
Fon işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı ve bazı isimlerin önceden bilgi sahibi olarak sistemden çıktığı iddialarıyla gündeme gelen kriz, iktidar partisi AKP'nin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. AKP kulislerinde krizin, şimdiye kadar parti yönetiminde en fazla rahatsızlık yaratan konulardan biri olduğu belirtiliyor. Kulislere yansıyan bilgilere göre yalnızca sorumluların değil, sistemdeki zafiyetlerin de ortaya çıkarılması gerektiği görüşü dile getiriliyor. Krizin AKP'ye zarar vermeden nasıl yönetileceği konusunda ise birbirinden farklı seçenekler tartışılıyor.
Erdoğan MYK'da mesaj verdi: 'Alnımız ak, başımız dik'
Kriz, Çarşamba günü toplanan AKP Merkez Yürütme Kurulu'nun (MYK) gündemine de taşındı. Edinilen bilgilere göre toplantıda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sorumlular hakkında gerekenin yapılacağını vurgulayarak şu mesajı verdi: "Milletimize mahcup olmayacağız. Bu meseleyi çözeceğiz. Bizim alnımız ak, başımız dik." Erdoğan ayrıca krizin alınan önlemlerle aşılacağını belirterek kurmaylarından söz konusu önlemlerin kamuoyuna iyi anlatılmasını istedi.
Toplantıda ayrıca fon krizinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ve partiyi hedef alan "kara propagandaya dönüştürülmek istendiği" değerlendirmesi yapıldı ve buna izin verilmemesi gerektiği ifade edildi. Erdoğan daha önce de yaptığı açıklamalarda kim olursa olsun üzerine gidileceğini, gerekirse yolların ayrılacağını belirtmişti. AKP içinde bu mesaj doğrultusunda, makamına ya da kime yakın olduğuna bakılmaksızın sorumluluğu bulunanların partiden ayıklanması, bürokrasideki sorumluların ise görevden uzaklaştırılması gerektiğini savunan önemli bir kesim bulunuyor. Ancak bu adımların ne zaman atılacağı konusunda parti içinde net bir bilgi yok; zamanlama konusunda Erdoğan'ın kararına işaret ediliyor.
Parti içindeki rahatsızlığın kaynağı: Yöneticilerin yakınları da gündemde
AKP'deki rahatsızlığın temel nedenlerinden biri, bazı parti yöneticilerinin veya yakınlarının da tartışmaların odağında yer alması. AKP'li bazı milletvekilleri ve yöneticiler, fondan haksız kazanç elde edilmesine yol açan sistem zafiyetlerinde sorumluluğu bulunanların hızla görevden alınmasını ve fon manipülasyonuna adı karışan isimlerin partiden uzaklaştırılmasını savunuyor.
İstifa tartışması: 'Neştere konu olmadan adım atılmaz mı?'
İktidar kanadında öne çıkan tartışmalardan biri, fon krizinde sorumluluğu bulunan ya da haksız kazanç elde edenlerin görevden alınmayı beklemeden, Fatma Betül Sayan Kaya örneğinde olduğu gibi hem görevlerinden hem de partiden istifa etmesi gerektiği yönünde. Geçmişte partide uzun süre grup başkanvekilliği de yapan İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Isparta'da yaptığı açıklamayla bu tartışmaya dahil oldu.
Turan, Erdoğan'ın yurt dışı temaslarından döndüğünde karşılaştığı fon gündeminin partiye ve Cumhurbaşkanı'na yük oluşturduğunu belirterek sorumluların görevden alınmayı beklemeden istifa etmesi gerektiğini söyledi. "Arkadaş, neştere konu olmadan adım atılmaz mı?" diyen Turan, istifa veya "görevinden af" seçeneklerini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: "Partimizin imajına zarar veren bir anlayış tartışıyoruz. Bu anlayışı arındırmak, temizlemek zorundayız."
Olağanüstü kongre seçeneği: Kulislerde var, ama güçlü değil
Fon krizinin ardından parti yönetiminde yenilenmeye gidilmesi ve olağanüstü kongre yapılması seçeneği de AKP kulislerinde konuşuluyor. Eski AKP milletvekili Şamil Tayyar bu görüşü dile getiren isimler arasında yer alıyor. Ancak parti kulislerinde bu seçenek güçlü bulunmuyor. Böyle bir yenilenmenin zamanlamasının Erdoğan'a ait olacağı belirtilirken, olağanüstü kongrenin parti açısından artıları ve eksilerinin iyi hesaplanması, "zaafiyet" algısına yol açmaması gerektiği ifade ediliyor.
Daha eleştirel tutum alan bazı isimler ise olağanüstü kongre yapılsa bile büyük bir değişime yol açmayacağını savunuyor; bu görüşü dile getirenler, son birkaç kongrede yaşanan sınırlı yönetim değişikliklerini örnek gösteriyor.
Araştırma komisyonu: AKP temkinli, MHP ısrarcı
Muhalefetin Meclis'te araştırma komisyonu kurulması önerisi Perşembe günü Genel Kurul'da AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Buna karşın AKP içinde fon krizinin tüm yönleriyle araştırılması amacıyla Meclis araştırma komisyonu kurulmasını isteyen önemli bir kesim bulunuyor. İttifak ortağı MHP'nin de "araştırma komisyonu kurulmasının yararlı olacağı" görüşünü AKP kurmaylarına ilettiği kulislere yansıyan bilgiler arasında yer alıyor.
