
Havaların soğuması ve okulların açılmasıyla birlikte çocuklarda enfeksiyon hastalıkları artmaya başlıyor. Bu dönemde pek çok aile, çocuklarını korumak ve bağışıklıklarını güçlendirmek amacıyla zaman zaman kulaktan dolma bilgilerle vitamin takviyesine yöneliyor. Peki çocuğa gerçekten ihtiyacı olmadığı hâlde vitamin vermek zararlı mı? Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Şenay Pir Zengi, bu soruları yanıtlarken ailelere önemli uyarılarda bulundu.
Vitaminler İlaç Gibi Düşünülmeli
Dr. Üyesi Şenay Pir Zengi, çocuklara rastgele verilen vitaminlerin yarardan çok zarar verebileceğini açıkça ifade etti. "Vitaminler ilaç gibi düşünülmeli ve 'nasıl olsa vitamin, zararı olmaz' yaklaşımından kaçınılmalıdır" diyen Zengi, sağlıklı ve dengeli beslenen bir çocuğun her vitamin ve minerali takviye olarak almasının gerekmediğini vurguladı.
Uzman hekime göre vitamin desteği; çocuğun yaşı, beslenme özellikleri, büyüme ve gelişmesi, mevcut hastalıkları ve gerektiğinde yapılan tetkikler değerlendirilerek verilmeli. Zengi, özellikle sonbahar ve kış aylarında ailelerin çocuklarını enfeksiyonlardan korumak amacıyla birden fazla vitamin içeren ürünleri kontrolsüz şekilde kullanabildiğini gözlemlediklerini belirtti. Ancak vitamin takviyelerinin çocukların hiç hastalanmamasını sağlayacağı ya da her çocuğun bağışıklığını belirgin biçimde güçlendireceği düşüncesinin doğru olmadığının da altını çizdi.
Fazla Vitamin Her Zaman Daha Fazla Fayda Anlamına Gelmez
Vitamin kullanımında doz miktarına özellikle dikkat çeken Dr. Üyesi Zengi, gereğinden fazla alınan vitaminlerin her zaman daha fazla fayda anlamına gelmediğini vurguladı. Aşırı D vitamini kullanımının kandaki kalsiyum düzeyinin yükselmesine yol açabileceğini; bunun bulantı, kusma, aşırı susama, sık idrara çıkma ve böbrek sorunlarını beraberinde getirebileceğini aktardı.
A vitamininin aşırı alınmasının ise karaciğer başta olmak üzere çeşitli organlarda toksik etkilere neden olabileceğini belirten Zengi, bazı vitamin ve mineral takviyelerinin kullanılan ilaçlarla da etkileşime girebileceğini hatırlattı. Bu nedenle özellikle yüksek doz ve uzun süreli kullanımlarda "vitamin olduğu için güvenlidir" düşüncesinden kaçınılması gerektiğini söyledi.
Sık Hastalanmak Her Zaman Zayıf Bağışıklık Demek Değil
Ailelere özellikle "bağışıklık güçlendirici" şeklinde pazarlanan ürünlere karşı dikkatli olmalarını öneren Zengi, kreşe veya okula yeni başlayan çocukların sık enfeksiyon geçirmesinin her zaman bağışıklık sisteminin zayıf olduğu anlamına gelmediğini açıkladı. Çocukların okul ortamında çok sayıda farklı enfeksiyon etkeniyle karşılaştığını belirten uzman, vitaminlerin sağlıklı yaşamın yerini alamayacağını vurguladı.
"Eksiklik varsa yerine koymak son derece önemlidir; ancak eksiklik olmayan bir çocukta gereksiz ve yüksek doz vitamin vermek çocuğu daha sağlıklı yapmaz" diyen Zengi, çocuklarda vitamin kullanımındaki temel yaklaşımın "ne kadar çok, o kadar iyi" değil; "gerektiğinde, doğru vitamin ve doğru doz" olması gerektiğini özetledi.
C Vitamini de Sınırsız Kullanılamaz
Özellikle kış aylarında en çok tüketilen C vitaminine ilişkin de önemli uyarılarda bulunan Dr. Üyesi Zengi, C vitamininin suda çözünen bir vitamin olduğunu ve fazla miktarın önemli bir bölümünün idrarla atıldığını açıkladı. Ancak bunun sınırsız miktarda kullanılabileceği anlamına gelmediğini de vurguladı.
Yüksek doz C vitamininin özellikle mide-bağırsak sistemiyle ilgili şikâyetlere, karın ağrısı, bulantı ve ishale neden olabileceğini belirten uzman, bazı yatkın kişilerde yüksek miktarlarda ve uzun süreli kullanımın böbrek taşı riskini de artırabileceğini aktardı. Yeterli sebze ve meyve tüketen, dengeli beslenen bir çocukta rutin olarak yüksek doz C vitamini kullanılmasının çoğu zaman gerekli olmadığını da sözlerine ekledi.
Yağda Çözünen Vitaminler Özellikle Dikkat İstiyor
Ailelerin nelere dikkat etmesi gerektiğini de anlatan Dr. Üyesi Zengi, çocuğun yaşına uygun dozun kullanılması ve aynı vitamini içeren farklı ürünlerin birlikte verilmemesi gerektiğini özellikle vurguladı. Örneğin hem multivitamin hem de ayrıca D vitamini kullanan bir çocuğun, farkında olmadan yüksek düzeyde D vitamini alabildiğini hatırlattı.
