baskısı altındaki aktörlerin alternatif finansal altyapılara yönelmesi, CIPS'e olan talebi görünür biçimde artırdı. Ağustos ayında kaydedilen rekor ise bu ilkbahar sıçramasının bir adım ötesine geçildiğine işaret ediyor.
Semafor'a konuşan Atlantic Council Uluslararası Ekonomi Başkanı Josh Lipsky, tablonun iki farklı yüzü olduğunu vurguladı. Lipsky, "En üst düzey rakamların tamamı istikrarlı kalıyor. Ancak kaputun altına baktığınızda bazı endişe verici işaretler var" dedi. Bu değerlendirme, küresel finans sisteminin yüzeysel görünümünün altında sessiz sedasız ilerleyen bir dönüşümün ipuçlarını barındırabileceğine işaret ediyor.
CIPS Nedir, Nasıl Çalışır?
Çin'in sınır ötesi bankalararası ödeme sistemi CIPS, uluslararası ödemelerin yuan üzerinden gerçekleştirilmesini kolaylaştırmak amacıyla Pekin tarafından 2015 yılında hayata geçirildi. Sistem, Çin'in küresel finansta daha bağımsız bir konum edinme hedefinin somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Semafor'un aktardığı Atlantic Council verilerine göre, CIPS'e doğrudan katılan finans kuruluşlarının sayısı iki kattan fazla arttı. Bu rakam, sistemin uluslararası arenada giderek daha fazla kurumsal ilgi gördüğünü somut biçimde ortaya koyuyor.
Çin'in Yuan Stratejisi: Swap Anlaşmaları ve Sınırlar
Pekin yalnızca CIPS ile yetinmiyor. Çin ayrıca gelişmekte olan ülkelerle merkez bankası swap anlaşmaları üzerinden yuan kullanımını yaygınlaştırmaya çalışıyor. Bu anlaşmalar, ilgili ülkelerin dolar rezervine ihtiyaç duymadan Çin ile ticaret yapabilmesinin önünü açıyor ve Pekin'in alternatif finansal ağını genişletme stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Ancak bu çabaların somut sonuçları henüz sınırlı kalıyor. Yuanın küresel merkez bankalarının rezervlerindeki payı 2022'den bu yana geriledi. Bu tablo, Pekin'in doların yerini kısa vadede yuanla değiştirmesinin şu an için söz konusu olmadığını açıkça gösteriyor. Başka bir deyişle Çin, büyük bir devrim yaratmaktan çok uzun vadeli ve sabırlı bir altyapı inşası peşinde görünüyor.
Dolar Hâlâ Tartışmasız Lider
Analizin altını çizdiği önemli bir nokta, küresel krizlerin finansal sistemdeki dengeleri değiştirebildiğidir. Bu çerçevede Çin'in daha küçük ölçekte de olsa dolara paralel bir finansal altyapı oluşturma çabasının giderek güçlendiği vurgulanıyor. Bununla birlikte Semafor analizinde, Çin'in finansal sisteminin büyümesinin henüz ABD dolarının küresel konumunu tehdit edecek seviyeye ulaşmadığı da açıkça belirtiliyor.
ABD doları, küresel ticaretin ve döviz işlemlerinin büyük bölümünde kullanılmaya devam ediyor. Bu durumu somutlaştıran çarpıcı bir örnek de analizde yer alıyor: Türk lirasının Hindistan rupisine çevrilmesi gibi birbiriyle doğrudan bağlantısı bulunmayan para birimleri arasındaki işlemlerde bile çoğu zaman dolar üzerinden işlem yapılıyor. Bu durum, doların uluslararası finans sistemindeki merkezi konumunun ne denli derin köklere sahip olduğunu gözler önüne seriyor.
Büyük Resim: Paralel Bir Altyapının Yükselişi
Tüm bu veriler bir araya getirildiğinde ortaya çıkan tablo, ani bir kopuştan ziyade yavaş ve katmanlı bir dönüşümü işaret ediyor. CIPS'teki rekor işlem hacmi, sistemin büyüdüğünü ve daha fazla kurumun bu platforma dahil olduğunu gösteriyor. Ancak yuanın rezerv para birimi olarak gerilemeye devam etmesi ve doların gündelik uluslararası işlemlerdeki tartışmasız ağırlığı, Pekin'in önündeki yapısal engelleri de gözler önüne seriyor. Atlantic Council'ın analizi, bu iki gerçeği aynı anda göz önünde bulundurmanın önemine dikkat çekiyor: Büyük göstergeler istikrarlı görünse de altyapıdaki sessiz dönüşüm izlenmeye değer sinyaller veriyor.
Sıkça Sorulan Sorular
CIPS'te ağustos ayında kaydedilen rekor ne anlama geliyor?
Atlantic Council araştırmacıları Jessie Yin ve Lize de Kruijf tarafından hazırlanan ve Semafor ile paylaşılan verilere göre, CIPS'teki günlük işlem hacmi ağustos ayında rekor seviyeye ulaştı. Bu gelişme, ilkbaharda başlayan artışın geçici olmayabileceğine ve kalıcı bir yükselişe işaret edebileceğine dair değerlendirmelere zemin hazırlıyor.
CIPS'teki artışın ilkbaharda başlamasının nedeni nedir?
Analize göre bu hareketlilik, İran savaşı sırasında yaptırım uygulanan şirketlerin ABD'nin kontrolündeki finansal kanalları kullanmadan işlem yapmanın yollarını aramasıyla ilkbaharda belirginleşti. Yaptırım baskısı, alternatif ödeme altyapılarına olan talebi artırdı.
CIPS ne zaman kuruldu ve kaç kurum sisteme dahil?
CIPS, uluslararası ödemelerin yuan üzerinden gerçekleştirilmesini kolaylaştırmak amacıyla Pekin tarafından 2015 yılında hayata geçirildi. Semafor'un aktardığı Atlantic Council verilerine göre, sisteme doğrudan katılan finans kuruluşlarının sayısı iki kattan fazla arttı.
Yuan, dolar karşısında küresel rezervlerde nasıl bir seyir izliyor?
Analize göre yuanın küresel merkez bankalarının rezervlerindeki payı 2022'den bu yana geriledi. Bu durum, Pekin'in doların yerini kısa vadede yuanla değiştirmesinin henüz söz konusu olmadığını gösteriyor.
Doların uluslararası finans sistemindeki konumu ne durumda?
Semafor analizine göre ABD doları, küresel ticaretin ve döviz işlemlerinin büyük bölümünde kullanılmaya devam ediyor. Türk lirasının Hindistan rupisine çevrilmesi gibi birbiriyle doğrudan bağlantısı olmayan para birimleri arasındaki işlemlerde bile çoğu zaman dolar üzerinden işlem yapılması, bu merkezi konumun somut bir göstergesi olarak öne çıkarıldı. Analizde, Çin'in finansal sisteminin büyümesinin henüz ABD dolarının küresel konumunu tehdit edecek seviyeye ulaşmadığı da vurgulandı.