Parti yönetimi ise bu konuda daha temkinli bir tutum sergiliyor. Muhalefetin komisyon üzerinden konuyu siyasi olarak istismar edebileceği değerlendirmesi yapılırken "şimdilik komisyona gerek olmadığı" görüşü öne çıkıyor. Bazı AKP yöneticileri, kişiler hakkındaki suçlamaları soruşturmanın yargının işi olduğunu, soruşturma ve Devlet Denetleme Kurulu (DDK) incelemesinin sürdüğünü belirtiyor. Sistemde eksiklik, ihmal veya mevzuattan kaynaklanan sorunlar bulunduğunun ortaya çıkması halinde ilerleyen süreçte Meclis araştırma komisyonu kurulabileceği ifade edilse de bunun için somut bir takvim bulunmuyor.
Bir AKP'li kurmay konuyu şöyle özetledi: "İş yargıda ve DDK devam ediyor. Yani kişilerle ilgili zaten yargı işliyor. Ama burada eksikler var, ihmaller olmuş, kanunda eksiklik var, sistemsel sorun varsa bu konuda araştırma komisyonu kurulabilir. Ama bunun da zamanı var, yargıyı ve DDK'yı beklemek lazım."
MHP kulislerinde ise iktidarın fon krizinden önemli bir yara almadan çıkmasının yolunun her koldan olayın üzerine gidilmesinden geçtiği görüşü hâkim. Bu nedenle Meclis'te araştırma komisyonu kurulması gerektiği vurgulanıyor. MHP kulislerinden yapılan değerlendirmelerde "Yargı, yürütme tamam, Meclis araştırma komisyonu kurulmasıyla birlikte yasama ayağı da sürece dahil olmuş olacak. Böylece krizle ilgili kuvvetler ayrılığının üç ayağı da üzerine düşeni yapmış olur" deniliyor. MHP'li kaynaklar bu görüşleri AKP yöneticilerine de ilettiklerini belirtiyor. Araştırma komisyonu kurulması halinde muhalefetin elinden önemli bir kozun alınacağını savunan MHP'liler şu değerlendirmeyi yapıyor: "AK Partili arkadaşlar, 'muhalefet bu işin üzerinden şov yapıyor, tepiniyor' diyorlar. Yapsınlar. Asıl vatandaş ne diyecek, bu önemli. Vatandaş, 'Meclis'te komisyon da kurdu, daha ne yapsın Erdoğan' diyecekler. Bu durum, Erdoğan'a siyaseten büyük artı yazar. Asıl komisyonu engel olursan, bu ters teper."
Yasa teklifi TBMM'ye geliyor
Öte yandan fonda 1 milyon liranın altındaki tutarların ödenmesine ilişkin yasa teklifinin TBMM Başkanlığı'na sunulması bekleniyor. Teklifle, tasfiye edilen fonlarda kalan paraların yatırımcılara ödenmesi ve tasfiye sürecine ilişkin yasal düzenleme yapılması amaçlanıyor. Düzenleme, ilk aşamada 1 milyon liranın altındaki yatırımı olanlara, daha sonra ise bu rakamın üstünde yatırımı bulunanlara ödeme yapılmasının yasal dayanağını oluşturacak.
Sıkça Sorulan Sorular
Fon krizi AKP Merkez Yürütme Kurulu'nda nasıl ele alındı?
Kriz, Çarşamba günü toplanan AKP MYK gündemine girdi. Edinilen bilgilere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan toplantıda sorumlular hakkında gerekenin yapılacağını belirterek "Milletimize mahcup olmayacağız, bu meseleyi çözeceğiz" mesajı verdi ve kurmaylarından alınan önlemlerin kamuoyuna iyi anlatılmasını istedi.
AKP içinde olağanüstü kongre seçeneği ne kadar güçlü?
Parti kulislerinde bu seçenek güçlü bulunmuyor. Zamanlamanın Erdoğan'a ait olacağı belirtilirken, olağanüstü kongrenin "zaafiyet" algısına yol açmaması gerektiği ifade ediliyor. Eleştirel tutum alan bazı isimler ise kongre yapılsa bile büyük bir değişime yol açmayacağını savunuyor.
Bülent Turan fon krizi hakkında ne dedi?
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Isparta'da yaptığı açıklamada fon gündeminin partiye ve Cumhurbaşkanı'na yük oluşturduğunu belirterek sorumluların görevden alınmayı beklemeden istifa etmesi gerektiğini söyledi. "Arkadaş, neştere konu olmadan adım atılmaz mı?" ifadesini kullanan Turan, partinin imajına zarar veren anlayışın arındırılması gerektiğini vurguladı.
Meclis araştırma komisyonu kurulması önerisi neden reddedildi?
Muhalefetin önerisi Perşembe günü Genel Kurul'da AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. AKP yönetimi, muhalefetin komisyon üzerinden konuyu siyasi olarak istismar edebileceği değerlendirmesini yaparken "şimdilik komisyona gerek olmadığı" görüşünü öne çıkarıyor ve yargı ile DDK süreçlerinin beklenmesi gerektiğini belirtiyor.
Fon ödemelerine ilişkin yasa teklifi ne öngörüyor?
TBMM Başkanlığı'na sunulması beklenen yasa teklifiyle tasfiye edilen fonlarda kalan paraların yatırımcılara ödenmesi ve tasfiye sürecine ilişkin yasal düzenleme yapılması amaçlanıyor. Düzenleme ilk aşamada 1 milyon liranın altındaki yatırımları, daha sonraki aşamada ise bu rakamın üstündeki yatırımları kapsayacak.