A, D, E ve K gibi yağda çözünen vitaminlerin vücutta depolanabildiğini ve aşırı miktarlarda alınmalarının toksik etkilere yol açabileceğini belirten Zengi, uzun süreli ve yüksek doz vitamin kullanımının mutlaka hekim değerlendirmesiyle yapılması gerektiğini söyledi.
Vitamin ve mineral eksikliklerinin çocuklarda yalnızca büyümeyi değil bilişsel performansı da etkileyebileceğini vurgulayan Zengi, her dikkat ya da okul başarısı sorununu vitamin eksikliğine bağlamanın doğru olmadığını da ekledi. Demir eksikliği anemisinin halsizlik, çabuk yorulma, dikkat ve konsantrasyon sorunlarıyla ilişkili olabileceğini; B12 vitamini eksikliğinde ise anemi yanında nörolojik bulgular görülebileceğini aktardı. D vitamini eksikliğinin kemik sağlığını etkilediğini, ciddi eksikliğin küçük çocuklarda raşitizme yol açabileceğini de belirtti. Bu nedenle belirgin halsizlik, iştahsızlık, büyüme-gelişme problemi veya okul performansında belirgin değişiklik gözlemlendiğinde doğrudan vitamin başlanması yerine önce nedeninin araştırılması gerektiğini vurguladı.
Aileler İçin Üç Temel Öneri
Ailelere somut tavsiyeler de veren Dr. Üyesi Zengi, izlenmesi gereken yolu şöyle özetledi: "Önce beslenme, sonra gereksinimin değerlendirilmesi, gerekiyorsa uygun dozda takviye." Çocuğun bağışıklığını desteklemek için yalnızca vitaminlere odaklanılmaması gerektiğini belirten uzman, yeterli ve dengeli beslenmenin, düzenli uykunun, yaşına uygun fiziksel aktivitenin, el hijyeninin ve aşıların zamanında yapılmasının çocuk sağlığının temel bileşenleri olduğunu hatırlattı.
Bir vitamin veya mineral eksikliğinden şüphelenildiğinde çocuk hekimi tarafından değerlendirilmesinin ve gerekli görülürse uygun tetkiklerin yapılmasının daha doğru bir yaklaşım olduğunu da vurgulayan Zengi, vitamin desteğinden önce sağlıklı beslenmenin ele alınması gerektiğini söyledi. Günlük beslenmede sebze ve meyveler, tam tahıllar, süt ve süt ürünleri, yumurta, et, balık, tavuk ve kuru baklagiller gibi farklı besin gruplarının dengeli biçimde yer almasının önemine dikkat çekti. Paketlenmiş ve yüksek oranda işlenmiş gıdaların, şekerli içeceklerin ve şeker içeriği yüksek atıştırmalıkların mümkün olduğunca sınırlandırılmasını öneren Zengi, okul beslenme çantası için tam tahıllı ekmekle hazırlanmış peynirli veya yumurtalı sandviç, mevsim meyvesi ve ayran ya da yoğurt gibi seçenekleri örnek olarak verdi. İçecek olarak ise öncelikli tercihin su olduğunu da sözlerine ekledi.
Sıkça Sorulan Sorular
Sağlıklı beslenen bir çocuğun vitamin takviyesi alması gerekir mi?
Dr. Üyesi Şenay Pir Zengi'ye göre sağlıklı ve dengeli beslenen bir çocuğun her vitamin ve minerali takviye olarak alması gerekmiyor. Vitamin desteğinin çocuğun yaşı, beslenme özellikleri, büyüme ve gelişmesi, mevcut hastalıkları ve gerektiğinde yapılan tetkikler değerlendirilerek verilmesi gerekiyor.
Aşırı D vitamini kullanımı çocuklarda ne gibi sorunlara yol açabilir?
Uzman hekime göre aşırı D vitamini kullanımı kandaki kalsiyum düzeyinin yükselmesine neden olabiliyor; buna bağlı olarak bulantı, kusma, aşırı susama, sık idrara çıkma ve böbrek sorunları ortaya çıkabilir. Özellikle hem multivitamin hem de ayrıca D vitamini kullanan çocuklarda toplam alınan D vitamini miktarının farkında olmadan yüksek düzeylere çıkabileceği de vurgulanıyor.
Çocukların okul döneminde sık hastalanması bağışıklık zayıflığının göstergesi midir?
Dr. Üyesi Zengi, kreşe veya okula yeni başlayan çocuklarda sık enfeksiyon geçirmenin her zaman bağışıklık sisteminin zayıf olduğu anlamına gelmediğini belirtiyor. Çocukların okul ortamında çok sayıda farklı enfeksiyon etkeniyle karşılaşması bu durumun başlıca nedeni olarak gösteriliyor.
Yüksek doz C vitamini çocuklar için güvenli midir?
Uzman hekime göre C vitamini suda çözünen bir vitamin olsa da bu durum sınırsız miktarda kullanılabileceği anlamına gelmiyor. Yüksek doz C vitamini karın ağrısı, bulantı ve ishale yol açabiliyor; bazı yatkın kişilerde yüksek miktarlarda ve uzun süreli kullanım böbrek taşı riskini de artırabiliyor.
Aileler çocuklarına vitamin vermeden önce ne yapmalı?
Dr. Üyesi Zengi ailelere üç temel nokta öneriyor: önce beslenme düzenini gözden geçirmek, ardından gerçekten bir eksiklik olup olmadığını değerlendirmek, gerekiyorsa uygun dozda takviye vermek. Bir vitamin veya mineral eksikliğinden şüphelenildiğinde çocuk hekimine başvurulması ve gerekli tetkiklerin yaptırılması gerektiği de vurgulanıyor.